“Bilinç seviyesi ne kadar düşerse, fanatiklikte o ölçüde artar. Kısacası ben insanlığı iki gruba ayırırım. Birinci grup neyin ne olduğunu bilen bir avuç insan vardır. Diğer gruptaysa hiçbir şeyin farkında olmayan kitleler.”
. Ne çok insan var. Her çeşit, her ırktan insan. Ne yaparlar, nereye giderler? Sonuçta hepsinin ortak bir yanları var; hepsi de sevmenin ne olduğunu biliyor, aşkın ne olduğunu da. Bilmezler mi, çaresizlik, kanadı kırıklık nedir, yüreğe düşen köz nedir, hüzün nedir? Evet, insan olan bilir bunları. İnsan, duygu ustası... Aynı şekilde nefes alır, aynı havayı solur. O vakit herkes aynılaşır. Peki neden bu insanı insandan uzaklaştıran ayrılıklar, bütün bu sınırlar?
Yumuşacık. Yumuşak ve sıcak. Ama nasıl bir bakış. Çocuk bakışı gibi mi? Amcasına bakan bir çocuk?.. İki dost gibi? Belki de iki âşık gibi, kimbilir?
Nasıl bir bakış?