Mem û Zin (Kürtçe Metin Türkçe Çevirisi)

·
Okunma
·
Beğeni
·
3.088
Gösterim
Adı:
Mem û Zin
Alt başlık:
Kürtçe Metin Türkçe Çevirisi
Baskı tarihi:
1 Ocak 2017
Sayfa sayısı:
504
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055053345
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nubihar Yayınları
Baskılar:
Mem û Zîn
Mem u Zin
Mem u Zin (Azerice)
Mem û Zin
Kürt halkının önemli destanlarından olan 'Mem u Zin', Ehmede Xani tarafından 1694-95 yıllarında yazılmış olup,', eserinde, yanlızca aşkı değil, Kürt halkının kültürünü de yansıtır.

“Gelin hele bir hikayenin önüne

Aşktan yüreği yanmış olanlar hele”

Meşhur Mem ile Zîn'in destansı hikâyesine böyle çağırıyor bizi Ehmede Xani

Herkesin bildiği şekliyle bu bir aşk hikâyesi; ancak satır aralarına indiğimizde bundan çok daha fazlasını görüyor ve ne kadar önemli bir eser olduğunu bir kez daha anlıyoruz.

Xani bize bu eserini gönlünün deryasını bizim gönüllere damlatma fırsatı ve bahanesi yapmıştır.
545 syf.
Beklenen incelemeden herkese merhaba:)
Bu incelemeyi Ahmedi Xanî okuma etkinliği dolayısıyla ısrarla inceleme yazmamı isteyen arkadaşlar için yazıyorum.

Kürt edebiyatının baş yapıtı olan bu eser, dengbêjler aracılığla dilden dile aktarılarak günümüze kadar geldi.
Bu cümleyi yazdıktan sonra bir güzellikle başlamadan olmaz. Bilenler bilir o güzelliği, bilmeyenler için de aşağıya linkini bırakıyorum.:)
https://youtu.be/9x0JpjtbdQ4
İncelemeye güzellik kattığıma göre kaldığım yerden devam edebilirim.

Anlatılan bu aşk hikâyesi, 'Memê Alan' adıyla Kürt halkı arasında yaygın olan ve mitolojik ögeler barındıran eski bir destandır.
Ahmedi Xanî; Mem û Zîn'i, 'Memê Alan' destanından ilham alarak dönemin yaşantısına göre kaleme almış ve sözlü gelenek yoluyla bu zamana kadar gelen destanı, yazıya geçirerek ölümsüzleştirmiştir.

Eser Allah'a ve Hz. Muhammed'e övgü ile başlar, devamında eseri neden Kürtçe yazdığına değinmektedir. Mem û Zîn'in büyülü aşkını anlattıktan sonra Ahmedi Xanî kendi kalemiyle bize birkaç şey daha aktarıyor ve kitap burda bitiyor.

Mem û Zîn bir aşk hikâyesi midir?
Evet ama kesinlikle salt bir aşk hikâyesi değildir.
Ne yazık ki çoğumuz bunu göz ardı ediyor.
Mem û Zîn, kendi bünyelerinde doğruluğu, iyiliği, güzelliği, çaresizliği ve suçsuzluğu temsil ederken; Bekir,( küçükken çok kızdığımda Beko derdim.) Kötülüğü, fesatçılığı ve ikiyüzlülüğü temsil eder. Yazar iyinin ve kötünün çatışmasını eserin sonuna kadar hissettirir.
Bunu yaparken sözcükleri o kadar güzel kullanıyor ki adeta kendimizi o atmosferin içindeymiş gibi hissederiz.


Buraya kadar kitapta geçen olayları anlattım. Şimdi de çocukken dinlediğim ve çok sevdiğim bu hikâyeyi neden bugüne kadar okumadığımı birkaç cümleyle aktaracağım.
Çocukluğun o saf, masum ve büyülü güzelliği beni bu hikâyeyi istediğim şekilde sonlandırmama imkan veriyordu. Kendim hikâyeye bir son yazmıştım ve bu yıllarca hep böyle devam etti. Ta ki kitabı bitirip bu acı sonla yüzleşene kadar. Evet bugün ben bu kitapla büyüdüm. Çocukluğumun kahramanlarını kendi elimle toprağa gömdüm. Şimdi izin verirseniz köşeme çekilip yas tutmak istiyorum..

Bu kadar şey söylemişken bu yorumu da buraya bırakmazsam her şey yarım kalacakmış gibi:)

https://youtu.be/WLVXRz3y4to

Her daim sevgi ve kitapla kalın..
725 syf.
·27 günde·Beğendi·8/10
Kürtçe yazılmış bir klasiktir, okuyalım dedilerdi, dünyanın dört bir yöresinin şiiri destanı okunur da kendi toprağımızın şiiri-destanı-efsanesi okunmaz mı, okunur tabi :)

Pdf ole okuduğum için her bir yerini renkli renkli işleyemedigim için çok üzgünüm. Bir çeviri dili bu kadar güzel bu kadar etkiliyken orjinali nasıl uçuyordur çok merak ettim, anlatımı o kadar etkileyici ki hiç dua ederken bu kadar şairane olunabileceğini düşünmemiştim:)

Sağolsun Ehmede Xanî sayesinde bol bol dua ettim:)öte tarafta kurtarır mı bilemem:)

Kötülük bu kadar hakimken aşkın kazandığı nerde görülmüş, değil mi? Anlatmaya gerek yok konuyu.

E bunları yazarken filminden bir ezgiyi de paylaşmadan edemeyeceğim:)
https://youtu.be/UfYn7Ns0Fn8
725 syf.
·Puan vermedi
Benim memleketimin efsanevi aşk hikayesi. Nasıl bir aşkdır ki bu mem zindana atılırken zinin aşkından ölür, ve zin de memin aşkından kendini dicle nehrine atar. Mezarları da şırnağın cizre ilçesinde bulunuyor. Ve ikisi yan yana gömülmüş tıpkı gül bahçesi gibi kokuyor mezarları . Kessinlikle herkese tavsiye ederim....
725 syf.
·23 günde·7/10
âh ile yutkunamadan bitirdim bu muazzam eseri.
gönül isterdi ki, incelememi kürtçe yazabileyim. ilk defa kürtçe bir eser okumama vesile olduğunuz için https://1000kitap.com/Nojdar öncelikle size çok teşekkür etmek istiyorum.

ehmedê xanî'nin o dönemdeki eserlerde kullanılan dillerin yanısıra bu eseri kürtçe olarak bize ulaştırması, eserlerimizden, kültürlerimizden, değerlerimizden, dinimizi yaşayışımızdan bihaber olmadığımız için en büyük şükranlarımı da ona sunmak istiyorum.

kitabın ilk kısımlarında Allah'a ve peygambere övgülerle yazar, şair, kürt edebiyatçısı ve alim olan xanî'nin teslimiyetini, saf ve sağlam inancını, samimiyetle kitap boyu dile getirdiği acziyetini, mühim nasihâtlerini demleyememek elde değil.

kullanılan üslup, dil ve ahenk ile düşündürücü, sürükleyici, lezzetli ve de oldukça hisli bir okuma gerçekleşiyor. aşkın ötesinde mesaj, mana, vahiy, hadis dolu bir derya var önümüzde. aşkın saflığı, samimiyeti, nizamı, efsunu, âhı, ecri, hudûdu uzun uzun anlatılıyor.
aşk ile okunsun efenim!

kitap boyunca en yürekten âmin ve ecmâinleri şu duaya serpiştirdim:
"Allah'ım xanî'yi kendine âşina kıl"
725 syf.
·Beğendi·10/10
Büyük bir aşk ve şevkle alıyorum kitabı elime. Çok büyük beklentilerim var Mezopotamya'nın bağrından çıkmış iki gencin birbirine olan sürrealist aşkı. Filmini çok beğenmiştim umarım kitabı daha iyi olur. Yöresel oluşundan mıdır, gerçekten çok büyük bir aşk olduğundan mıdır ve ya kavuşamamalarından kaynaklanan çektikleri zorluklarından mıdır ya da bunların hepsinin birleşiminden kaynaklanan bir şeydir bilmiyorum ama MEM U ZİN aşkı bende çok özel bir yere sahiptir. Halen bile bir yerde denk geldim mi veya karşılaştım mı kötü oluyorum.
725 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Mem u zin
Bir nevi leyla ile mecnun diyebiliriz
Ortaguda bir aski anlatiyor
Diller irklar cografyalar farkli olsa da askin dili tektir
Okunulmasi gereken yasanmisliklar ...
725 syf.
·5/10
Mem u zin i cizrede Nun nebi caminin avlusundaki kitapçıdan satın almıştım, ve henüz kitabı okumadan 300 metre ötedeki türbesinide gezmiştim kitabı okuduğumda zalim bekonun seven iki gence yaptığı zülüm kadar basit gibi gözükse de anlamlı olduğunu gördüm....
426 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
Doğu Edebiyatının en büyük klasiklerinin başında gelen bu şaheser yapıt çok önemli bir yere sahip olmasının nedeni yazar Ahmede Hani nin Arapça ve Farsça nın çok meşhur olduğu dönemlerde yapıtı kendi ana dilinde Kürtçe yazması.

konusuna gelecek olursak Leyla ile Mecnun, Ferhat ile şirin ve diğer deliler :) bir birlerine nasıl vurgunsa işte Memo ve Zin de öyle vurgundu bir birilerine...
her zaman olduğu gibi olmazsa olmazlardan bir fesat Bekir ve de onun entrikalarına kanan bir bey
sonuç olarak iki aşığın hazin sonu ... açıkçası bu sene cizreye yaptığım bir gezide o iki hayırlı şahsiyetin(Memo ve Zin)mezarlarını da ziyaret ettim.
ikisinin mezarı bitişikti. yanı başlarında ise Bekir denen aşk duşmanının mezarı vardı. Herhalde ibretialem diye oraya gömmüşler tabi kitapta sonlara doğru bir bölümde Zin istiyor onların mezarlarının yanı başında gömmülmesine ona göre Bekir in sayesin de bu kadar bir birlerini sevdiklerine herhalde Dostoyevski nin dediği gibi "insanlar acı çekerek olgunlaşı." neyse konu nerelere kadar geldi en iyisi burada noktayı koymak . koydum
725 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Ben bu kıtap sayesınde kıtapnokumaya heveslenmıstım dıye bilirm cok begenerek okumustum yanı onerebılırm ve bu hayata guzel olan hersey zor dur dıye bılırm Ne yapacagimi bılemedıgımız zamanlar da aklımıza gelen ılk sey zaman ve sabır diyoruz ve asla ve asla dememek pes etmemek bu da senın elıde
725 syf.
·Beğendi·10/10
Gökyüzündeki göktaşları üzerine anlatılar, öyküler çoktur elbet. Kimi gökyüzündeki yıldızların kaymasını, dünyada herkesin bir yıldızı olduğu, bu dünyadan göçüp giden bir bedenin toprağa düşmesi olarak ifade eder. Kimi her bir gök taşına bir anlam yükler ve burçları yorumlarken bu anlamda hayatlarımıza dair sözcükler döküverir önümüze. Mezopotamya'da her yaz mevsimi başlangıcında toprak damlı evlerinin üzerine kurulan tahtlarda iki parlak yıldızın hikayesi anlatılır. Yaz başlangıcıyla birlikte birbirine her gün biraz daha yaklaşan iki yıldız. Aslında herkesin bildiği bir öykünün gökyüzünde yeniden dile gelmesidir. 'Mem û Zîn', Ehmedê Xanî'nin o meşhur dilden dile dolaşan yaşanmış aşk hikayesi dinlendiğinde bu yaşanmış öykü yeniden canlanır yüreklerde ve göz bebeklerinde. Bir film izler gibi seyre dalar, gökyüzünde bu iki parlak yıldıza bakakalırsın. Bir araya gelip kavuşacakları anı beklersin yaz boyunca. Öyküyü bilmeyenler için heyecanla beklenir kavuşacakları an. Bir de anlatıcının yaşadıkları vardır; buğulu gözler anlatır aslında her şeyi. Yine de tutamaz, dökülüverir yaşanmışlıklar. Öykü geçmişe götürür anlatıcıyı. Elektriksiz günlerin tek göz odalı toprak evlerinde herkeste kolay kolay bulunmayan radyonun belli zamanlarda açılmasıyla dinlenen Erivan Radyosu'nda çalan bir kılama kulak kesilir oda içerisinde toplananlar. Bir kulak da dışardan gelen bir cızıltılı telsiz sesine kulak kesilir. Pil bulmak kolay değildir. Radyonun açılmadığı zamanlarda gaz lambası ışığı altında Arapça yazılmış Mem û Zîn öyküsünün okunduğu, daha sonra okuyucunun Kürtçe'ye tercüme ettiği o günlere doğru yolculuk başlamıştır artık, hiç bitmesin istenir bütün acılarına rağmen. Yoksulluğun fazlasıyla kendini belli ettiği o günlere. Bütün imkansızlıklara rağmen mutlu olan insanların özlem duydukları o günlere... Mem û Zîn'in sevdasına karışır koca bir ömür. Dengbêjler gözlerini kapatıp ellerini kulaklarına götürdüğünde her şey sessizliğe bırakır yerini. Doğadaki her şey sana yakındır artık. Su, güneş, yıldızlar, bitkiler... Bir düş yeni bir düşe doğru yol almaktadır. Anlatıcı kafasını kaldırıp gökyüzüne baktığında yeniden döner öyküsünü anlatmaya...
725 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Işte yine bir kavusursan aşk olmaz meşk olur hesabı kavuşamayan aşıklar kervanindan bir eser daha mem u zin leyla ile mecnun kerem ile asli ferhat ile şirin tüm bu aşıkları bağlı gösteren tüm baglaclara ve halen birlikte anilmalarina rağmen mahsere kalmış kavusmalar.. Men ve zin cinsi kılık değiştirmiş olmalarına rağmen birbirlerine tutuluyorlar yani bir yerde onlar birbirlerinin cisimlerine değilde ruhlarına carpiliyorlar bu da onlari diğer aşk hikâyelerinden farklı kılıyor.
"Ama aşık ile heves sahibi arasında fark var
Heves sahipleri çıkarcıdır, aşıklar ise fedakar…
Kurmanc ne pir di bêkemal in
Emma di yetîm û bêmecal in

(Aslında Kürtler o kadar değersiz değildir
Ama ne yapmalı ki yetim ve desteksizdir)
Ehmedê Xanî
Sayfa 158 - Avesta Yayınları
Yan pê bigire tu yarekî qenc
Ew çêtir e bo te ra ji sed genc

(Ya da kendine iyi bir dost edin
Yüz hazineden iyidir bu senin için)
Ehmedê Xanî
Sayfa 318 - Avesta Yayınları
Em xafil û 'atil û gunehkar
Mayîne di qeydê nefsê emmar

(Biz ki gafiliz, tembeliz ve günahkar kullarız
Kötülüğü emreden nefse bağlı kalanlarız)
Ehmedê Xanî
Sayfa 130 - Avesta Yayınları
Ki el demesin «Kürtler,îrfansız,asılsız ve temelsizdirler.
Çeşitli milletler kitap sahibidir.
Sadece Kürtler nasipsizdirler»
Hem düşünce adamları demesin ki Kürtler,
Amaç edinmediler aşkı.
Şeyh dedi ki: Aşk dininde
Bir alışveriş var ki "Karşılıklı kabul" derler ona.
Denk olmak şartı yerine gelmese de caizdir,
Alıcının ve satıcının şartı kabuldür.
Lê aşiq û bulhewes cuda ne
Hin faîdexwaz û hin fîda ne

Cananteleb in hinek ji bo can
Hin canteleb in ji boyî canan

(Ama aşık ile heves sahibi arasında fark var
Heves sahipleri çıkarcıdır, aşıklarsa fedakar

Heves sahibi kesim canları için ister cananı
Aşık olan kesim ise cananı için verir canını)
Ehmedê Xanî
Sayfa 180 - Avesta Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Mem û Zin
Alt başlık:
Kürtçe Metin Türkçe Çevirisi
Baskı tarihi:
1 Ocak 2017
Sayfa sayısı:
504
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055053345
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Nubihar Yayınları
Baskılar:
Mem û Zîn
Mem u Zin
Mem u Zin (Azerice)
Mem û Zin
Kürt halkının önemli destanlarından olan 'Mem u Zin', Ehmede Xani tarafından 1694-95 yıllarında yazılmış olup,', eserinde, yanlızca aşkı değil, Kürt halkının kültürünü de yansıtır.

“Gelin hele bir hikayenin önüne

Aşktan yüreği yanmış olanlar hele”

Meşhur Mem ile Zîn'in destansı hikâyesine böyle çağırıyor bizi Ehmede Xani

Herkesin bildiği şekliyle bu bir aşk hikâyesi; ancak satır aralarına indiğimizde bundan çok daha fazlasını görüyor ve ne kadar önemli bir eser olduğunu bir kez daha anlıyoruz.

Xani bize bu eserini gönlünün deryasını bizim gönüllere damlatma fırsatı ve bahanesi yapmıştır.

Kitabı okuyanlar 136 okur

  • Abdullah Gure

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0