Nizami Gəncəvi

Nizami Gəncəvi

Yazar
9.1/10
139 Kişi
·
446
Okunma
·
80
Beğeni
·
3154
Gösterim
Adı:
Nizami Gəncəvi
Tam adı:
Nizameddin İlyas Bin Yusuf, Nizami Gencevi, Nizâmî-i Gencevî
Unvan:
Azeri Şair / Düşünür
Doğum:
Gence, Azerbaycan, 1141
Ölüm:
Gence, Azerbaycan, 1209
Bugünkü Azerbaycan'ın Gence şehrinde doğmuş şair ve düşünürdür. Eserlerini Farsça yazmıştır. Ailesi hakkında bilgi yoktur, eserlerinden babasının isminin Yusuf olduğu ve annesinin Kürt kökenli olduğu görülebilmektedir. Üç kez evlenmiş ve eşleri içinden Derbend hükümdarı tarafından hediye edilen Kıpçak cariyesi Afak'ı çok sevmiştir. Dünyada Azeri şair olarak tanıtılan, bilinen Gencevi kendi eserlerinde özellikle memleketi Gence'ye olan sevgisini dile getirmiştir. Nizâmî - (Nizâm ad-Dîn İlyâs Bin Yûsuf)'un Doğumunun 850 Yılı Nedeniyle Rusya Merkez Bankasınca 1991 Yılında Tedavül Edilmiş Hatıra Parası İlk kez Leylâ ile Mecnun'u mesnevi şeklinde yazanlardandır. Şiirlerinin çoğunu Farsça yazmıştır. Hamse  ya da Beş Mücevher adlı eserleriyle meşhurdur.
Her gecem oldu keder, qusse, felaket sensiz,
Her nefes çekdim, heder gitti o saet sensiz!
Senin ol celb eleyen vesline and içdim, inan,
Hicrine yandı canım, yok daha taqet sensiz!
Başka bir yarı nasıl arayayım, ey nazlı melek,
Biliyorum, sen de dedin: "Yok yara hacet sensiz"!
Sen benim kalbime hakim, sana kul oldu gönül,
Sen azizsin, ben ucuz, bir hiçim, afet, sensiz!
Ne gözüm var - arayım ben seni, kaderimde ki yol,
Ne de bir koşmağa var bende cesaret, sensiz!
Sen Nizamiden eğer emin olsan da, gülüm.
Gece-gündüz arayıp, olmadı rahet sensiz!
- Ey qoca, sən niyə belə ağır zəhmətə qatlaşırsan? Yaşlı adamsan, özünə yazığın gəlsin. Bu qədər əziyyətin qabağında qazandığın bir qarın çörəkdir. O çörəyi kimdən istəsən, səndən əsirgəməz.

Qoca bir anlığa əl saxlayıb diqqətlə cavanı süzdü. Bir qədər acıqlı səslə dedi:

– Deyirsən, özümə yazığım gəlsin?! Mən o zaman yazıq olaram ki, gəlib sənin qarşında bir parça çörək üçün əl açım! Bu əziyyəti ona görə çəkirəm ki, alnıaçıq, üzüağ yaşayım. Qolunda az-çox gücü olan adamın başqasına əl açması şərəfsizlikdir. Şərəfsizlik isə ölümdən betərdir.
Mənə deyirlər ki: - Gəl eşqi burax,
Bu, dost məsləhəti deyildir ancaq.
Eşq ilə yaşayır aləmdə səsim,
Eşqsiz aləmdə batar nəfəsim.
Eşqdən yoğrulmuş ruhum, bədənim,
Eşqsiz bir günüm olmasın mənim.
Eşqsiz bir ürək heçliyə varsın,
Onu qəm selləri yuyub aparsın.
De, nə cür ayrılsın ruh bədənimdən
Qovuşum Allaha hansı yolla mən?
Bilirəm, yaradan birdir dünyanı
Harda tapmaq olar bəs Yaradanı?
Özü gizlindədir, nişanı aşkar
O bağlı qapını mənə kim açar?
Hardadır, nə deyim, əgər sorsalar?
Yerdəmi, göydəmi, hardadır deyin
Onun varlığını isbat eyləyin!
..Cavabı belədir bunun:
Bu söz həm qısadır həm də çox uzun.
Özündən üzünü çevirən zaman
Allahın yolunu tapmış olarsan.
Nizami Gəncəvi
Sayfa 92 - Lider nəşriyyat
Düz yolu yaxşı bir rəhbər göstərər
Mən yola çıxıram, bəs hanı rəhbər?
Elə bir pis vaxtda gələcək ölüm
Ki, bezmiş olacaq dünyadan könlüm.
Nizami Gəncəvi
Sayfa 29 - Lider nəşriyyat
136 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Mən Nizami Gəncəviyi çox bəyənirəm.O "xəmsə"siylə məhşurdu.Xəmsədə ərəb dilindən tərcümədə beşlik deməkdir.Bu beşliyə Sirlər xəzinəsi,Xosrov və Şirin,Leyli və Məcnun,Yedi gözəl və İsgəndərnamə daxildir.
Leyli və Məcnun isə onun üçünü pomemasıdır.Nizami poemanı isə (Leyli və məcnunu) 1088 ci ildə yazıb.
422 syf.
·35 günde·Puan vermedi
Ferhat ile Şirin aşkı yokmuş meğer.
Hüsrev ile Şirin aşkı varmış.
Ferhat bu mesnevinin figüranıymış.
Hüsrev'in aşkı cismani Ferhat'ın aşkı fıtrata olduğu için sonradan Hüsrev'in aşkı unutulup Ferhat'ın aşkı dillere destan olmuş.
En güzel Ferhat sevmiş çünkü.
224 syf.
·Beğendi·10/10
Bu eser Nizamin 'Xemse'sine daxil olan Sirler xəzinəsidir. Bu əsər Nizaminin 'Xəmsə'sinə daxil olan ilk poemadır.Nizaminin bütün əsərləri kimi bu əsəridə çox gözəldi.
224 syf.
Bazen bazı hatalar yapar, yanlış kararlar veririz. Sonra bir olay, bir müzik, bir kitap bunu yüzümüze vurur. Doğru olanı görürüz. Fakat içimizde bir acı kalır. Kimselere, en yakınımızdaki insanlara bile anlatamadığımız türden bir acı. Bu kitap da benim için yine böyle oldu. İnsana kendini sorgulatan cinste bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ders almamız gereken bir kitap. Şuan dünya üzerinde var olmasını istediğimiz şeylerin olduğu bir kitap. En azından ben böyle olduğunu düşünüyorum.

Kitabın adı ilgimi çektiği için konusuna, içeriğine bakmadan almıştım. Uzun zamandır kitaplığımda dururken birden elime alıp sayfaların hızla çevrilmesiyle okumaya başladım. Sonra geri dönüp tekrar, yavaştan okumaya başladım. Beklentilerimi aşan bir kitap olduğunu belirtmek isterim. Türkçe anlamı ‘Sırlar Hazinesi’ demekmiş. Nizami bu eserini inciye benzetiyor. Hatta bir alıntı da şöyle diyor: 'Şehname, eski ocakta dökülen bir altın idi, bu Sırlar Hazinesi ise, denizden çıkmış yeni bir incidir.' Gerçekten de bu şiir kitabından daha öte bir şey. Beni çok etkiledi. Bundan önce en son Yunus Emre’de böyle etkilenmiştim. İnsana her konu hakkında bir şeyler söylüyor. Bu şiirsel cümlelerin içinde hikâyeler ile karşılaşıyoruz. Öyle boş hikâyeler değil. Ruhumuzu derinden sarsan gerçekleri söylüyor. Bazen satırların sonunda yazar kendine sesleniyor.

Kitabımız ilk başta kısaca Nizami'nin hayatı ve eserinden bahsediyor, sonra kitabımız başlıyor. İlk okumaya başladığımda bu yazıların Kuranı Kerimde okuduğum bazı surelerin meallerini aklıma getirdi. Ayrıca birçok beyitte dualarda içeriyor. Hz Muhammed(sav), Hz. Süleyman, Hz. İsa, Hz. Yunus, Hz. Yusuf, Hz. Musa ve daha birçok peygamber ismi de içinde geçiyor. Onlar ile ilgili kıssalar da var. Esere baktığımızda İslami bir kitap. Tüm insanlığa hitap eden bir kitap olduğunu düşünüyorum.

Kitabımız bazı devlet adamlarından da söz ediyor. İsmaillilerin düşmanlıklarından filanda bahsetmiş. Bazen devletin nasıl ayakta duracağını, devletin yıkan gücün ne olduğunu dile getiriyor. İlahi aşktan bahsediyor.
Saltanatın gelip geçici olduğundan, geçen günlerin zararda olduğundan, zamanı değerlendirmemiz gerektiğinden sıkça söz ediyor. Bazı beyitler ise insanın çokça düşünmesi gereken derinlikte. Bilinmeyen kelimeler içermesine rağmen anlaşılabilir bir dili var.

Beyitler içinde sıklıkla adalet ve haktan, paylaşmaktan, eşitlikten bahseder. Sen kulsun şah olmaya kalkma diyor. Bu dünyaya fazla değer vermeyip asıl dünyadan, ihtiyarlıktan bahsediyor. Öğüt, tavsiye, dua gibi detaylara bolca yer verilmiş. Hep bir uyarı var. Uyan deniliyor, düşün ve gerçeği idrak et... Kederden sıkça bahsediliyor. Hayvanlardan sıklıkla bahsediliyor.

Diyecek daha çok şey var ama boş verin benim dediklerimi kitabı okuyun. Hiç değilse alıntılarını okuyun. :)

Keyifli okumalar…
422 syf.
·48 günde·Beğendi·10/10
Nizami Gencevinin 5 xezinesinden biri olan bu kitab, eşqin, gerçek sevginin insani deyişdire bileceyinden behs edir. Ömrünü kef meclislerinde keçiren Xosrov, Şirini sevenden sonra onun sevgisi sayesinde ruhen yukselir ve o, son nefesinde sevgilisini yuxudan oyatmaga bele qiymir.
Mukemmel birini sevmek yox, severek insanlari mukemmelleşdirmek lazimdir. Mehz bu ideyaya gore bu eseri çox sevirem... Esere Şirinin sevgisiyle menevi cehetden yükselen ve bu sevgiyle özünü tapa bilen Xosrovun hekayesi diyerdim. Sonu ne qeder facievi olsa bele...oxumağa deyecek bir eserdi..
Cox gozel yazilmis bir kitabdi "Nizaminin Gencevinin" 5 poemasinan biri hemse oxuyacam deyrdim axirki oxuyuram:) Nizaminin poemasidi ancaq Fizuli daha aciq real şekilde gercek kimi yazmis..
176 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Bir mola aşk yorgunu zihnimizi dinlendirmek için Azerbaycanlı Şair Nizami Gencavi'nin yedi prensesinde...
Behram Şah'ın gençken girdiği bir odada gördüğü bir resimden etkilenerek şah olduktan sonra yedi iklimin yedi sultanının yedi kızıyla evlenmesini, her biri için sarayında yedi kubbe yaptırmasını ve her gün birini ziyaret etmesini anlatıyor.
Eğlenceli...
288 syf.
·4 günde·Puan vermedi
O Leyla o Leyla değilmiş, o Mecnun bizim bildiğimiz Mecnun değilmiş....

Kitap bölümlerden oluşuyor. Her bölüm bir başlık ile özetlenmiş ve okuduğum kitap 240 sayfa eski bir basım. Kitabın her satırı özenle yazılmış ve asla ilk başındaki olayı bırakmamış. Bu kitap aslında o zaman padişahının Nizami'der istediği bir eser imiş. Kitap hakkında söyleyecek şeyler elbet vardır ama ben duygusal yönüne geçmek istiyorum.

Ah, Leyla! Babasının bir deliye (!) vemediği zavallı Leyla... Gamlı göz yaşlarını gizli gizli gönlüne akıtan Leyla, bi çare Leyla. Ah, Mecnunsuz Leyla. Okurken vefasızlıkla suçlanan ama için için ateşlerde yanan kor halinde Leyla. Gece de parlayan mahsun surat. Güzelliğiyle gönüllere taht kuran aşk ateşi içinde dumansız yanan bahtsız varlık. Zavallı Leyla sevdiğinin adını sayıklayarak ruhunu teslim eden... Ah, ah Leyla!

Ya Mecnun? Ya Mecnun'a ne demeli? Bir ilim mecliste görüp tutulduğunu uğruna çöllere kaçan adını anarak hem rezil hem vezir, hem çaresiz hem çare bulunmaz yegane aşık. Vefakar sevgili, ateşler içinde kavrulan yüreğine bir damla aşk suyu sokamayan sevdiğinin ahu gözünden eksik kalan zavallı Mecnun...

Kitap o kadar etkileyiciydi ki hangi karaktere ne kadar değinsem az. Mecnuna verilen nasihatlerin her birinde ben pare pare parçalandım. Ah o gamlı aşığın biricik anacığı biricik babacığı evlatlarının durumu yüzünden perişan olan zavallı varlıklar, Leyla'nın kabilesine savaş Nevfel, Mecnun'un dayısı, Leyla'nın kocası... Her sayfası gam keder dolu. Nasıl tarif edebilirim ki, ben gibi aciz nasıl tercüme eder bunu...

Başka diyecek ne var bilemiyorum, yüreğim pare pare oldu, gözlerim yaşlı daha ne denilebilir ki?...
181 syf.
·187 günde
Aslında okumayı düşünmüyordum fakat Nizaminin çok güzel edebi bir dille ve sadıkane ve iffet dolu bir hikâyedir Leylâ ile Mecnun. Günümüz aşıklara güzel ders veren bir kitap, güya aşık olmuş günlük sevgili değiştirenlere ders veren kitap, tavsiye edilir ve belki evli eşlerin birbirine bağlılığını pekiştirir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Nizami Gəncəvi
Tam adı:
Nizameddin İlyas Bin Yusuf, Nizami Gencevi, Nizâmî-i Gencevî
Unvan:
Azeri Şair / Düşünür
Doğum:
Gence, Azerbaycan, 1141
Ölüm:
Gence, Azerbaycan, 1209
Bugünkü Azerbaycan'ın Gence şehrinde doğmuş şair ve düşünürdür. Eserlerini Farsça yazmıştır. Ailesi hakkında bilgi yoktur, eserlerinden babasının isminin Yusuf olduğu ve annesinin Kürt kökenli olduğu görülebilmektedir. Üç kez evlenmiş ve eşleri içinden Derbend hükümdarı tarafından hediye edilen Kıpçak cariyesi Afak'ı çok sevmiştir. Dünyada Azeri şair olarak tanıtılan, bilinen Gencevi kendi eserlerinde özellikle memleketi Gence'ye olan sevgisini dile getirmiştir. Nizâmî - (Nizâm ad-Dîn İlyâs Bin Yûsuf)'un Doğumunun 850 Yılı Nedeniyle Rusya Merkez Bankasınca 1991 Yılında Tedavül Edilmiş Hatıra Parası İlk kez Leylâ ile Mecnun'u mesnevi şeklinde yazanlardandır. Şiirlerinin çoğunu Farsça yazmıştır. Hamse  ya da Beş Mücevher adlı eserleriyle meşhurdur.

Yazar istatistikleri

  • 80 okur beğendi.
  • 446 okur okudu.
  • 16 okur okuyor.
  • 150 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları