Bir kaç sene önce arkadaşımın mutlaka bu kitabı okumalısın diye diretmesinden dolayı okuduğum bir kitap bu yüzden çok merak uyandırdı ve hemen AZ kitabını aldım açıkçası son dönemin en parlak türk romancılarından biri olarak gösterilen Günday'ı tanımak için az pek doğru seçim değil diye düşündüm bitirince.
Çok iyi bir kaç bölümle başlayıp sonra bir türlü toparlayamayan bir roman.
Ucu bucağı olmayan tesadüflere dayalı kurgusu, çok şey anlatmak istediği için bir türlü derinleşmeyen ve aslında hep sığ kalan bakışı ve açıkçası bir şekilde samimiyetsiz havasıyla çok sevemedim.
Kitabın son bölümündeki filmlerde bile olmayacak cinsten bir tesadüf beni kitaptan inanılmaz soğuttu.
En önemlisi; ismiyle müsemma olmayan kitaptır. çok fazla çünkü. içinde her şeyden fazla fazla var ve bıkkınlık yaratıyor.
Bir kitabımı benim için
aşırı değerli birine
vermiştim,
Ertesi gün bana şöyle dedi:
" altını çizmek için
sabırsızlandığım cümleleri,
altı çizilmiş şekilde
bulmak ; bu dünyaya
karşılaşmak için değil,
kavuşmak için geldiğimizin
resmi kanıtıdır. "
Kafka, dava, dönüşüm ikiside beni oldukça etkileyen eserler oldu. Kitap aslında kısacık ve zaten olaya kilitlenince hemencecik bitecek bir eser. Olayın görünen yüzünden ziyade perde arkasına bakmak lazım.
Herkes gibi benimde aklımdan "acaba böcek olarak uyansam ne yapardım?” geçmedi değil. Bir insan böcek olarak uyanabilir mi? imkan dahilinde değil. Fakat arka plana bakınca, böcek olarak uyanamaz ama kendini bir böcek gibi hissedebilir diye düşünüyorum. Ailesi tarafından, arkadaşları ya da çalıştığı yerdeki patronu, iş arkadaşları,çevresi öyle hissettirmiş olabilir. Ki okumaya başlayınca ilk başlardan itibaren -böcek olma kısmına kadar- bay Samsa sürekli iş vereni tarafından çalışması noktasında baskı yapılan, hep daha fazla çalışması istenilen, aile tarafından parasına ihtiyaç duyulan, kendisinin varlığı ve yokluğu çokta önemsenmeyen biri. E sonrasında malum böcekli günler... Aslında bay Kafka okuyucusuna müthiş bir mesaj veriyor. Kitabı çok yönlü bakış açısı ile ele almak gerektiğini düşünüyorum..
Gerçi sonunu bambaşka bekliyordum, üzdün beni Bay Samsa
Birde okuduğum kadarı ile kitabının dış kısmında böcek kullanılmamasını istemiş Kafka. Ama görünüşe bakılırsa kimse dikkate almamış. Bu isteğine saygı duyup eski kitaplarında böcek fotoğrafı kullanmayan tek yayın; Can yayınlarıolmuş ne kadar ince bir davranış... ne hoş bir tablo.
İnce düşünceli ince davranan insanlar yönetsin bu dünyayı
Güvendiğiniz dağlara karlar yağdığında en güzel çare, dağ ile karı baş başa bırakmaktır. Gün gelip karlar eridiğinde; dağ yolunuzu gözleyince, en güzel cevap, başka bir dağdan selam yollamaktır.