Uzun zamandır kitaplığımda okunmayı bekleyen bir Gazap Üzümleri vardı. Kalın ve ağır bir kitap olacağını düşündüğüm için ertelediğim kitaplar arasındaydı. Fakat neden daha önce okumamışım dedirten bir kitap oldu. Gazap Üzümleri, Amerika’nın ekonomik düzenini yeren, toplumsal içerikli bir eserdir. John Steinbeck’in başyapıtı olarak değerlendirilmektedir. Üslubu ve yapısı çok sağlam temeller üzerine oturtulmuş olan eserin güçlü bir dili, sürükleyici bir anlatımı vardır.
Kitap 1929 yılında meydana gelen Ekonomik Bunalım'dan yola çıkarak o dönemde insanların yaşamış olduğu tüm sıkıntıları, açlığı, sefaleti, adaletsizliği ve topraklarından koparılmış olmanın zorluklarını öyle güzel anlatıyor ki kitabı sadece okumuyor yaşıyorsunuz. Tarih derslerinde yüzeysel okuyup ya da anlatıp geçtiğimiz ekonomik Buhran, insanların yaşamış olduğu acılarla, açlıkla, bir kuruş kazanabilmek için göçebe gibi oradan oraya sürüklenen insanlarla, zengin toprak sahiplerinin fakiri ezişiyle hiçte yüzeysel ele alınacak bir konu olmadığını gösteriyor. Bir zamanlar yaşanmış olan bu durumu ya da herhangi bir tarihsel olayı anlayabilmeniz için evvela kendinizi o insanların yerine koymanız gerekir. Ben Kitap boyunca o insanlarla yaşadım, o insanlarla toprağımdan sürüldüm, o insanlarla birlikte aç kaldım, o insanlarla kamyona binip iş aradım durdum. Ve en acısı da neydi biliyor musunuz? Bebeğimi ben kaybettim ve onu emziremediğim sütümle aç kalmış ölmek üzere olan adamı yaşasın diye kendi sütümle ben emzirdim.
İşte burada insanın içi burkuluyor değil mi? Burkulsun, burkulsun ki insan olduğumuzu tekrar ve tekrar hatırlayabilelim.
Cümlelerimin sonuna doğru yaklaşırken şunlara da değinmek istiyorum. Kitap bizlere tarih-sosyoloji-psikoloji vs. derslerinde kolay kolay öğrenemeyeceğimiz şeyleri bizzat yaşatarak
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,7bin okunma