Fani dünya insanların savaşmasını, aksi takdirde yükselişe geçemeyeceklerini söylüyordu. O yüzden bu dünyanın ıstırabından kaçılmıyordu. Doğusu ve batısı olan bir evrende yaşayıp, menfaatlerden yapılmış bir ipin üzerinden geçmek zorunda kalan bizler için, gerçek aşk bir düşmandı. Gözle görülen asıl servet ise topraktı. Sıkı sıkıya tutunduğumuz ismimizle elimizden alınan şöhretimiz, sevimli hareketlerle çiçeğin üstünde uçuşuyor gibi duran ancak iğnesini çiçeğin nektarına batırmaktan geri kalmayan kurnaz bir arıya benziyordu. Deyim yerindeyse haz bize gelen değil bizde oluşan bir şeydi ve her haz, içinde acıyı da barındırıyordu.