Büşra

Büşra
Bilgisayar Mühendisliği
302 okur puanı
Temmuz 2017 tarihinde katıldı
Ruhum bir denizanası gibi suyun içinde süzülüyordu. Böyle hissettiğimde dünya yaşamak için kolay bir yer haline geliyordu. Sezgilerini kapattığın odanın kilidini açıyor, kalbinin bariyerlerini kaldırıyordun. Öyle ya da böyle suyun içinde suyla bütünleşiyordun. Onunla süzülüp giderken varoluş acısı çekmiyordun.
Reklam
En başından beri dibi olmayan, uçsuz bucaksız bir yerde hiç hareket etmeden duran bir keyif kaynağım olduğu için mutluydum. Halihazırda aynı yerde hareketsiz durmaktan kastım —bunu sıradan kelimelerle açıklamam gerekirse— illa zamana bağlı malzemeler kullanma zorunluluğumun olmaması demekti. Mesela sadece bir manzara hayal ederek resim yapabilir, şiir yazabilirsiniz. Sorun sadece o manzarayı şiirin içine taşımak ve onu tüm çıplaklığıyla ifade etmek. Bunu başardıktan sonra Lessing'in teorisine ayak uydurulmasa bile yazılan şiir başarıya ulaşır.
Fani dünya insanların savaşmasını, aksi takdirde yükselişe geçemeyeceklerini söylüyordu. O yüzden bu dünyanın ıstırabından kaçılmıyordu. Doğusu ve batısı olan bir evrende yaşayıp, menfaatlerden yapılmış bir ipin üzerinden geçmek zorunda kalan bizler için, gerçek aşk bir düşmandı. Gözle görülen asıl servet ise topraktı. Sıkı sıkıya tutunduğumuz ismimizle elimizden alınan şöhretimiz, sevimli hareketlerle çiçeğin üstünde uçuşuyor gibi duran ancak iğnesini çiçeğin nektarına batırmaktan geri kalmayan kurnaz bir arıya benziyordu. Deyim yerindeyse haz bize gelen değil bizde oluşan bir şeydi ve her haz, içinde acıyı da barındırıyordu.
Boş bir evden o boşluğu çekip alan bahar rüzgarının bu hareketi, onu karşılamaya gelen insanlara karşı bir sorumluluk değil. Bunu istemeyenlere yönelik bir ima da barındırmıyor. Kendiliğinden gelip gidiyor, tarafsız bir evrenin kalbi gibi. Avucuma çenemi yerleştirmiş halde düşündüm. Benim kalbim de kaldığım oda gibi boşsa, bahar rüzgarı davetsiz bir misafir gibi çekinmeden gelecek ve gidecek miydi?
Sayfa 74·Kitabı okudu
Ne yapmaya kalkarsanız kalkın, en iyi sonucu kontrolünüzde olana odaklandığınız zaman alacaksınız (en kötü sonucu da kontrolünüzde olmayana odaklandığınızda alacaksınız). Peki, kontrolünüzde olan ne? Esasen iki şey: eylemleriniz ve dikkatiniz. Duygu ve düşünceleriniz size ne diyorsa desin, yapacağınız eylemleri (iç yaşantınızın farkında olduğunuz ve yaptığınız şeye odaklandığınız sürece) kontrol edebilirsiniz. Ve dikkatinizi neye vereceğinizi kontrol edebilirsiniz; yani neye odaklandığınızı ve bu odaklanma işini açık, ilgili ve alıcı bir şekilde yapıp yapmadığınızı. Eylemleriniz ve dikkatiniz haricinde, başkaca pek bir şey üzerinde kontrolünüz yok.
Reklam