Kendinizi çıkmazda hissediyorsanız ya da harekete geçmeyi erteliyorsanız, size neyin engel olduğunu tespit etmek ve bu engeli nasıl ortadan kaldırabileceğinizi düşünmek için biraz zaman ayırın. ‘Bu çok zor.’, ‘Bunu yapamam.’, ‘İşe yaramayacak.’, ‘Hiç uğraşamam.’, ‘Daha sonra yaparım.’ gibi faydası olmayan düşüncelerle birleşmiş haldeyseniz, ayrışma yöntemlerini kullanın.
Beklentileriniz gerçekçi değilse, hedeflerinizi küçük adımlara ayırın, kendinize daha fazla zaman tanıyın ve kendinize yanlış yapma izni verin. Korku veya kaygı gibi rahatsız edici duygulardan kaçınıyorsanız, yer açma yöntemlerini uygulayın ve gönüllülük hissi geliştirin.
Değerlerinizden uzaksanız, kendinize sürekli şu soruları sorun: ‘Gerçekten önem verdiğim nedir?’ ‘Kalbimin derinliklerinde benim için önemli olan ne?’ ‘Nasıl bir insan olmak istiyorum?’ ‘Özünde, aslında ne istiyorum?’
ACT’in 6 temel ilkesini yeniden hatırlayalım:
Ayrışma: Düşünceleri, görüntüleri ve anıları gerçekte oldukları şekliyle -sadece kelimeler ve resimler olarak- görmek; bunlarla kavga etmeden, bunlardan kaçmadan veya bunlara hak ettiklerinden fazla dikkatinizi vermeden istedikleri gibi gelip gitmelerine izin vermek.
Yer Açma: Duygulara, bedensel hislere ve dürtülere yer açmak; bunlarla kavga etmeden, bunlardan kaçmadan veya bunlara gereğinden fazla dikkatinizi vermeden istedikleri gibi gelip gitmelerine izin vermek.
Ana Odaklanma: Açık, ilgili ve alıcı olarak şimdi ve buradaki yaşantınıza tüm farkındalığınızı vermek; yaptığınız her ne ise buna odaklanmak ve kendinizi tam olarak vermek.
Gözlemleyen Benlik: Kendinizin düşünceler, duygular, anılar, dürtüler, bedensel hisler, görüntüler, roller veya fiziksel bedeniniz olmadığınızın farkına varmak. Bunlar sizin sürekli değişen, çevresel yanlarınız ama kim olduğunuzun özünü bunlar oluşturmuyor. Hiç değişmeyen, sürekli var olan ve zarardan etkilenmeyen bu parçanıza, gözlemleyen benliğinize, düzenli olarak odaklanmak için zaman ayırın.
Değerler: Sizin için özde neyin önemli olduğunu açıklığa kavuşturmak; nasıl bir insan olmak istediğiniz; sizin için önemli ve anlamlı olanın ne olduğu; bu hayatta neyin savunucusu olmak istediğiniz.
Kararlı Eylem: Değerleriniz doğrultusunda etkili şekilde harekete geçmek (yolunuzu ne kadar çok kaybetseniz de, tekraren bunu yapmak).
"Böyle sessiz sakin bir yer daha huzurlu değil mi?"
"Huzur, huzursuzluk, hatta bu dünya, kafanın içindeki şeylerden sadece biri olduğu için fark etmiyor ki. Pirelerin dünyasını istemediğin için sivrisineklerin dünyasına taşınmanın bir anlamı olmaması gibi."
Kararlılığın doğası işte budur: hedeflerinize ulaşıp ulaşamayacağınızı önceden bilemezsiniz; tek yapabileceğiniz değer verdiğiniz bir doğrultuda ilerlemeye devam etmektir. Gelecek sizin kontrolünüzde değildir. Sizin kontrolünüzde olan adım adım yolculuğunuza devam etmek, ilerlerken öğrenmek ve kendinizi geliştirmek ve yoldan çıktığınızda yeniden yönünüzü bulmaktır. Büyük lider Sir Winston Churchill’in ifadesiyle söylersek: ‘Başarı nihai değildir. Başarısızlık onulmaz değildir. Önemli olan devam etme cesaretini göstermektir.’