"Insanlarla konuşuyorum. Özlediğim tepelere bakıyorum. Her tepe ben değil miyim? Her toprak. Her insan. Her insan ben değil miyim? Her insan kendi sevgisini taşımıyor mu? O halde neden ilişkileri bir tek insanda toplamak?"
Yitirilmiş cennete dönüş yolunun tuzaklarla dolduğunu Âdem kelime kelime öğrendi. Şu dünya âlemin türlü suret haksızlıklarına, iyiliği ve merhameti sonsuz olan Tanrı'nın kötülüğü neden yarattığına dair bilgiyi Kelimeler Kitabı'na baktı, sınav sözcüğünün içine sığdırabildi.
Cennetin yasak meyvesi? Bir şey değil.
Dünya, Âdem'in en sert sınanacağı yer olarak kayıtlara geçti.
Hükümet çağdışı yöntemlerle sizleri topluma kazandıramayacağını anlamış bulunmaktadır. Suçluları bir araya tıkıp onlardan hayır beklemek çölde su aramaya benziyor. Toplum kurallarına karşı cıkmış kişileri aynı yerde tutmakla sizleri ilkel davranışlara zorluyoruz.
"Her gece uyumadan önce, en hoşunuza giden yerde olduğunuzu hayal edin, dağlarda, ormanda yürüyorsunuz ya da güneş teninizi ısıtırken kristal mavi bir okyanusun kıyısındaki sakin bir kumsalda uzanıyorsunuz."