“Yapmaması gerekeni yapanın boştur umudu
af ve merhamet hakkında.” Öyle bir halk inancı var.
Sana aşırı güvenip de sonra vazgeçince bu,
mutluluğa kavuşturur sandım ama, neye yarar?
Artık hiçbir beklentim yok götürmekten o boş umudu,
güneşte dirilir Anka ama, güçlenmez ihtiyar.
Büyük kaybımdan mutluluk duyuyorum- nedeni şu: Sana aşkla bağlanınca kendime güçlü hükmüm var.
Alın da boyunduruğa vurun, işte boynum,
amansız kadere kurban gideyim, razıyım buna,
ve can düşmanım olan kadına,
kıyılsın bu alevlenmiş sadık yüreğe;
ben işkenceden hiç korkmuyorum,
tek kaygım bana verdiği eza azalır diye.
Ya o asude çehreye
dirlik düzenlik verirse benim çektiğim azap,
beni öldürebilir mi zalim bir ıstırap?
Ressamın zihni, yansıttığı nesnenin rengini alan ve önündeki tüm nesnelerin görüntüleri tarafından işgal edilen bir aynaya benzemelidir. Öyleyse Ey Ressam! Şunu iyi bilmelisin: Doğanın yarattığı her formu sanatınla temsil ederken evrensel bir usta olamazsan iyi bir ressam da olamazsın.
- Nedir bu sizin deminden beri ettiğiniz boş sözler? Karşı karşıya geçmiş, budalaca sorular, cevaplarla birbirinizin önünde yerlere yatıyorsunuz? Doğruluğun ne olduğunu gerçekten öğrenmek istiyorsan, yalnız sormakla kalma, başkasının verdiği cevabı da alkış toplamak için çürütmeye kalkma.