Gözümü açtım ve değişen birşey olmadı,
Karşımda yine o karanlık vardı,
Daha önce de gördüğüm.
Çıktım bir şekilde güneşime,
Vardım en parlak ışığıma,
Yıldızıma.
Sen ki, bir gün olsun,
Bir saniye bile beni özlersen,
Çık bak gökyüzündeki yıldızlara,
Ben gökkubbe olup,
Her yıldızdan bakacağım sana.
Bastıran uykuyu büyük bir gürültü
götürdü başımdan, zorla uyandırılan biri
gibi silkindim kendime geldim;
ayağa kalkıp, dinlenmiş gözlerimi
çevremde gezdirdim,
anlamak için bulunduğum yeri.
Sonu gelmez iniltilerin yükseldiği
acılı uçurum vadisi
yanıbaşımda duruyordu.
Karanlıktı, derindi içi,
öyle bir sis vardı ki,
dibine bakınca bir şey seçilmiyordu.
Eğri yolu gösteren çarpık sevginin,
ruhları uzak kıldığı bu kapının eşiğinden
geçince kulağıma gelen sesten,
kapının yeniden kapandığını sezmiştim;
dönüp gözlerimi kapıya yöneltseydim,
bu hataya haklı bir gerekçe bulabilir miydim?