«İsmet, Cumhûrbaşkanı Muavini oluyor. Birkaç gün sonra Hükûmet yalanladı. Biri bana: «Cânım, yalanmış, Hükûmet tekzip etti» dedi. «Hayır, mutlakâ bir aslı vardır. Türkiye'de hiçbir gazete Hükûmetin izni olmadan hiçbir şey yazamaz. Hem de böyle önemli havadis uydurulamaz» dedim.»
«Zavallı paramız havadadır. Ateşkes başlangıcında hâtırımda kaldığına göre iki-üç kâğıt liramız bir İngilizdi. Bir düziye düştü. Bu hâle geldi.»
«İktisâdî buhrân var. Âteşten gömlek giydik. Çünkü Hükûmet parayı düzeltmek için zorla ve anormal tedbirler uyguluyor. İngiliz lirasımı zorla 1025 kuruşa düşürebildi. Hükûmet beş-on gündür boyuna «Daha düşecek» diyor ama, orda kaldı. Yine birden fırlamağa hazır. Gerilmiş bir yaydaki ok gibi duruyor.»
«...fuhuş aileyi yıkar. Aile olmayınca, sosyete yıkılır. O da olmayınca millet batar. Biz bu tehlikeye girmişizdir. Halbuki eskiden bizde iffet en önemli ve özenilen şeydi. Fuhuş nadirdi. Aile ve onun önemli bir gelenek ve terbiyesi vardı.»
«Bu Türk'ün güvenliği, düzeni, gücü idi. Aile reisi despot bir baba idi. Herkes sıra ile birbirine, sonunda ona itaat ederlerdi. O da istediği gibi hükmederdi. Herkes itaate mecbûrdu. Bu da aile düzenini yaşatıyordu.., O da gitti.»
«Bugün bizde tesettür kalkmış bir hâldedir, kalkacak. Asrın gereğidir. Zaruri oluyor, önüne geçilemez. Mustafâ Kemâl ve avanesi «Bunu da Gâzî yaptı, onun devrimidir» diyorlar. Öncelikle bu, İttihatçılar zamânında başladı. Dünyâ Savaşı'nda İstanbul'da. adetâ çarşaflı kadın kalmadı. Zâten Anadolu köylüsünde de tesettür yoktu.»
«Sevmediklerinin karısını ve kızlarını dolaba düşürüp fahişe ediyor. Sevdiklerininkini de dostça baştan çıkarıyor. Yazık, Türk ailesi ve neticeten sosyetesi mahvoluyor.»
«Bir kadını oynatıyorlarmış. Elbisesini soymuşlar. Çıplak kalmış. Yine oynuyormuş. Sonunda biri kalkıp kadının donunu da çıkarmış ve başına geçirmiş. Kadın yine oyuna devâm etmiş. Bu marifeti yapan «İşte! Asıl hakikî inkılâbı şimdi yaptık. Bu millet böyle adam olur» demiş.»
«Hakikaten yaptıkları bütün inkılâp budur. Orospu inkılâbı...»