* ''Şu an sahip olduğunuz o havalı tavırlarınız, her şeyi bildiğinizi sanmanız, size zamanında iğne deliğinden geçebilecek küçüklükte bir dut olduğunuz gerçeğini unutturmasın.''
O gün onunla karşılaşmamış olsaydım bile hayatım daha farklı olmayacaktı, dedim. Onunla buluşmamız gerekiyordu. O sırada olmasaydı, başka bir zaman, başka bir yerde karşılaşacaktık. Böyle düşünmek için herhangi bir dayanağım yoktu, bu sadece bir histi.
Ölüm onu neden böyle rahatlattı diye sonradan çok sordum kendime. Sonunda büyük aşkı artık başka kadınların koynunda değil, toprağın koynundaydı. İnsanı anlamak ne kadar zor!
Ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
Ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
Gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın,
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
Vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
Sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!