Yasin Kartal

Yasin Kartal
@DosSantosYasin
Yazmayı ayrı okumayı ayrı seven sade bir vatandaş
Ne arıyorsun?
10/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2025 37. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2025 00:00
Sizin de hayatınızda bir şeyler tıkanmış gibi hissettiğiniz oluyor mu? Michiko Aoyama’nın Aradığın Şey Kütüphanede Saklı kitabını bitirdim ve dürüst olmam gerekirse; bazen sadece doğru zamanda doğru şeyi okumak yetiyor insana. Japon edebiyatının o meşhur, hani insanın içini kıpır kıpır etmeyen ama garip bir şekilde sakinleştiren o havası var ya, bu kitap tam olarak o. ​Olay aslında çok basit ama bir o kadar da vurucu: Hayatının bir yerinde tıkanmış beş farklı insan ve gizemli bir kütüphaneci. Ama kütüphaneci Sayuri Komaçi öyle bildiğiniz "sessiz olun" diyen tiplerden değil. İri yarı, sanki başka bir boyuttan gelmiş gibi bir kadın. En garip huyu da ne biliyor musunuz? Size istediğiniz kitabın yanında, alakasız görünen bir hediye veriyor. Keçe iğneleme ile yaptığı küçük figürler... İlk başta "ne alaka?" diyorsunuz ama o küçük oyuncaklar karakterlerin hayatında öyle bir kilidi açıyor ki, "hadi canım" dedirtiyor. ​Neden sevdiğime gelecek olursak: ​Karakterler Çok Bizden: Otuzunda işinden nefret eden o kadın da, emekli olunca boşluğa düşen amca da resmen komşumuz gibi. "Ben ne yapıyorum bu hayatta?" sorusunu sormayan var mı aramızda? ​Didaktik Değil: Kitabın genel atmosferi, okuyucunun kendi hayatını ve seçimlerini sorgulamasına olanak tanırken, bunu asla zorlayıcı veya didaktik bir şekilde yapmıyor. Kitap size "kalk ve hayatını değiştir!" diye bağırmıyor. Sadece bir kapı aralıyor, "istersen bir bak" diyor. O sakinliği çok sevdim. ​Bağlantılar: Hikayeler başta kopuk gibi gelse de, karakterlerin bir şekilde birbirine teğet geçmesi insanın içini ısıtıyor. Yalnız olmadığımızı hissettiriyor. ​Aoyama'nın dili çok duru. Okurken böyle ağır felsefi metinlerle boğuşmuyorsunuz, sanki kütüphanede sessiz bir köşede oturmuşsunuz da dışarıdaki yağmuru izliyormuşsunuz gibi bir his.
1000Kitap
Aradığın Şey Kütüphanede SaklıMichiko Aoyama · Domingo Yayınevi · 20244,666 okunma
Yasin Kartal
İlk fırsatta tedarik edilecekler listene eklendi.
Reklam
8/10
·288 syf.··
2020 48. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2020 19:21
Sessiz Ev, Orhan Pamuk'un okuduğum 10. kitabı oldu. Orhan Pamuk bu eserinde, dağılmakta olan ve birbirinden kopmuş Darvınoğlu ailesi üzerinden 1980'li yılların Türkiye'sinin fotoğrafını çekmiştir. Gerçekten o dönemin Türkiye'sinde insanlar çeşitli sebeplerle birbirinden ayrıştırılmış ve aynı evdeki insanlar bile siyasi propagandalarla birbirine sırtını dönmüştür. Eserin görünen konusu şu şekildedir: Ailesinden ve birbirinden çeşitli sebeple kopmuş olan üç kardeş, İstanbul yakınlarındaki Cennethisar kasabasındaki babaannelerini bir haftalığına ziyarete giderler. Bu bir haftalık süre içerisinde Orhan Pamuk kitaptaki karakterlerin hepsini tek tek kullanarak bize muazzam bir tablo sunar. Bu sebeple Sessiz Ev'e çok sesli bir roman diyebiliriz. Zira olayların gelişimi her bölümde farklı karakterlerin ağzından anlatılmaktadır. Aynı zamanda karakterlerin bilinç akışları da tüm çıplaklığı ile önümüze serilmiş durumdadır. Sessiz Ev'i ve anlattığı 1980'li yılların toplumunu anlayabilmemiz için Orhan Pamuk'un kitapta kullandığı karakterleri analiz etmemiz gerekmektedir. Zira her karakter farklı bir ideolojiyi simgelemektedir. Orhan Pamuk bu karakterler üzerinden 1980'li yılların farklı ideolojilerinin ülkedeki etkilerini bizlere göstermek istemiştir. Gelin şimdi karakterlere ve özelliklerine biraz değinelim. 1 numaralı karakterimiz, Selahattin Darvınoğlu'dur. Doktordur. Soyadını kendi seçmiştir. Soyadından da anlaşılacağı üzere Darwin'cidir. Tanrı'ya inanmamaktadır, sadece fiziksel veya maddi dünyanın gerçeklerine dayanan bilim anlayışı vardır. Kendisine klasik "Türk aydını" diyebiliriz. Her şeyi bildiğini düşünür ve geleneği hor görür. Bütün ömrünü Doğu'yu eğitecek bir ansiklopedi yazmaya harcamış; fakat ansiklopedisini kimse okutamadan ölüp gitmiştir. 2 numaralı
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
Yasin Kartal
Önyargı sahibi olduğum yazarların kitaplarını okumadan önce buralarda ki incelemeleri keyifle okuyup daha sonra romanı aynı keyifle okumaya kendimi hazırladığım en güzel inceleme yazılarından biri oldu bu yazınız. Emeklerinize sağlık
"Ahmet Hamdi Tanpınar'la Zaman'a Doğru.."
10/10
·382 syf.··
2021 45. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2021 13:48
Daha önce hiç gitmediğiniz bir şehire gittiğinizi düşünün. Orada yaklaşık 5-6 saat gezme fırsatınız var. Yani 3-4 yere rahatlıkla gidebilirsiniz. En sona, gidilebilecek en güzel yeri mi bırakırsınız yoksa diğerlerine nazaran biraz daha gölgede kalmış yeri mi? Bu soru her ne kadar kişiden kişiye farklılık gösterse de güzel olan bence en sona bırakılmalı. O zirve tat, en son tadılmalı. Futbolda seri penaltı atışlarında da bu böyledir, en iyi futbolcu hep en son topun başına geçer. You Tube'da da böyledir, herhangi bir konu hakkında  bir video izlediğimizde en dikkat çekici noktayı hep videonun sonunda izlemiş oluruz. Mesela yolculuğa çıkacak olan birisinin vedalaşma anını düşünün, en sona en sevdiğini bırakır.. Kitaplar da böyledir benim için. Oğuz Atay'ın okuyacak olsam; ilk Korkuyu Beklerken, Tehlikeli Oyunlar, Eylembilim gibi kitaplarını okurum, Tutunamayanlar'ı en sona bırakırım. Zülfü Livaneli okuyacaksam ilk Serenad'ı okumam. Yaşar Kemal okuyacaksam ilk İnce Memed'i okumam ya da John Steinbeck okuyacaksam ilk Gazap Üzümleri'ni okumam. Kısacası yazarın zirve kitabıyla başlamam. Ahmet Hamdi Tanpınar için bu durum böyle olmadı maalesef. Ahmet Hamdi Tanpınar denilince akla gelen ilk şey Saatleri Ayarlama Enstitüsü'dür. Huzur, Aydaki Kadın, Mahur Beste gibi kitaplarını okuduktan sonra okumak isterdim bu kitabı ama öyle olmadı.. Romandaki motif zamandır. Türk Edebiyatında "Zaman" denince akla ilk Ahmet Hamdi Tanpınar gelir. Romanın birinci kısmı olan "Büyük Ümitler" Tanzimat öncesini konu alırken "Küçük Hakikatler" ve "Sabaha Doğru" bölümleri Tanzimat dönemini, son bölüm olan "Her Mevsimin Bir Sonu Vardır" ise Cumhuriyet döneminin başlarını ve devamını işler. Romanın olay örgüsü, fakir bir ailede büyüyen ve saatlere büyük bir ilgi duyan Hayri İrdal adlı genç bir adamın
Edebiyat
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202352,9bin okunma
Yasin Kartal
Hocam müthiş bir inceleme bana göre ise aydınlatma yazısı olmuş emeğine sağlık.. Tespitlerin nokta atışı olmuş