"Dorian Gray'in Portre'sini herkese anlatmalıyım!"
Hani bir müjde aldığınızda içiniz kıpır kıpır olur veya aşık olduğunuzda içinizde kelebekler uçuşur da içinize sığmaz, önünüze çıkan herkese anlatmak istersiniz ya! Kitabı henüz bitirip uyumadan inceleme yapmamın sebebi de aynı hislerdir. Uzun zamandır bana bu duyguyu bu kadar yoğun yaşatan bir kitap okumamıştım. Mutlu olduğunuzda bilinçaltınızdan hissettiğiniz "Bu mutluluk ne kadar sürer, bir daha bu kadar mutlu olabilir miyim bilmiyorum!" fikirleri gibi "Dorian Gray'in etkisi geçer mi, hayatımda ya daha iyi bir kitap okuyamazsam!" korkuları da beyin hücrelerimin portrelerinde sinsice sırıtıyor!
Umarım nöronlarım sonsuza kadar böyle güzel kitaplar okumak adına o portreleri saklamazlar!
İncelemelerimde kitap özeti çıkarır gibi olayları anlatmayı sevmiyorum zaten özet okumak isteyen her yerden bulabilir. Sadece Wilde'in bende bıraktığı etkiyi sizlerle paylaşarak neden okumanız gerektiğini anlatmaya çalıştım.
Okuyanlar incelemedeki inceleri zaten çoktan anlamıştır. Okumayanlara söyleyebileceğim tek şey ise okumak için çok geç kalmamalarıdır. Çünkü Dorian Gray'in Portre'sini okumadan geçirdikleri her an çok şey kaçırıyorlar.
Keyifli okumalar!
Kitapseverlere gerçek okurla istifçi arasındaki farkı sorgulatan iyi kurgulanmış gerçekçi bir masal gibiydi, kitaplarını biriktirip kütüphanesini kurmaya çalışanlara özellikle tavsiye ederim. Keyifli okumalar.
Kâğıt EvCarlos María Domínguez · Jaguar Kitap · 202015,3bin okunma
Kitabın adı, tıp fakültesinde dönem 1'de yaptığımız bir çalışmaydı. Serkan Bey üniversitemize bu konuda seminere geldiğinde tanışıp fikir alışverişinde bulunmuştuk. Güzel bir anı ve çalışma olmuştu, kendisine tekrar teşekkür ederim. Fakülteyi henüz bitirmişken kitabını okumaya fırsat buldum ve bir inceleme yapmayı kendime borç bildim.
Açıkçası 6 yıl önceki kadar etkilenemedim. Muhtemelen ilk tanıştığım zamandaki heyecan ve çalışmamızın birinci olması ister istemez çıtamı çok yükseltmişti. Bilimsel bir konu olmasına rağmen herkesin anlayabileceği bir dil ve anlatım tercih etmiş, Serkan Hocamız. Noah Harrari tarzı bir makale çalışmasından ziyade hani şu sürekli esprisi yapılan 'İsviçre'de yapılan bilimsel çalışmalar' kıvamında bir popüler bilim kitabı olmuş.
Konusunu kısaca şöyle özetleyebilirim: Bedensel cinsiyetimizden bağımsız olarak beynimizin de cinsiyet vardır. Mesela: Erkek beyinli erkek, dişi beyinli erkek, dişi beyinli dişi, erkek beyinli dişi. Burada beyin cinsiyetinden kasıt, sol-sağ yarım küreleri daha baskın kullanmaya bağlı olarak insanın bazı özelliklerinin daha ön plana çıkması diyebiliriz. Aslında 'hanımcı erkek'-dişi beyinli erkek-, 'erkek fatma'-erkek beyinli dişi- tarzı benzetmeler toplumun bilinçsiz de olsa bu konunun farkında olduğunu gösteriyor bence.
Tıbbi klinik bilimlerle uğraşanlar okurken sıkılabilir çünkü zaten bildikleri birçok bilgi herkesin anlayabilmesi adına halk dilinde yazılmış ama onun dışında herkesin çok seveceğine ve günlük hayatlarında uygulayacakları birçok faydalı bilgiye ulaşacaklarına eminim.
Keyifli okumalar.
Oscar Wilde'dan inciler!..
Komik, trajik, ironik, didaktik, melankolik...
İnsan ve toplum ile ilgili tarihten günümüze süregelen neredeyse her meseleden tespitlerden oluşan rengarenk inciler...
İster denize atın, ister kuyumcuya satın; ister gizlinizde saklayın, ister yan yana dizip kolyeler, bilezikler, tespihler yapın; ister de kulağınıza küpe!..
Wild'in kendi hayatından edindiği tecrübelere dayanan, özlü sözlerden oluşan kitaptaki cümleler üzerinde çok düşüneceğinizden şüphem yok.
Keyifli okumalar.