Serhat Akış

Serhat Akış
25 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
İhsan Oktay Anar – Suskunlar Üzerine Notlar
Puan vermedi·269 syf.··
2025 7. kitabı
Dil ve Üslup Romanın dili eski Osmanlı Türkçesi’ni çağrıştırıyor. Özellikle “â” gibi şapkalı harflerin sık kullanımı günümüz Türkçesinde alışık olmadığımız bir yoğunlukta. Bunun yanında eser, musiki, tıp, para gibi alanlardan sayısız teknik terimle örülü. Böylece yalnızca bir tarih anlatısı değil, bir dönemin canlı bir fotoğrafı karşımıza çıkıyor. Tarih kitaplarında göremeyeceğimiz ayrıntılar romanın satır aralarında saklı. Dinin Kültürel Yeri Askerlikte bitirdiğim bu roman için öncelikle İhsan Oktay Anar’ı tebrik etmek istiyorum. Çünkü İslami kültürün üslubunu romana bu denli içkin kılmak, Türkiye’de edebiyat adına örnek alınması gereken bir tavır. Din, kültürümüzün vazgeçilmez ve reddedilemez bir parçasıdır. Batılı yazarlar da romanlarında, inansalar da inanmasalar da, Hristiyanlık kültürünü işlerler. Bizde ise din çoğu zaman edebiyatın ve sanatın dışına itilmiş gibidir. Oysa din demek hayat demektir. Bu roman, bu açıdan da değerli. Musiki Ana Eksen Kitap müzik merkezli bir kurguyla ilerliyor. Benim müzikle ilişkim dinlemekle sınırlı olsa da Osmanlı döneminde ne kadar çok çalgı ve makam bulunduğunu öğrenmek beni şaşırttı. Hem icracıların hem dinleyicilerin zevki, çeşitliliği ve derinliği hayranlık uyandırıcı. İhsan Oktay Anar’ı okumak, makro tarihten mikro tarihe geçmek gibi; satırlarda Osmanlı’nın zengin kültürü akıyor. Adeta bir tarih dizisi izliyormuşsun hissi uyandırıyor. İroni ve Romanın Adı Kitabın adının Suskunlar olması ilginç; çünkü müziği anlatan bir roman okuyoruz. Ama bu ironide bir derinlik var: sessizlik ve müzik arasındaki ilişkiyi düşündürüyor. Karakterler ve Anlatı Dünyası Romanda çok sayıda karakter yer alıyor. Benim favorim Davut’tu: işinde gücünde, mücadeleci, orta hâlli bir delikanlı. Çetelerin, çocukları kullanarak iş çevirmesi günümüzdeki
Edebiyat
Suskunlarİhsan Oktay Anar · İletişim Yayınları · 202611,8bin okunma
Reklam
Yusuf Kıssası
10/10
·304 syf.··
2025 11. kitabı
Fatma Bayram; hem vaazlarını Spotify, YouTube’dan dinlediğim, hem sosyal medyadan takip ettiğim hem de kitaplarını okuduğum biri. Allah tarafından verilen eşsiz anlatma kabiliyeti kendisini, keyifle, öğrenerek, farkederek takip etmeyi sağlıyor. Bu kitapta da diğer tüm mecralarda olduğu gibi anlatımını sürdürüyor; Kur’an’ın tefsirini yapıp bizlere hayata dair, ahiretle alakalı rota çizmeyi de yardımla oluyor. Hz. Yusuf kıssası ile ilgili bu eser; kim olursan ol okunacak türden bir eser. Kendi adıma çok istifade ettiğimi söyleyebilirim.
Duygu ve Düşünce
En Güzel KıssaFatma Bayram · Timaş Yayınları · 20231,630 okunma
Ruhu besleyen bir çeşme : Tanpınar
10/10
·544 syf.··
2025 10. kitabı
Tanpınar en sevdiğim yazar. Dünya görüşümüz tamamen aynı olmasa da ve keşke kendisinin olayları, tabiatı ve hakikati biraz daha teolojik - ama islamik- perspektiften incelemesini istesem de ; mevcut durumun, içinde bulunduğu çağa ait olan kaçınılmaz aydın sekülerizminden geldiğini düşünüp bunu anlayışla karşılarım. Tanpınar'ı kitaplıktan bir kitap seçer gibi okumuyorum. Onu bir ihtiyaç ile ruhumu sürekli besleyen bir çeşmeden susadıkça içer gibi okuyorum. Edebi üslubu; bende yazma güdüsünü harekete geçiriyor ve etkisi altına alıyor. Ona yön veriyor. Tanpınar okumak bende okuyup biten bir şey değil. Bu fikir adamına, inşallah Allah'ın rahmeti ile muamele etmesini diliyorum.
Edebiyat
Yaşadığım GibiAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 2019521 okunma
Epiphany
8/10
·208 syf.··
2025 9. kitabı
Dünyaca ünlü bir yazar olan Murakami’nin bu deneme türünde kendi mesleğine dair anlatım yaptığı eser hem standart okuyucu hem de bu mesleği profesyonel anlamda yapmak isteyenler için çok önemli ve değerli bir yapıt. Murakami için tehlikeli bir kitap çünkü biz bir kitap okuduğumuzda ya da müzik dinlediğimizde ya da başka bir sanat eseri ile vakit geçirdiğimizde onu yapan sanatçıyı aslında çok farklı bir yere koyup onu idealize eder ve ona bir çeşit tanrısallık affederiz. Ama o sanatçıyı güçlü ve zayıf yönleri ile tanıyınca, onun da bizim gibi üzülen, sevinen, bozulan, kırılan, insani her türlü özelliği gösterdiğini görünce ve onda sevmediğimiz bazı yanlar fark edince bu tanrısal sihri bozulabilir ve ister istemez var olan esere bakış açımız değişir. O yüzden ben mesela sevdiğim yazarları yakından tanımak istemem. Evet bu dürüstlük iyi bir şey ama kötü olan şey Murakami'ye karizma anlamında zarar verebilir. Yine de bu eserin çok değerli olduğunu düşünüyorum. Murakami'nin roman yazmaya karar verdiği anı kendisinden dinleyerek yazıyı bitirelim.. "Hiroşima’nın ilk atıcısı sanırım Satoşi Takahaşi’ydi. İlk atışı yapınca Hilton onu sola doğru güzelce karşıladı, ikinci tabana gönderdi. Sopanın topa değdiği andaki o haz veren ses Cingu Stadı’nda yankılandı. Etraftan şak şak diye alkış sesleri duyuldu. O sırada hiçbir mantığı, hiçbir temeli olmadan, bir anda şunu düşündüm: “Ben de roman yazabilirim.” O zamanki hissimi şimdi bile net bir şekilde hatırlıyorum. Gökyüzünde bir şey pırıl pırıl parlayarak düşmüş, bana doğru inip elimle güzelce tutmuşum gibi bir histi. O şey nasıl olmuştu da tam benim avucumun içine düşmüştü, nedenini bilmiyordum. Ne o zaman biliyordum bunu ne de şimdi biliyorum. Ancak nedeni ne olursa olsun böyle bir şey olmuştu işte. Bu şey, böyle ifade etmek
Duygu ve Düşünce
Mesleğim YazarlıkHaruki Murakami · Doğan Kitap Yayınları · 2019969 okunma
Kaygan bir propaganda ile çizginin dışındakileri anlamak
8/10
·244 syf.··
2025 8. kitabı
Bu kitabı ikinci kez okudum çünkü bazı kitaplar ikinci kez okunmayı hak eder. Bu okuyuşumda fark etmediğim birçok şeyi farkettim. 3 yıl önce okumama nazaran geçtiğimiz yılın 1.5 ayını ABD'de geçirmiş olmam; benim bakış açımı değiştirdi. Teknik olarak bence kusursuz denebilecek bir kitap. İçeriğinden bağımsız olarak şunlar denebilir: yazar inandığı, ihtiyaç duyduğu, sahip olduğu tüm dini-kültürel-kalıtımsal altyapıyı anlatmak istediği konuya yedirdi. Biz kitap boyunca başarılı olan insanların rotasını okuyoruz ama başka ne okuyoruz? Kitap İncil’de bir alıntı ile başladı . Bu; yazarın içinde bulunduğu ortama saygısı. ABD’ye gelen dışlanan ve sonra başarılı olan Yahudilerden bahsetti ki akıllıca çünkü ABD’deki Yahudileri arkasını almak maddi ve güç anlamında doğru hareket. Günümüzde bunu anlamamak zaten imkansız. Tipik bir Amerikan Kanadalı yazar profili olarak yer - cadde - şehir - bina isimleri sanki hepimiz Amerikalıymışız gibi yazılıyor ki bu ister istemez oralara aşina olmamızı sağlıyor. Neredeyse tüm New York sokaklarını öğrendik sayılır. En sonda ailesini de unutmayıp onları da kitaba koyuyor ve bütün bunları herhangi bir şey boca etmeden yapıyor. En etkili olanı da bu zaten. Kaygan bir propaganda yöntemi izliyor. Bunu anlayışla karşılıyorum çünkü böyle bir kitap yazdı ve nereye ait aitse onu da ekledi ve bizler yaşadığımız ve içinde bulunduğumuz kültürden ayık değiliz.  Rabbim bizlere de böyle eserler bırakmayı ve sahip olduklarımızı inandıklarımızı en güzel şekilde temsil etmeyi ve bunu yaygınlaştırmayı nasip etsin. Bu amaçla çalışmaya ve mücadeleye devam.  Outliers kitabını tek cümle ile özetleyebiliriz. "Onlar; tarihin, toplumun, fırsatın ve mirasın eseri." Başarılı olmak multifaktöryel bir şey. Çok çalışarak; uygun şartlar altında gerçekleşen bir
Duygu ve Düşünce
OutliersMalcolm Gladwell · MediaCat Yayınları · 202210bin okunma
Reklam