Serhat Akış

Serhat Akış
25 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
Reklam
7/10
·304 syf.··
2025 27. kitabı
Bir zaman sıcak bir şehirde yaşayan garip görünümlü, kocaman simsiyah gözleri olan küçük bir kız varmış. Bu küçük kızın yetişkin olmaya dair çok büyük hayalleri varmış, sürekli bir an önce büyük bir kız olup doğduğu evinden çıkmak istermiş. Önemli yerlerde bulunmak, çok başarılı olmak, inandığı şeyleri içinde taşıyarak kendi hayatına yön vermek, sevdiği insanların her zaman elini tutmak gibi hayalleri varmış. Varını yoğunu, bütün vaktini bu hayalleri için sarf etmiş. Boş durmamalıyım, vakit kaybetmemeliyim diyerek kendinden bir sürü şeyi feda etmiş. Hayat gelip geçmiş. Bu küçük gayretli kız çok fazla mücadele vererek bütün hayallerini gerçekleştirip yetişkin biri olmuş. Bu hikayedeki tek sorun; küçük kızın hayattaki en tehlikeli şeyin gerçekleşmiş hayaller olduğunu bilmemesiymiş. Çünkü yetişkin olduğunda artık hayal edecek hiçbir şeyi kalmamış. Artık hayal kurduğu tek şey onun küçük kız zamanları olmuş. Gece odasında karanlıkta tek başına masa lambasının altında hayatındaki sorulara tek başına cevap bulmak için okuduğu kitapların yanında içtiği tarçınlı süt, odasının penceresinin önünde onu arkadaşı gibi görüp içini döktüğü o küçük ağaç, hayatındaki zorluklara karşı mücadele edip gecelere kadar gayret gösterirken her zaman arkadaşlarıyla eğlenmeyi ihmal etmediği zamanlar. Bu ona hayatta asıl önemli şeylerin ne olduğunu tekrar düşündürtmüş. Ama bir filmde eğer ilk perdede duvarda asılı bir silah varsa, o silah filmin sonunda mutlaka patlamalı. Bu küçük kıza o silah hayatının çok erken bir evresinde zorluklarla karşılaştığında verilmiş. Şimdi ise sadece onu kullanacağı zamana kadar hazırlanması gerekiyormuş.
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,2bin okunma
Serhat Akış
🥹🥹
10/10
·303 syf.··
2025 26. kitabı
Üç aydır Türkiye'de, Fransa'da, Hollanda'da girdiğim tüm kitapçılarda girer girmez bu kitapla karşılaştım ve ne kadar popüler olduğunu görünce artık okumalıymışım gibi hissettim. Kitabın daha başından beni hikayeye kitleyen çarpıcı ölüm sahnesi, ana kahraman June'un yaptığı emek hırsızılığı yüzünden yaşadığı vicdan azabı ile mücadelesi ve June'un arkadaşına olan ham kıskançlığın dehşetinin kitabın tüm sayfalarından akıyor olması, sosyal medyada "cancel"lanmanın yaşattığı depresyon ama bir yandan insanlardan kötü de olsa ilgi gördüğü için bağımlılık yapan adrenalin, karakterlerin birbirine olan cüreti... Bütün bunları okurken inanılmaz eğlendim, geniş bir vaktim olsaydı kitabı oturduğum yerden hiç kalkmadan bitirirdim. Sosyal medya dünyasından, güncel yayıncılık sektöründen, göçmenlerin Amerikanizasyonundan, internet trollerinden, Amerika'ya ait popüler kültür sorunlarından bahsetmesi kitabın benim kuşağıma hitap eden tarafıydı. Mesela June'un yazdığı kitap hakkında sürekli Goodreads, Reddit gibi yerlerde yorumlarını okuması dördüncü duvarı yıkan ve değerlendirme yazısı yazmayı bile garip hissettiren bir olaydı. Bu kitap size yüksek hayat dersleri veren edebi bir şaheser değil, daha çok her şey nasıl bitecek diye okumayı bırakmak istemeyeceğiniz türden bir kitap. IMDB 250'de olan başyapıt bir film değil de; Netflix'te aniden çıkan, izlerken nefes kesen ama kült olamayacak bir film izlemek gibi. Yani bir There Will Be Blood derinliğinde değil de Gone Girl gibi tempolu ama zihinde uzun süre yaşamayacak bir sinema gibi ya da bir Breaking Bad gibi değil de You izlemek gibi sürükleyici, hızlı fakat bittiğinde etkisini yitiren bir hikaye gibi. Ama arkadaşlarım benden bir film, dizi vs. önerisi istese onlara bu tarzdan öneririm çünkü bu tarz daha risksiz ve izlemesi daha
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,2bin okunma
Serhat Akış
Muhteşem tespitler, bayıldım bu yazıya 😍
2/10
·160 syf.··
2025 25. kitabı
Han Kang 2024 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’nü alarak bu ünvanı alan ilk Asyalı kadın olmuştur. En meşhur eseri Vejetaryen, aile içindeki çöküşün rahatsız edici ama sürükleyici bir hikayesi. Başkahraman Yeong-hye mutsuz bir evliliğin içinde yıllarca sessiz bir şekilde eşine hizmet ederek ve hiçbir sorun çıkartmadan yaşar. Bir gün gördüğü bir rüya yüzünden aniden vejetaryen olmaya karar verir. Kitaptaki kahramanlar bu duruma anlam veremez; hatta bu kitabı okuyanlar bile anlaşılmaz bulabilir. Bu aslında onun çocukluğundan beri ailesinden, babasından, kocasından gelen fiziksel ve duygusal şiddetin sonucu. Çünkü Yeong kendi bedeni ve hayatı konusunda artık bir kontrol kazanmak ister. Yeong-hye’nin et yemeyi bıraktığını öğrenince babasının kocasından sana et yemeği yapmıyor diye özür dilemesi Güney Kore’deki ataerkilliğin ne kadar güçlü olduğunu gösterir. Kitap bu koyu ataerkil sistemin kadınların duygularına ve başkaldırılarına ne kadar tahammülsüz olduğunu anlatır. Yeong kendi direnişini hiç konuşmayarak yapar ve bu onu kontrol edilemez birine dönüştürür, çevresindekileri çıldırtır. Ailesi ve kocası tarafından sürekli “kendini ifade etmesi” değil “uyum sağlaması” dayatıldığı için Yeong konuşsa da onu kimse dinlemez. Bu yüzden susmak onun en özgür tercihi olur. Bu hikayede aslında Yeong anlaşılmaz birisi değil, sorun sadece yanlış insanlara anlatılmak zorunda kalması. Kitabın konusu ilginç olsa da çok fazla rahatsız edici unsur vardı. Bu rahatsız edici yanını yine Kore yapımı olan Parazit filmine benzettim. Nobel almasını hak edecek ne oldu anlayamadım. Bence bu yazardan önce Nobel alması gereken Murakami, Coelho gibi yazarlar var. Han Kang’ın Nobel’e uzanması bana edebi başarıdan çok, tematik cesaretin ödüllendirilmesi gibi geldi. P.S. Bu kitabın bana kattığı bir şey de
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,7bin okunma
Serhat Akış
👏🏻👏🏻👏🏻
1/10
·256 syf.··
2025 22. kitabı
Classic Coelho case: a private spiritual hallucination. Forced spiritual themes. Overly mystical. Chaotic. Unrelatable. I was intrigued by the question he asks — why do we sabotage what we love? But the answer was lost in too much mysticism for me to truly grasp. 10/10 confusion.
The ValkyriesPaulo Coelho · Harper Collins Publishers · 200555 okunma
Serhat Akış
Overrated