Kübra

4/10
·148 syf.··
2025 1. kitabı
·
265 günde okudu
·
Okunma: 16 Ağustos 2025 01:34
Bu kitabı okumak benim için pek keyifli bir deneyim olmadı. Akıcı bir dili olmasına rağmen beni sıktı, hatta içimi daralttı. Bitiremediğim için aylarca kitap okumaya ara verdim. Konusu Budizm felsefesi üzerine, ancak bana oldukça yüzeysel geldi. Bir arayış hikâyesi var ama bu arayış derinlikten yoksun. Beklentim, Budizm’in felsefi boyutunu, içsel dönüşümü ve manevi yolculuğu daha yoğun hissetmekti fakat bunu karşılayamadı. Kısacası beni felsefi anlamda hiç tatmin etmedi. Kurgusal anlamda da yeterli gelmedi. Yazar kitabın sonlarında “ Bilgelik aktarılmaz. Bilgeler, bilgeliği aktarmaya çalışabilirler, ama kimse başkasına bilgelik veremez. İnsan onu kendisi bulmak zorundadır.” alıntısıyla tüm kitabı özetlemiş.
SiddharthaHermann Hesse · Can Yayınları · 202447,1bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Spoiler içerebilir !
10/10
·369 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2024 18:32
Merhaba; Bugün sizlere okuduğum 7. Dostoyevski eseri olan Ölüler Evinden Anılar kitabından bahsetmek istiyorum. Bu kitaba daha önce başlamış, ancak yarım bırakmıştım. Geri döndüğümde ise aslında ne kadar sürükleyici ve akıcı olduğunu fark ettim. Sanırım yarım bıraktığım dönemde doğru kitaba yanlış zamanda başlamışım. Kitap, 1849-1854 yılları arasında Dostoyevski’nin Sibirya da geçirdiği sürgün deneyimlerinden esinleniyor. Ana karakter Aleksandr Petroviç Gorjançikov, karısını öldürdüğü için kürek cezasına çarpıtılıp Sibirya’ya sürgün edilir. Her ne kadar kurgu bir karakter olsa da yazarın sürgünden sonra bu eseri kaleme almasıyla, sürgünde yaşadığı deneyimler, edindiği bilgi ve gözlemler, sürgün psikolojisi esere derinlemesine yansımıştır. Roman hürriyet kavramının psikolojideki yerini ustalıkla irdeliyor. Kitap, mahkumların günlük yaşantılarını tüm çıplaklığıyla ele alırken aynı zamanda onların düşünce yapılarını psikolojilerini de ele alıyor. Aleksandr Petroviç iyi bir gözlem yeteneğiyle mahpusları izleyip eserde onların birçoğunu ayrı ayrı anlatıyor. Bazı mahkumlar zevk için, bazıları ise çaresizlikten, kıskançlıktan suç, cinayet işlemiş olan bu mahkumlara gözlemci bakış açısıyla kitapta yer veriyor. Tabii mahkumlar arasında siyasi sebeplerden orada olan soylular da var. Sınıfsal ayrım burada çok belirgin. Mahkumlar soylulara karşı büyük bir kin besliyor ve onlarla arkadaşlık kurmuyor. Bu durum Gorjançikov’un sürgün hayatının ilk yıllarında ciddi bir yalnızlık hissetmesine neden oluyor. Bu yalnızlık, köşesine çekilip daha fazla mahpusları gözlemlemesine fırsat tanıyor. Kitapta en çok dikkatimi çeken şeylerden biri, mahkumların amaçsızlık duygusuyla baş edebilme çabalarıydı. Amaçsız bir yaşamanın insanı nasıl tükettiğini psikolojik açıdan Dostoyevski bizlere
Ölüler Evinden AnılarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,7bin okunma
İnsanlar
9/10
·283 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2024 22:48
Matt Haıg ‘ in Gece Yarısı Kütüphanesi’nden sonra okuduğum ikinci kitabı olan İnsanlar’dan bahsetmek istiyorum. Gece Yarısı Kütüphanesi’ndeki dili, akıcılığı çok hoşuma gittiğinden bu kitabı da okumayı istedim. Oldukça sade, akıcı bir dile sahip bir kitap. Özellikle yoğun dönemlerinizde , kafanızın dağınık olduğu dönemlerde rahatlıkla okuyup bitirebileceğiniz bir kitap. Bilim kurgu türünden de sayabileceğimiz bu kitabın kısaca konusundan bahsetmek gerekirse; kitapta başka bir gezegenden bir uzaylının bir insan bedeninde dünyaya gelmesiyle olay örgüsü başlıyor. Bedenine geçtiği insan sıradan biri değil, bir matematik profesörü olan Andrew Martin’di. Andrew Martin dünyada çözülmemiş bir matematik teoremini çözüyor. Bu teoremi çözmesiyle insanlığı farklı boyuta ulaştıracak asal sayılarla ilgili o gizeme ulaşıyor. Uzaylılar bu bilgiyi dünyada yok etmek amacıyla bir uzaylıyı görevlendiriyor. Andrew Martin’in bedenine geçen uzaylı, insan olmayı deneyimliyor. Biz de başkarakterle beraber insan olmayı bir uzaylının gözünden tuhaf bir bakış açısıyla deneyimliyoruz. Bir felsefe kitabı kadar derine inmeden , insan olmanın basitliğinin dışarıdan gözüken sıra dışılığını inceliyoruz. Bize farklı bir bakış açısı kazandırıyor kitap. Yazarın kendine özgü mizahi anlatımıyla yer yer güldürüyor. Ayrıca olayın romantikleştirildiği, duygusallaştığımız kısımlar da bizi bekliyor. Kitabın sonlarına doğru yazar, kitapta bahsettiği şeylerin ana hatlarını bir liste halinde olaya harmanlamış, sıralamış. O kısmı okumak da oldukça keyifliydi. Genel hatlarıyla kitabı beğendiğimi söyleyebilirim. Kitaptan sevdiğim bir alıntı : ” Asal sayılar güçlüdür. Başkalarına bağımlı değildir. Saftır, tamdır ve gücünü asla kaybetmez. Asal sayılar gibi olmalısın. Gücünü kaybetmemeli, mesafeni korumalı ve
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,9bin okunma
7/10
·164 syf.··
2023 1. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Kasım 2023 23:39
Değirmen, Sabahattin Ali’nin ilk hikaye kitabıdır. Hikayelerde genel olarak aşk teması hakim. Bazı hikayeler özellikle çok duygulu geldi. Aralarında en beğendiğim hikayeler: Değirmen, Kırlangıçlar,Viyolonsel, Birdenbire Sönen Kandilin Hikayesi,Bir Firar. Özellikle viyolonseli okurken viyolonsel dinleyerek okumanızı tavsiye ederim. Bana çok duygusu geçti. Ayrıca Birden Bire Sönen Kandilin Hikayesi yaşam ve ölüm hakkında bir müddet hayatı sorgulattı bana. Tabi aralarında beğenmediğim hikayeler de oldu “Bir Siyah Fanila İçin” “Bir Delikanlının Hikayesi” gibi. Ancak genel olarak duygulu ve güzel bir kitaptı. Çabucak bitirebileceğiniz akıcı bir kitap olacaktır.
Edebiyat
DeğirmenSabahattin Ali · İş Bankası Kültür Yayınları · 202055,9bin okunma
6/10
·140 syf.··
2020 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2020 02:36
Tanzimat dönemi eserlerinden olan Sergüzeşt romanı, Türk edebiyatında romantizmden realizme geçiş dönemi eseri olarak kabul edilir. Ayrıca 100 temel eserlerden biridir. II. Abdulhamid döneminde yazılmıştır. Dilber adında bir esir kızın hikayesidir. Dilber’in gördüğü işkenceleri, kötü kaderini, yaşadığı aşkı konu alıyor. Samipaşazade bu eserinde esaret , kölelik sorunlarına değinip toplumu eleştirmiştir. Bildiğim kadarıyla yazdıklarından dolayı sürgün edildi. Diline gelirsek çok fazla tasvir var, en ufak ayrıntıları bile o kadar çok tasvir ediyor ki şaşırıyorum açıkcası. Çok uzun cümleler bulunuyor, kısa cümleler yok denecek kadar az, bu da size yorucu gelebilir. Genel itibariyle güzel bir kitap.
SergüzeştSamipaşazade Sezai · Say Yayınları · 201656,5bin okunma