“Ne bileyim ben, acayip bir kız. İnsan böyle dertli zamanında dert ortağı arar, halbuki o kaçacak yer arıyor. Ne de olsa baba ölümü... Ama elden ne gelir...
İnsan oturduğu odanın duvarlarından biri yok oluvermiş gibi bir noksanlık, bir çıplaklık duyuyor, bir gün evveline kadar kolumuz, bacağımız gibi pek tabii surette mevcut olan bir şeyin birdenbire hiç olmasına inanmak istemiyordu."
"Mutluluk yaşanmaz, hatırlanır." diye bir cümle okumuştum bir yerde. Bu, böyledir. Yaşarken farkında olmayız genelde mutluluğun. Üstünden seneler geçer, alelade bir anda burnumuzun direği sızlar ve şöyle deriz;
— Vay be! Ne de güzel zamanlarmış.
Hayat, mutlu olunan üç beş andır!..
Sabahattin Ali