Deren Gündüz

8/10
·172 syf.··
2024 9. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 30 Haziran 2024 19:35
Kitap gerçek kötülüğü ve iğrençliği anlatan bir romanmış gibi gözükse de aslında altında çok iyi mesajlar veriyor. 15 yaşında ergenliğine yeni atılmış Alex'in samimi diline karşın yaptığı tüm insanlıkdışı şeyler insanı gerçekten hayretlere düşürüyor. Hele de bunu yemek yemek, su içmek gibi hayatın normal akışında yaşanan durumlarmış gibi anlatması daha da şok edici gerçekten. Resmen hayatında dinlemeden yapamadığı klasik müzik dışında bir tutkusu yokmuş gibi yaşıyor ve insanların hayatlarını mahvediyor bu çocuk. İşlediği cinayet sonrasında ıslahevine girmesiyle olayın akışı değişmeye başlıyor ve bence binevi yaşattıklarını yaşamaya başlıyor. Sonrasında "suçluları topluma kazandırmak" adı altında Alex'i denek olarak kullanan doktorların yaptıkları deney gerçekten romanın ilginç bir yanıydı. Ama aslında en ilginci de kendilerini büyük bir iyilik timsali görüp suçlu bir insanın beynini yıkayarak onu iyi bir insan olmak zorunda bırakarak gerçekten büyük bir iş yaptıklarını düşünmeleriydi. Alex'in iyi bir insan olmayı kendi iradesiyle seçmesini sağlamak yerine böyle bir yola başvurmaları bence o kişinin topluma kazandırılmasıyla uzaktan yakından alakalı değil. Çünkü kitapta da geçtiği gibi "Kişiliği seçimler belirler." Alex'in sonrasında insanlardan gördüğü muameleler ve çektiği acılar gerçekten "büyümesini" sağladı. O vazgeçmediği klasik müzik bile ona zevk vermez, her yere saça saça harcadığı paraları har savurup harman savuramaz oldu.Bu yaşadıklarından sonra içinde o deney sonucu oluşan "zoraki iyi" olma dürtüsü değilde kalbinde oluşan "iyi" onun gerçek kişiliğini oluşturmuş oldu. Bu kitap gerçekten iyi ve kötü kavramını "gerçek yüzlerini" göstererek ortaya koyuyor ve insanın hayatındaki etkisini gözler önüne sunuyor.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113,2bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
7/10
·60 syf.··
2024 5. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mart 2024 15:01
Bir doktorun yürek burkan hikayesi... Birden tanımadığı bir kadının ani ziyaretiyle hayatının akışı değişiyor. Kadının hoşlanmadığı tavrından dolayı ona yardım etmeye yanaşmayan doktorun yaşadığı pişmanlığı yazar okuyucuya çok iyi yansıtmış. Doktorun kendini sorumlu hissetmesi ve kadına ulaşmak için elinden geleni yapması ama ulaşma şansı bulduğunda da onu hayata döndürememesi doktorun dünyasını başına yıkıyor. Her şeye rağmen pes etmemesi kadına karşı olan sorumluluğunu yerine getirme çabası insanın kalbine dokunuyor. En çok etkileyen şey de kadına olan sadakati. Çocuğun gayrimeşru olduğunu kimsenin öğrenmeyeceğine dair sözü ne koşulda olursa olsun tutması fakat en sonunda yaşadıklarının yükünü vicdanının kaldıramayıp hayatına son vermesi beni gerçekten hüzünlendirdi...
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,8bin okunma
9/10
·70 syf.··
2024 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2024 19:52
Kitap gerçekten Irene'in psikolojisini o kadar iyi yansıtıyor ki ben de onunla birlikte aynı duyguları hissettim okurken. Korku... Bu duygu insana her şeyi yaptırabilir. Irene resmen hayatının bir kenara atıp tek bir şeyle günlerini geçirdi: ihanetin öğrenilme korkusu. Şantajcıya bu korkuyu yaşamamak için her şeyini hatta çok sevdiği yüzüğünü bile vermeye hazır olması bana çaresizliği en derinlerime kadar hissettirdi. En sonunda bu "korku" duygusu onu öyle bir ele geçiriyor ki tek istediği huzura ermek için hayatını feda etmek oluyor. En acısı da Irene hayatındaki şeylerin değerinin tam da farkına vardığında artık her şeyin onun için çok geç olduğuna kendini inandırmasıydı.Ama aslında kitabın akışı her şeyi değiştirdi.Kocasının başından beri her şeyi bilmesi ve sabırla karısının ona itiraf etmesini ve dönmesini beklemesi ben de büyük bir şaşkınlık ve sevgisine karşı hayranlık uyandırdı.
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022125,1bin okunma
8/10
·50 syf.··
2024 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2024 17:28
Kitabın adı gerçekten de kitabı tek kelimeyle özetliyor. Mecburiyet... Ferdinand'ın yaşadığı o arada kalmışlık, mecburiyet duygusunun üzerinde yarattığı baskı çok iyi yansıtılmış. Karısının ona olan desteği ve onu bu mecburiyetten kurtarma çabası, koşullar ne olursa olsun özgürlüğüyle var olabileceğini ısrarla, bıkmadan Ferdinand'a anlatmaya çalışması çok cesurcaydı bence. Ferdinand, askere geri çağrıldığı mektupla karşı karşıya kaldığında resmen hayatını, neden yaşadığını, ona yaşama bağlayan her şeyi bir anda unutması ve karısının ısrarlarına rağmen kaçınılmaz kaderine boyun eğmek zorunda olduğu fikrinden kendini alamaması Ferdinand'ın çaresizlik duygusunu bana iliklerime kadar hissettirdi. Ama sonunda o içindeki özgürlükçü ruhu ortaya çıkardığında ve o trenden ayrılıp koşa koşa karısına döndüğünde işte o zaman Ferdinand' a hayran kalmamak elde değildi.
MecburiyetStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202175,1bin okunma
9/10
·517 syf.··
2024 2. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2024 23:38
''Martin Eden'' gerçekten olayların akışı yönüyle ilginç bir kitaptı. Başta kitabı okurken Martin'in azmine ve kararlılığına hayran kaldım. Ona özendim ve onun gibi olsam her türlü amacıma ulaşırdım diye düşündüm.Kendini resmen sıfırdan inşaa etti ve her türlü bilgi ile donanımlı bir adam haline geldi. Bunu yaparken bulduğu güç, içinde yaşattığı aşktan ve o çok imrendiği burjuva sınıfındaki insanlar gibi olma arzusundan geliyordu. Onu hayata küstüren yaşadığı başarısızlıklar değil nihai amaçlarının sahteliği oldu. Aslında hikayenin akışı tam da burada değişiyor. Uykusundan, yemeğinden feraget ederek hayatını adadığı o başarıya ulaştı evet fakat o başarı ona hiçbir mutluluk vermedi çünkü "aşk" zannettiği şeyin gerçek olmadığı ve parçası olmaya çalıştığı burjuvanın alçaklığıyla yüzleşti. Onu Martin Eden olduğu için seven hiçbir insan olmadığı yüzüne çarptı. Sadece başarılı diyeydi bu kadar ilgi. İşte o an zaten Martin ölmüştü. Uğruna yaşadığı her şey yalandı. Bu kadar hayata bağlı olan bir insanı, inandığı yalanlar hayattan kopardı.
Edebiyat & Roman
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,3bin okunma