Kapının çıngırağı çaldı.
Sudbinskiy:
- Hoşça kal, dedi; gevezeliğe dalıp saati unuttum. Dairede ararlar.
- Dur biraz; sana bazı şeyler danışmak istiyorum: Başımda iki bela var...
- Hayır, hayır; başka zaman uğrarım.
Ziyaretçi bu sözlerden sonra odadan çıktı. Arkasından bakan Oblomov da kendi kendine konuştu:
- Zavallı dostum, batmışsın sen, boğazına kadar batmışsın batağa, gidiyorsun. Biçare, işinden başka hiçbir şey göremez, duyamaz, konuşamaz olmuş. Ama böylesinin yolu açıktır, yakında büyük işler başarır, en yüksek mevkilere yükselir... Bizde buna meslek sahibi olmak diyorlar. Bunun için zekâya, iradeye, ruha gerek yok; bütün bunlar lüks. Bu adamın hayatı böyle gelip geçecek ve ruhunun birçok yanı hiçbir zaman açılmayacak... On ikiden beşe kadar dairede iş, sekizden on ikiye kadar da evde, vah zavallı!
Sayfa 29 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları