İlk kez bir inceleme yazısını yazmakta bu kadar zorlanıyorum. Sanki yazacağım kelimelerin yetersizliği ilk kez bu kadar derinden çarpacak yüzüme gibi hissediyorum. Bu hissimin sebebi bu eserin içindeki ruhun güzelliği. Hani bazı kitaplar vardır kelimelerin gidişatına hayran kalırsınız, cümleler oya gibi işlenmiştir ve o kitapta en olmadık şey bile yazsa size edebi yönden harika gelir. Bir de bazı kitaplar vardır ki ruh barındırır, sanki içinde can vardır. İçinize işler, sizi mutlu eder, enerji verir... O enerji sebebiyle çok fazla edebiyata gerek duymazsınız, üç kelimelik basit cümleler bile yeter. Şimdi hem o enerji hem de edebiyat birleşirse ne olur bir düşünün! Yeşilin Kızı Anne size bu ikisini de veriyor. Hem edebiyat hem ruh... Bundan dolayı içinizde çiçekler açtıracak bu kitabı okumanızı tavsiye ettiğimi baştan söylemeliyim. İçindeki betimlemelerin güzelliği ile kendinizi yemyeşil bir köyün çiçek bahçelerinin arasında koşarken bulacaksınız. Ruhunuz dinlenecek; samimiyeti, masumiyeti görecek; sevmeyi öğreneceksiniz. Anne ile ayrılmak istemeyeceksiniz. Onun sevgisi, yüce gönüllülüğü, merhameti, boyundan büyük sözleri ve en önemlisi hayalleri size çok şey katacak buna eminim. O hayaller ki insanın yaşadığı yeri genişletir, aydınlatır, güzelleştirir. Ben bundan sonra Anne'i boynumda bir kolye taşırmışçasına kalbimde taşımaya karar verdim, çünkü bu bana umut verecek, çünkü bu bana umudu hissettirecek...
Konusuna gelirsek eser 11 yaşlarında yetim bir kız çocuğunun yaşlı ve bekar olan Cuthbert kardeşlerin evine evlatlık olarak gelmesiyle başlar. Bu kız çocuğu biraz tuhaftır. Aslında düşününce tuhaf olan bizlerdik, Anne değildi ama her neyse tabi. Bu kızıl saçlı, sıska ve gösterişsiz küçük kızı ailelerinin bir üyesi yaparak onu yetiştirmeye başlarlar. Anne heyecanlı ve
YouTube kitap kanalımda psikoloji kitaplarına nereden başlayabileceğinizi anlattım: ytbe.one/d2xQVSEUsUU
Bu incelemeyi sizin yorumlarınız yazdı. Nasıl mı?
Kitabın yazarı Frankl'a göre her insanın anlam arayışı kendisine özgüdür. Buradaki okurlara şu soruları sordum: Kendi anlamınızı nerede arıyorsunuz? Gelecek için bilinçli çocuklar yetiştirmekte mi? Allah'a inançta mı? Kitap okumakta mı? Hayvan sevgisinde mi? Belki de hiç aramamakta! Nerede? Sizi en çok ne mutlu ediyor?
Bu incelemenin altına belli bir süreye kadar yorum yazan herkesin ismini inceleme içerisinde etiketleyip cevabını da yanına yazdım. Böylece dünyanın sadece kendi anlam arayışımla değil, sayısızca farklı arayışla anlamlandığını gördük. Pek çok okurun birleşerek yazdığı bir incelemeyle 1000kitap'ı daha "anlamlı" bir yer haline getirmeye çalıştık...
Kendimden örnek verecek olursam da, anlam yolumu binlerce çocuğa ve gence okuma alışkanlığı kazandırmak üzere oluşturdum. Yıllardır bu yoldayım. Hiç bitmeyecek bir yol bu. Bitmemesiyle güzel bir yol aynı zamanda. Çünkü varoluş, hiçbir zaman için bir varış değildir.
----------------------------
İşte bu incelemenin altına yazdığınız yorumlarla hayatınızdaki anlamı aramak için yaptığınız eylemler:
@Kdrglrx : Film izlemek.
@_turna__ : Her ne isem elimden gelenle ve dahasını gösterme gayretiyle hakkını verebilmek. Yaratılan olarak kulluğumu, evlat olarak evlatlığımı, öğrenci olarak öğrenciliğimi, başta da insan olarak insanlığımı hakkıyla yaşama gayreti içerisindeyim. Ne tam bir teslimiyet ne de tam bir kabulleniş içerisinde duygularımı, düşüncelerimi yaşatıyorum. Ne ağladığım için ne de şen kahkahalar attığım için pişman olmak istemiyorum. Yaşıyorsan bir sebebi var diyorum. Ömür bir yolculuk ve ben sadece kendi heybemi doldurmak istemiyorum. Henüz