Bir keresinde kayboldum. Altı ya da yedi yaşındaydım. Aklım başka yere gitmişti, birden annemle babamı kaybettim. Korktum ama sonra yolumu buldum ve eve onlardan önce vardım ümitsizlik içinde beni arıyorlardı. Ama bence o akşamüstü asıl onlar kaybolmuştu. Çünkü ben eve dönmeyi biliyordum ama onlar bilmiyordu.
Mutluluk için başka hiçbir şeye gerek yoktu, sadece nefes almak yeterdi. Ama insan, nefessiz kalmadan nefesin, hapsedilmeden özgürlüğün, ölümle yüzleşmeden yaşamın kıymetini bilemiyordu.
Tedavi amacıyla kullanılması gerçekten doğru mu ve acaba bugün hala bazı durumlarda kullanmak uygun mudur, bu başka bir konu. Ancak bazı cilt hastalıklarının, son zamanlarda Üre içeren ilaçlarla tedavisinin yeniden önem kazanması, yeni gelişmelerin yolda olduğunu gösteriyor. En azından artık ilaç paketlerinin içeriğine, açık açık tırnak içinde ‘urea’ yazılabiliyor ve idrar kullanımı gitgide daha çok özendiriliyor.
Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.