Havuzda yıldızların aksine bakıyoruz; fakat aynı şeyi hissetiğimizden emin olmamak azabı içindeyim.
Onun ne düşündüğünü anlamak için ilk sözü ondan bekliyorum ve bunun müstehzi bir cümle olmasından korkuyorum.
Çocuğunu kaybeden anne babaların bir başka önemli sorunu üzerinde düşünmeye başladık: yaşamdaki anlamın kaybı. Anne veya babayı ya da çok eski bir arkadaşı kaybetmek çoğu kez geçmişi kaybetmektir: ölen kişi çok
eski dönemlerin değerli olaylarının yaşayan tek tanığı olabilir.
Ama bir çocuğu kaybetmek geleceği kaybetmektir: kaybedilen,
kişinin yaşam projesinin ta kendisidir - ne için yaşadığı, gelecekte kendini nasıl tasarladığı, ölümü aşmayı nasıl umut edebileceğidir (insanın çocuğu aslında onun ölümsüzlük projesidir). Bu durumda, mesleki dilde, anne babanın kaybı "obje kaybı" ("obje" insanın iç dünyasının oluşumunda etkili bir rol oynamış olan kişidir) iken çocuğun kaybı "proje kaybı"dır (yaşamın yalnızca nedenini değil nasılını da ortaya koyan belli başlı, düzenleyici yaşam
prensibinin kaybı). Bu durumda çocuk kaybının katlanılması en
güç kayıp olmasına, birçok anne babanın beş yıl sonra hâlâ yas
tutuyor olmasına, bazılarının hiçbir zaman kendilerine gelememesine şaşmamak gerekir.
Söylemeye gerek bile yok, çalışma sürekliliği doğrultu sürekliliğini gerektirir. Çünkü irade enerjisi çok sayıda ve çeşitli çabalardan çok, zihnin tüm gücüyle aynı hedefe yönelmesinde ifadesini bulur.