Elif İpek SIKICI

Elif İpek SIKICI
@ELFABIYA
Prens Mişkin
“Yani ölümün çabukluğu daha fazla acı veriyorsa? Gülünç bulabilirsiniz bu düşüncemi, vahşice de bulabilirsiniz ama işte… Şöyle etraflıca düşünecek olursanız insanın aklına böyle şeyler de geliyor. İşkence edilen bir adamı düşünün her yanı yara bere içinde bedeni acıyla kıvranıyor… bütün bu bedensel acılar onun ruhsal acı duymasını engeller yani sonuçta ölüm gelip her şeye nokta koyana dek yalnızca yaralarından berelerinden acı duyarsın. Oysa kim bilir esas acı insana en acı veren acı yara bereden değil de az sonra öleceğini bilmekten kaynaklanan acıdır. Az sonra 1 saat 10 dakika yarım dakika sonra işte şimdi şu anda ruh bedenden uçacak ve senin bir insan olarak varlığın sona erecek. Et yığınına dönüşeceksin… ve bu kesinlikle böyle olacak. Burada en önemli olan bu “kesinlikle”dir. Kafanı kütüğe bıçağın altına koydun ve bıçağın yukardan aşağı inerken çıkardığı hışırtıyı duyuyorsun işte bu bir saniye bile sürmeyen andır en korkunç an! Bütün bunlar benim hayal gücümün ürünü değil pek çok kişi böyle düşünüyor. Buna öyle yürekten inanıyorum ki size ne düşündüğümü apaçık söyleyeceğim. Öldürmenin cezası olarak öldürmede işlenen suçla karşılaştırılamayacak ölçüde ağır bir cezalandırma söz konusudur. Adli yargılama sonucu öldürmek, eşkiya tarafından öldürülmekten çok daha korkunçtur. Haydutların geceleyin ormanda yakalayıp da boğazına bıçak dayadıkları biri kurtulmayı umabilir. Boğazı kesildiği halde hala kurtulmayı umanlara bu haldeyken kaçmaya çalışanlara yalvarıp yakaranlara dair pek çok örnek vardır. Burada ise ölümü belki on kez daha kolaylaştırabilecek olan o son umut şu meşum “kesinlikle” elinden alınıyor. Burada bir hüküm var ve kesinlikle bu hükümden kaçış kurtuluş yok. Dünyada bundan daha büyük bir acı olabilir mi?Savaşta bir askeri alın ve bir topun namlusunun
Sayfa 70 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Elif İpek SIKICI

, bir kitap okudu
Puan vermedi·198 syf.·
2022 1. kitabı
Ercan Kesal
8.4/10 · 6bin okunma
Dostoyevski
Dostoyevski psikologların psikologudur. İnsan kalbinin derinliği onu sihirli bir şekilde çeker. Bilinçdışı, bilinçaltı, anlaşılmaz olandır onun hakiki dünyası. Shakespeare’den bu yana duyguların sırrı ve sihirli kanunları hakkında fazla bir şey öğrenmedik ve Hades’ten yeraltı dünyasından geri dönen tek kişi olan Odysseus gibi o da ruhun yeraltı dünyasın anlatır çünkü Odysseus gibi ona da bir tanrı bir şeytan eşlik etmektedir. Hastalığı onu duygunun sıradan ölümlülerin erişemediği zirvelerine çıkararak sonra birden halihazırda yaşamın öte yakasında duran korku ve dehşetin derinliklerine çarparak ancak cansızlığın ve aşırı canlılığının bazen dondurucu bazen yakıcı atmosferinde nefes almasına izin vermektedir.
Sayfa 186 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Farkında mısınız, sahip olduklarınızın, başkalarının da işine yarayabileceği bir büyük sofradır yeryüzü? Çok mu zor, karşılıksız ve çekinmeden, bir kibrit tanesini, bir tutam tuzu ayırıp, bir kaya yarığına saklamak? Sonuna kadar tüketip, bitirmek yerine, ihtiyacımız kadarını alıp, geriye kalanını bizden sonrakilere bırakabileceğimiz bir hayat... Gerçekten, çok mu zor? Hadi, bir tutam tuz ve birkaç kibrit koyup cebimize, düşelim yollara. Hadi, kendimize ve dünyaya ağlayarak. Hadi önce, kendimizi kurtararak başlayalım şu işe.
Edebiyat
“Belki de biricik mesele bu. Dünyanın bizimle birlikte kurulduğunu zannedip kendimiz için sonsuz bir yaşam hayal etmek... Bu yüzden, bu kadar kalınlaştı derimiz. Bu yüzden dipsiz bir kuyuya dönmüş içimiz.”
Edebiyat