Canlı hücrede, yıldızlar ve galaksiler alemindeki gibi karmaşık ve güzel bir düzen hüküm sürer. İnce bir işçiliğe dayanan hücre yapısı ancak 4
milyar yıl içinde ulaşılmış bir mekanizmadır.
Bitkilerle insanların birbirinin soluğunu alıp vermesiyle gezegen çapında karşılıklı bir hayat öpücü döngüsü, 150 milyon kilometre uzaklıktaki bir yıldızın enerjisiyle sürüp gitmekte ...
Bitki, ürettiği karbonhidratı, kendi bitkisel yaşamını sürdürmek için enerji kaynağı olarak kullanır. Ve sonuçta bitkilerden geçinen parazitler olan bizler de kendi yaşamımızı sürdürmek için bitkilerin karbonhidratlarını çalarız. Bitkilerden aldığımız kanımızdaki karbonhidratlarla içimize çektiğimiz havanın erimiş haldeki oksijenini karıştırarak yaşayabilmemiz için gerekli enerjiyi sağlarız. Bu süreç sonucunda karbondioksit çıkarırız. Bitkiler de aldıkları bu karbondioksiti karbonhidrata dönüştürürler. Ne şaşılası bir işbirliği düzeni ...
Ağaçlar, enerjilerini güneş ışığından sağlayan kocaman ve güzel birer makinedirler. Topraktan su, havadan karbondioksit alarak bunları hem kendilerinin kullandığı, hem de bizlerin yararlandığı yiyeceğe çevirirler.