Var olmaktayım, işte onu sürdüren benim. Evet ben. Gövde bir kere yaşamaya başlayınca, bu işe kendi kendine devam eder. Fakat düşünceyi ben sürdürür, ben geliştiririm. Var olmaktayım. Var olmakta olduğumu düşünüyorum. Ah,şu varolma duygusu kıvrılan bir yılan gibi ve onu sürdüren benim,yavaşça… Düşünmeyi durdurabilseydim! Çabalıyorum, başarıyorum: Kafamın içi dumanla doluyor gibi… işte yeniden başladı: “Duman… düşünmek… Düşünmek istemiyorum. Düşünmek istemediğimi düşünüyorum. Düşünmek istemediğimi düşünmemem gerek.”
“Önce kelime vardı” diye başlıyor Yohanna’ya göre İncil. Kelimeden önce de yalnızlık vardı. Ve kelimeden sonra da var olmaya devam etti yalnızlık. Kelimenin bittiği yerde başladı; Kelime söylenemeden önce başladı. Kelimeler, yalnızlığı unutturdu ve yalnızlık, kelime ile birlikte yaşadı insanın içinde. Kelimeler, yalnızlığı anlattı ve Yalnızlığın içinde eriyip kayboldu. Yalnız kelimeler acıyı dindirdi ve kelimeler insanın aklına geldikçe, Yalnızlık büyüdü dayanılmaz oldu.