O soğukta, gocuğunu verdiğin o çocuk, belki bugün bir yetişkindir ve zaman zaman seni o günkü halinde hatırlıyordur. Onun bugünkü yaşı, senin o zamanki yaşından çok daha ilerde. Ama sen ona örnek oldun, öğreten oldun. ıyilik, yola düşen, yoldan toplanan bir şey değildir. Tesadüfen ele geçen bir şey değildir. İnsan iyiliği ancak başka bir insandan öğrenir.
Büyük anne, Büyükbabanın sevdiği turuncu, yeşil, kırmızı ve altın renkli elbisesini giymişti. Bir not yazmış ve göğsüne iğnelemişti. Şöyle yazıyordu:
"Küçük ağaç,
Gitmeliyim. Ağaçları hissettiğin gibi bizi de hisset. Seni bekleyeceğim. Bir dahaki sefere daha iyi olacak. Her Şey yolunda."
Bunu söylemek hep ağrıma gitmiştir. Şuradan bir öğrenci !
''Yani sevgili şoför amca, ben zavallı bir öğrenciyim, bu sene dördüncü kez üniversite sınavına giriyorum, ailemin aylık geliri de pek yüksek sayılmaz. İşte bu yüzden indirimli yolculuk etmek zorundayım, kusura bakma olur mu? Zaten dershane masrafları falan. Ulan ne iş be. Fatih'in İstanbul'u fethettiği yaştayım ve dershaneye gidiyorum. Enlem. Boylam. Sinüs. Kosinüs. Sıfat. Zamir. Ahh ah. Beni bu hallere düşürenler utansın."