Ece

Ece
@Ece_reya
"Bir kitap içimizdeki donmuş denize inen balta gibi olmalı." -Franz Kafka
gülme üzerine
8/10
·152 syf.··
2023 22. kitabı
Bergson, gülme eylemini, neden güldüğümüzü ve sonuçlarını ele alıyor bu kitapta. Gülmenin özü, bir insanın diğer insanlar üzerinde üstünlük duygularının dışavurumu olarak göstermekte. Gülmenin her zaman adalet ile ilişkilendirilemeyeceğini de vurguluyor. Örneğin eskiden saraylarda, meydanlarda ve sirklerde komik hikayeler anlatarak halkı güldüren kişilere soytarı denmekteydi. Bu kişilerin görevi, tamamen güldürmek üzerine idi ve genellikle sakarlıklar, komik kıyafetler giyerek bunları başarmaya çalıştığı bilinmekte. Bu noktada, gülmenin insan doğasına ve sıradanlığına aykırı yani anormal olan durumla özleşleştiğini görebiliyoruz bu kitapta da vurgulandığı üzere. Ayrıca, gülme toplumsal olarak iletişimin pekiştirilmesini sağlayan olumlu bir belirteç olarak da göze çarpmakta. Bu sebeple, Bergson, gülmenin sosyal bir jest olduğu ve ancak toplumla birlikte önem kazandığını söylemiştir. 
GülmeHenri Bergson · İş Bankası Kültür Yayınları · 2014984 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·616 syf.··
2022 7. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Mart 2022 15:07
Yazar Siddhartha, genetik biliminin günümüze kadar süregelen tarihini ve geleceğini sürükleyici ve akıcı bir şekilde ele almış. Almanya ve Amerika'nın yaptığı öjeni çalışmalarıyla uzun süre yanlış anlaşılan genetik biliminin 1953'te DNA'nın keşfinden sonra kabuk değiştirdiğini görüyoruz. Darwin ve Mendel kuramları genetiğin mihenk taşı niteliğinde görülmekle birlikte, kitapta günümüze kadar devam eden 'genetik hayali' gerçekleştirmeye yönelik adımlar üzerinde duruluyor. Ayrıca bu kitap, kümülatif bilginin ve sorgulayıcı özelliğin öne çıktığı "bilim" kavramında gelişmelerin nasıl meydana geldiğini özetler nitelikte.
Bilim
GenSiddhartha Mukherjee · Domingo Yayınevi · 2019457 okunma
10/10
·312 syf.··
2022 4. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2022 20:08
Freud, bu kitabında günlük hayatta sıklıkla karşılaşabileceğimiz dil sürçmeleri, unutma eylemi, hatalar ve sakarlıkların bilinçaltı düzeyinde nedenlerini örneklerle belirtiyor. Kitap boyunca sunduğu tüm bu vakalarda bilincin fark etmese bile bilinç altı seviyesinin önemli olarak gördüğü bir düşünce ile ilişkisi "ortak" olarak karşımıza çıkıyor. Herkesin zaman zaman yaşadığı bu durumlar, günlük hayatta patolojik olarak yapılan dışa vurumlar olarak nitelendirilebilir.
Felsefe
Günlük Yaşamın PsikopatolojisiSigmund Freud · Tutku Yayınevi · 20142,909 okunma
İnsan aşılması gereken bir şeydir.
8/10
·335 syf.··
2021 38. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2021 19:46
Kitapta, Nietzsche'nin benimsediği felsefi üşünceler, yer yer aforizmalarla yer yer ise olay örgüsü üzerinden ele alınıyor. Nietzsche, tüm kitap boyunca insanın aşılması gereken bir unsur olduğu yani insanın amaç değil bir araç olduğu ve üstinsana ulaşmanın önemi üzerinde durmakta. Toplumsal değerlerden merhamet gibi duyguları net bir şekilde tehlike olarak görmektedir çünkü aşılması gerektiğini düşündüğü insani varlık da esirgenmek ve acınmak istemektedir. Kitapta, kendini bulmak için inzivaya çekilen Zerdüşt imgesi ile Nietzsche her insanın kendisini bulması gerektiğini vurguluyor. İnsani varlığın tini, toplumda yaşama dürtüsünü barındırdığı için Nietzsche, halkı bir sürü olarak görmekte ve bu noktada bu sürünün bireylerinin üstinsanla kıyaslanamayacağını ifade etmektedir. "Ne kadar yükselirse o kadar güzelleşir ve narinleşir, ama içten içe sertleşir ve dayanıklılaşır bu sütun." ile ifade edilebilecek bu aforizma ile Nietzsche felsefesinde, üstinsana ulaşmanın önemi özetlenmekte.
Felsefe
Böyle Söyledi ZerdüştFriedrich Nietzsche · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202447,5bin okunma
7/10
·129 syf.··
2021 25. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2021 08:46
Gorgias'ın retorik sanatının Sokrates tarafından eleştirildiği bu eserde retoriğin çıkış noktası ve temelleri verilmektedir. Sokrates belagat sanatının başlı başına bir dalkavukluk olduğunu söylemesine karşılık Gorgias, bir doğrunun kanıtlanamayacaksa insanların o doğruya yönelik yalnızca ikna edilebilir olduğunu düşünmektedir. Bu noktada, ikna ve güzel konuşma sanatı olan retoriğin hakikatin bilinemezliğine bağlı ortaya çıktığı görülmektedir.  “Yargıç önüne çıkacak olursam, eğer beni gençleri inançsızlığa düşürerek bozmakla, yaşlıları da yalnızken ya da halk arasında, acı sözler söyleyerek küçük düşürmekle suçlarlarsa, onlara “Beni böyle konuşturan doğruluktur ve böylece sizlere hizmet etmiş oluyorum, yargıçlar.” Sokrates yukarıdaki fikirlerini belirterek eserin sonunda, eğer ortada bir haksızlık varsa, haksızlığı yapanın kurtulmak için süslü sözler sarf etmek yerine, cezasını kabullenip çekmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Toplumsal, siyasi ve sosyal alandaki diyaloglarda yer yer başvurulan retorik kavramı Sokrates'e göre, karşıdakini ikna etmeye yönelik yapılan bir kandırmacadır.
Felsefe
GorgiasPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,876 okunma