Gorgias'ın retorik sanatının Sokrates tarafından eleştirildiği bu eserde retoriğin çıkış noktası ve temelleri verilmektedir. Sokrates belagat sanatının başlı başına bir dalkavukluk olduğunu söylemesine karşılık Gorgias, bir doğrunun kanıtlanamayacaksa insanların o doğruya yönelik yalnızca ikna edilebilir olduğunu düşünmektedir. Bu noktada, ikna ve güzel konuşma sanatı olan retoriğin hakikatin bilinemezliğine bağlı ortaya çıktığı görülmektedir.
“Yargıç önüne çıkacak olursam, eğer beni gençleri inançsızlığa düşürerek bozmakla, yaşlıları da yalnızken ya da halk arasında, acı sözler söyleyerek küçük düşürmekle suçlarlarsa, onlara “Beni böyle konuşturan doğruluktur ve böylece sizlere hizmet etmiş oluyorum, yargıçlar.”
Sokrates yukarıdaki fikirlerini belirterek eserin sonunda, eğer ortada bir haksızlık varsa, haksızlığı yapanın kurtulmak için süslü sözler sarf etmek yerine, cezasını kabullenip çekmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Toplumsal, siyasi ve sosyal alandaki diyaloglarda yer yer başvurulan retorik kavramı Sokrates'e göre, karşıdakini ikna etmeye yönelik yapılan bir kandırmacadır.