Ece

"Ey türk gençliği! Birinci görevin, türk bağımsızlığını, türk cumhuriyeti'ni, sonsuza dek korumaktır. Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel, senin en değerli hazinendir. Gelecekte de, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, iç ve dış düşmanların olacaktır. Bir gün, bağımsızlık ve cumhuriyet'i savunmaya mecbur kalırsan, göreve atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân be şartlarını düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şartlar, çok elverişsiz nitelikte belirebilir. Bağımsızlık ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada benzeri görülmemiş bit galibiyetin temsilcisi olabilirler. Zorla ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şartlardan daha acıklı ve daha korkunç olmak üzere, memleketin içinde, iktidara sahip olanlar dalgınlık, sapkınlık ve hatta hıyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri kişisel çıkarlarını, memleketi ele geçirenlerin siyasi emelleriyle birleştirebilirler. Millet, fakirlik ve yoksulluk içinde harap ve bitkin düşmüş olabilir. Ey türk geleceğinin evladı! İşte, bu durum ve şartlar içinde de görevin; türk bağımsızlık ve cumhuriyetini kurtarmaktır! muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki soylu kanda mevcuttur!"
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2024 39. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2024 15:13
"Senin hikayeni anlatmaya bir kadının hikayesini anlatma niyetiyle başlamıştım ama şimdi farkına varıyorum ki senin hikayen, kendi yaşamının ve babamla birlikte yaşamının seni mecbur bıraktığı varolmayışa karşı, bir kadın olma hakkını elde edebilmek için mücadele veren bir varlığın hikayesiymiş." Édouard Louis bu kez kendisi olabilmek için kırk beş yaşından sonra istediği gibi yaşamayı seçen, bu yolda değişen, dönüşen, kendini fetheden bir kadının, annesinin hikayesi ile buluşuyor okurlarıyla Bir Kadının Kavgaları ve Dönüşümleri'nde. Düşlerinin hiçbirini gerçekleştiremeyen, erken yaşta anne olan, mutsuz, sürekli etrafındaki insanlar tarafından aşağılanan, kendisini erkek tahakkümü altında yaşamak zorunda hisseden, çaresizliği kabul etmiş bir kadındır Monique. Taa ki kendisine dayatılan bu hayatı yaşamaktan vazgeçip isyan edene, kendi yolunu çizmeye karar verene kadar. Başka kadınlar hayatı, özgürlüğü, kendini tanımayı tecrübe ederken, o eril şiddete maruz kalır. Bu şiddetin hem en yakın tanığı hem de parçası olan yazarımız sonrasında ise annesinin bir kadın olma hakkını elde edebilmek için verdiği mücadelenin en büyük destekçisi olur. Monique Fransa kırsalında yaşayan bir kadın ve dünyanın pek çok yerinde adı ne olursa olsun aynı kaderi paylaşan kadınlardan sadece biri. Onun farkı bu cesareti gösterebilmiş olması. Aslında Monique'in hikayesi birazda istersek yapabileceğimizin hikayesi. Kadınlar ne zaman ki bu hayatı başkaları ne der ne ister ne düşür diye yaşamaktan vazgeçer işte o zaman değişecek belki bazı şeyler; sadece onlar için değil dünya için de... Keyifle okunsun...
Roman-Edebiyat
Bir Kadının Kavgaları ve DönüşümleriÉdouard Louis · Can Yayınları · 20242,919 okunma
Julian da olmasa
"Bak yine dramatikleştin. Her şeyin hayatını mahvedeceğini sanıyorsun."
"Sana tek söyleyebileceğim, mahvolmuş durumda olduğum. Paramparçayım."
Sayfa 247·Kitabı okudu