“Adem'i balçıktan yoğurdun yaptın
Yapıp da neylersin bundan sana ne
Halk ettin insanı, cihana saldın
Salıp da neylersin bundan sana ne
Bakkal mısın teraziyi neylersin
İşin gücün yoktur, gönül eylersin
Kulun günahını tartıp neylersin
Geçiver suçundan bundan sana ne
Katran kazanını döküver gitsin
Mümin olan kullar didara yetsin
Emreyle yılana tamuyu yutsun
Söndürsün tamuyu bundan sana ne
Kaygusuz Abdal'ım sözümüz budur
Her nerde çağırsam Hak onda hazır
Hep düzaha bastırırsın kim ne der
Yakma kullarını bundan sana ne”
Ey dil hele âlemde bir âdem yog imiş
Var ise de ehl-i dile mahrem yog imiş
Gam çekme hakikatte eğer arif isen
Farz eyle ki el'an yine âlem yog imiş.
Nefi
A gönül! Hele âlemde bir adam yok imiş. Var ise de gönül ehli olanları anlayacak kıratta değilmiş. (O halde ey Nef'î) hakikatte sen de ariflerden isen (ki öylesin), farz et ki şu anda âlem yok imiş.
[Nef'i'nin ölüme giderken en son söylediği şiirin bu rubai olduğu rivayet edilir.]