TerraNoctis

TerraNoctis
@EchoAether
Birdboy, yaşamın iğrençliklerinde kendin olmak ve yalnızlığına, kendine, herkese savaş açmak ve yine de var olmak. Ölümüne ve yaşamına rağmen var olmak ve iz bırakmak, ışık saçmak.
Bence anlaşamadık. Ne diyorsun Unamuno?
Anlaştık, şu halde -diyorum- bunda anlaştığımızı sa­nıyorum... en gerçek insan realist, en res, en nesne olan­dır, yani en sorumlu adaının -çalıştığı kadar vardır - var olmak isteyenin ya da var olmamak isteyenin yaratıcı ol­duğunu gösterdik. Kant gibi, kendiliğinden diyebileceği­miz bu insan, bu istençli ve ideal insan -düşünce, istenç ya da güçten oluşmuş insan- fenomenal, dış görünüşlü ve rasyonel bir dünyada, gerçekçi denilenlerin dünyasın­da yaşamak zorundadır. Ve yaşamın düş olduğunu düş­lemelidir. Bu insanların birbirleriyle çarpışmasından tra­jedi, komedi, roman ve nivola ortaya çıkmaktadır. Ama gerçeklik içten alandır. Ne perde süsleri, ne dekorlar, ne giysiler, ne doğa görüntüleri, ne mobilyalar, ne öyküleme­ler, ne şu ne bu... gerçekliği oluşturur.
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bilindiği gibi, bir sanat yapıtından keyif alan onu kendinde yarattığı içindir, onu yeniden yarattığı ve onunla yeniden yaratıldığı içindir.
Edebiyat
Beyni yananlar kulübüne katılmak için geç değil
Ama bir aydın Yankee olan Oliver Holmes'tan başka bir yol seçmek zorundayım. Diyorum ki, bizde her biri­mizin Tanrı için olandan başka -hepimizin Tanrı için ol­duğumuzu kabul ederek- başkaları için olandan ve oldu­ğu sanılandan başka, o olmak isteyen vardır. Bu sonun­cusu herkesin olmak istediği "onun derinliklerindedir , ger­çekte, gerçek olan yaratıcının içindedir. Göğsündedir. Ol­duğumuz o sayesinde değil de, olmak istediğimiz o saye­sinde kurtulacağız ya da yitip gideceğiz. Tanrı bir kişiyi sonsuza dek olmak istediği kimse olmak zorunda bıra­ karak ödüllendirecek ya da cezalandıracaktır. O halde tıpkı etten kemikten oluşmuş gerçek insanlar­daki gibi, anlatı veya öyküsel ya da möyküsel kurgudan oluşmuş insanlarda da var olmak isteyenler ve var olmak istemeyenler vardır. Ve var olmamayı isteyen mistençli kah­ramanlar vardır. Ama daha ileri gitmeden, var olmayı istememekle var olmamayı istemenin aynı şey olmadığını açıklamak isti­yorum. Gerçekten de ikisi olumlu olan dört durum vardır: a) var olmayı istemek; b) var olmamayı istemek ... İki de olum­suz: c) var olmayı istememek; d) var olmamayı istememek. Tıpkı Tanrının olduğuna İnanmak, Tanrının olmadığına İnanmak, Tanrının olduğuna inanmamak ve Tanrının ol­madığına inanmamak gibi. Olmak istemeyenden şiirsel bir yaratı ya da roman güçlükle çıkar; ama var olmamak isteyen birisinden, evet. Ve var olmamak isteyen kuşku­suz yoktur, bir intihar söz konusu. Var olmamak isteyen, bunu var olarak ister.
Edebiyat
Bir insanın içten gerçekliği, gerçek gerçekliği, sonsuz gerçekliği, şiirsel ya da yaratıcı gerçekliği hangisidir? Bir insan ister etten kemikten olsun, isterse kurgu dediğimiz türden olsun aynıdır. Çünkü Don Quijote Cervantes ka­dar gerçektir; Hamlet ya da Macbeth Shakespeare kadar gerçektir, benim Augusto Perez'im de bana o sözleri söy­lemekte haklıydı belki, - romanım (ama ne roman ya! Sis' e bakın, s. 199-200)- benim öyküm dahil, sizin öykünü­zün ve başkalarının öykülerinin dünyaya gelmeleri için bir bahaneden başka bir şey değildim.
Edebiyat