Çocuğunuza verdiğiniz pek çok şey için şart öne sürebilirsiniz; ancak sevgi için şart aranmaz. Çocuk, en çok sevgiyi hak etmediğini düşündüğü anda sevgiye ihtiyaç duyar. Bu nedenle fazla sevginin çocuğa zarar vereceği düşüncesi doğru değildir; sevginin fazlası zarar vermez. Aksine çocuk, kendisine sevgi sunan kişinin güvenini kaybetmemek için olumlu davranışlar sergilemeye çalışır, kendisini geliştirir ve o kişiyi örnek alır.
Sağlıklı bir sevgi ortamının devamı ise etkili iletişimle mümkündür. Çocukla iyi bir iletişimin temelinde iyi bir dinleyici olmak vardır. İyi bir dinleyici olmak, çocuğu kabul etmek ve ona değer vermek demektir. Dinlendiğini hisseden çocuk, anne ve babasına güven duyar; soru sormaktan çekinmez ve kendisini ifade etmekten korkmaz. Anne ve babanın çocukla kurduğu nitelikli iletişim, onun dil gelişimini, bilgi düzeyini ve sosyal becerilerini artırır. Böylece çocuk hem benlik saygısı kazanır hem de kendisini dinleyen kişiye karşı yakınlık hisseder.
Eğitim sürecinde anne ve babanın tutarlı olması da en az iletişim kadar önemlidir. Eşler, çocuk eğitirken aynı konuda ortak bir tutum sergilemeli ve kararlarını birlikte almalıdır. Davranışlarda tutarlılık sağlanmadığında, birinin “ak” dediğine diğerinin “kara” demesi çocuğu çelişkiye düşürür. Bu durum, çocuğun doğru davranışı ayırt etmesini zorlaştırır ve sağlıklı bir eğitim ortamını zedeler.
Aile içi tutarlılığı güçlendiren uygulamalardan biri de aile toplantılarıdır. Aile toplantıları, aile içinde düzenli ve planlı bir yapı oluşturur. Bu toplantılarda ekonomik planlamadan günlük yaşam düzenine kadar pek çok konu ele alınabilir. Çocukların ailenin gelir ve giderinden haberdar edilmesi ve görüşlerinin alınması, onların gereksiz isteklerde bulunmalarını azaltır ve sorumluluk bilinci kazanmalarını sağlar.