Kamile Eker Büyükleblebici

Kamile Eker Büyükleblebici
@Edebiyatseveer
Ama kuşlar uçuyor, göğünde düşlerimin...
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni ‍
AKÜ/Türk Dili ve Edebiyatı
169 okur puanı
Ağustos 2021 tarihinde katıldı
"Elle Tutulamayan Aşk!"
5/10
·520 syf.··
2024 1. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2024 14:02
"Hayatımın en mutlu anıymış bilmiyordum." Herkes gibi bu alıntıyla incelemeye başlamak istiyorum. Bu kitaba başlamadan önce bu cümleyi duyup hayatının en mutlu anının ne olduğunu oldukça merak etmiştim.Karşıma çıkan şey tam bir hayal kırıklığı oldu.Kitapta 561 sayfa boyunca tek anlatılan şey takıntılı bir aşk hikayesi oldu. Orhan Pamuk'a ait okuduğum ilk kitaptı. Konusu itibariyle oldukça yavan buldum.Anlatım biçimi olarak kahramanla kendisini özdeşleştirmiş olduğu kısım çok hoşuma gitti.Kafa karıştıran acaba Kemal mi Orhan, Orhan mı Kemal'di diye düşünmeden alamadım kendimi.Anlattığı kişi acaba kendisi miydi? Bu gibi sorulara cevabı aslında okuyucuya bırakmış Orhan Kemal. Kitabın içeriğine gelecek olursak Füsün adlı 18 yaşlarında henüz kendi kimliğini bulamamış güzelliğiyle bir yerlere geleceğini sanan cahil bir kız ile o dönem sosyetesinin ünlü çapkın erkeği Kemal'in aşkına şahitlik ediyoruz.Kemal'in aşkı dediğime bakmayın çünkü bu dönem kendisi sosyeteden ailesinin kendisine uygun gördüğü gelin adayı olan Sibel ile nişanlanmak üzeredir. Nişanlısına hediye almak için bir butiğe gelir ve burada Füsun ile tanışır ve aralarında aşk başlar. İki aşık Kemal'in Merhamet Apartmanı'ndaki dairesinde buluşur.Yasak aşkın sürdüğü bu evde iki ay boyunca yoğun bir şekilde cinsellik vurgulanır. Aradan geçen iki ay sonunda Kemal nişanlanır ondan umudunu kesen Füsun ise ortalıktan kaybolur.Füsun'a duyduğu aşktan gözü kör olan Kemal,Sibel ile nişanı atar ve Füsun'u aramaya başlar ama bulamaz.Aradan yıllar geçer. Kemal Füsun'u takıntı haline getirmiştir.Onunla geçirdiği zamanları hatırlatan her şeyi alıp saklamaya ve Merhamet Apatmanına götürmeye başlar.Bu evde anılarıyla yaşamaya devam ederken bir süre sonra Füsun geri döner.Ama Füsun çoktan evlenmiştir.Füsun'un aşkını kalbine gömen
Edebiyat & Roman
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Reklam
10/10
·478 syf.··
Beğendi
·
2023 2. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2023 23:28
Çiçek Senfonisi Özdemir Asaf’ın 7 şiir kitabının birleştirildiği ve bütün şiirlerini içeren bir kitaptır. Ayrı ayrı yayınlanmış olan “Dünya Kaçtı Gözüme”, “Sen Sen Sen”, “Bir Kapı Önünde”, “Yumuşaklıklar Değil”, “Nasılsın”, “Çiçekleri Yemeyin” ve “Yalnızlık Paylaşılmaz” isimli şiir kitapları bu eserde bir araya getirilmiştir. Senfoni Orkestralarını dinlerken gözünüzü kapatır da ruhunuzu müziğe kaptırır gidersiniz ya hani, bu eserde de tam olarak bu var. Tek bir farkla; gözünüzü değil kulağınızı kapatırsınız. Dış dünyayla bağlantınızı koparır, okur, okur, okur ve bu şiirlerin ruhunuzda bıraktığı izlerin sesini dinlersiniz. Kulağınızı kapatıp bir daldınız mı kitabın içine, çıkarabilene aşk olsun... Özdemir Asaf Türk Edebiyatının en sevilen şairleri arasındadır. Özdemir Asaf’a ait olduğunu bilmeseniz bile en sevdiğiniz satırlardan biri ona aittir muhakkak. Zira sözlerini öylesine ithaf etmiştir ki insan ruhuna ve yüreğine, okuyan herkes illaki kendini bulur bir satırında. “Yalnızlık Paylaşılmaz” der Özdemir Asaf ama paylaşılır aslında. Hepimiz onunla, onun şiirleriyle paylaşırız yalnızlığımızı. Özdemir Asaf şiirlerini tanımlarken “Bir kelimeye bin anlam yüklüdür” der. Şiir yazmayı az sözle çok şey anlatmak olarak benimseyen Asaf, Türk Edebiyatının en kısa şiirlerinin de sahibidir. Dili açık ve anlaşılırdır. Fakat şiirlerinin kısa ve anlaşılır olması basit oldukları anlamına gelmez. Tam tersine, az sözle çok şey anlatmaktır amacı. İşte bu yüzden diğer şairlerden farklı kılar kendisini. Okuyan herkesin kendinden izler bulacağı şiirlerde buluşmak dileğiyle iyi okumalar...
Edebiyat Şiir
Çiçek SenfonisiÖzdemir Asaf · Yapı Kredi Yayınları · 20229,4bin okunma
"Biz buradayız Oğuz Atay, ya sen neredesin?"
Puan vermedi·196 syf.··
2023 1. kitabı
·
77 günde okudu
·
Okunma: 06 Aralık 2023 11:22
Edebiyatımızda modernizmin ve avantgarde’ın en önemli temsilcilerinden Oğuz Atay, ölümü üzerinden uzun yıllar geçtikten sonra bir ‘efsane yazar’ haline geldi. 1970’li yıllarda okuruna ulaşamamaktan, okurunu bulamamaktan yakınan ve “Ben buradayım sevgili okuyucum sen neredesin?” şeklindeki o incecik arayış sorusunu sorarak yüreğimizde iz bırakan Oğuz Atay, ölümünden otuz yıl geçtikten sonra, 2000’li yıllar içinde yeniden keşfedilmeye başlandı. Öncülerin kaderidir bu; yaşadıkları ve eser verdikleri dönemde, ne yazık ki pek iyi anlaşılamazlar. Sanatta çoğunluğu oluşturanlar, belirli kalıplar içine sıkışıp sanat üretmeye ya da alımlamaya çalıştıkları için, bu kalıpların dışında yazanları reddeder, dışta tutar ve yalnızlığa terk ederler. Yalnız bırakılmanın ve anlaşılamamanın kırgınlığı vardır, erken ölümlü bir yazar olan Oğuz Atay’ın satır aralarında. Oğuz Atay'ın bu öykü kitabından bahsedecek olursak; Kitap, 8 farklı kısa öykülerden oluşuyor. ‘Beyaz Mantolu Adam’ ile başlayan kitabımız ‘Demiryolu Hikayecileri – Bir Rüya’ hikayesiyle bitiyor.Hepsi ayrı güzel, hepsi ayrı ayrı içinize işlemeyi biliyor.Benim en sevdiğim hikayeler; ‘Unutulan’, ‘Babama Mektup’ ve kitabın son hikayesiydi.Ayrıca, ‘Ne Evet Ne Hayır’ hikayesindeki var olan mizah çok güzeldi. kahramanlarımız hep toplum tarafından dışlanmış, iç dünyası bambaşka kişiler. Genellikle, onların alaycı bir şekille korkuyu algılayışını görüyoruz. Daha önce Oğuz Atay okuduysanız bu tanımım size tanıdık gelecektir. Hatta, kimi zaman toplumun var olan bazı alışkanlıklarını tarafsız bir şekilde gözler önüne serip iyi bir eleştiri okuyoruz.Herkese keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
Korkuyu BeklerkenOğuz Atay · İletişim Yayıncılık · 202233,3bin okunma
10/10
·438 syf.··
Beğendi
·
2022 28. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2022 00:48
İnce Memed, Yaşar Kemal'in Cumhuriyet Dönemi'nde toplumsal yaşamı konu edinen nadide bir eseridir.Eser 4 cilt olması yönüyle bir nehir roman özelliği gösterir.Yaşar Kemal bu romanı ağa-köylü çatışması üzerine kurgulamış, İnce Memed adını verdiği karakter üzerinden ağalık sistemine ve ağa-köylü çatışmasına bir başkaldırı özelliği göstermiştir. İnce Memed, babası genç yaşta ölmüş annesiyle baş başa kalmış küçük bir çocuktur.  Bu yüzden sahipsiz görülen İnce Memed köyün ağası olan Abdi Ağa tarafından sürekli eziyet görmüş aşağılanmıştır.İnce Memed bu eziyete katlanamayarak köyden kaçar başka bir köye sığınarak kurtulacağını düşünür. Ama beklediği gibi olmaz onu ağanın adamları bulur ve tekrar köye getirir.Her yıl köylünün elindeki mahsülün yarısından fazlasını alan ağa İnce memed'in yaptığı bu kaçma eyleminden sonra daha da ileriye giderek elindeki tüm mahsülü alarak onu ve annesini cezalandırır.  Aradan yıllar geçer ama zulüm devam eder.Yapılan zulme dayanamayan İnce Memed yavuklusu olan Hatçeyi de alıp kaçmak ister.Ama ağanın adamları tarafından yakalanır.Hatçeyi zorla nişanladıkları ağanın yeğenini ve ağayı vurmak zorunda kalır.Ağanın yaralanması yeğeninin ölmesi ile İnce Memed artık köye dönemez ve eşkıya olup dağlara çıkmak zorunda kalır.Yaşanan bu olaylar sonucu Hatçeyi yakalayan jandarma onu mahpushaneye atar suçsuz yere yargılanır. İnce Memed ise eşkıyalığı ile nam salan bir kahraman olur, çetelere katılır çarpışmalara girer.Tek amacı Hatçeyi kurtarmak ve Abdi ağa'yı öldürmek olur.Amacına ulaşmak için yolundan asla dönmez.Romanın ilerleyen sayfalarında verdiği mücadeleler ve köylü için sarfettiği çabalar konu edinilir. Tam bir başyapıt olan eser 2,3 ve 4.ciltlerinde bu olay örgüsü etrafında şekillenecektir. Herkese keyifli okumalar diliyorum.Kitapla kalın...
Edebiyat
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,2bin okunma
8/10
·308 syf.··
2022 27. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2022 01:30
Hüseyin Nihâl Atsız, şiir, roman ve araştırma alanlarında eserler vermiştir.Türkçülük akımının önemli temsilcilerindedir. Türkçülük akımını destekleyen Atsız ; Mecmua, Orhun, Orkun, Ötüken gibi dergiler çıkarmış, düşüncelerini bu dergilerde ortaya koymuştur.Tarihi romanlar yazmıştır.Romanlarında efsane mitos, destan geleneğinden yararlanmıştır. Göktürk dönemini yalın bir dille anlatmıştır. Yazarın bu eseri alışılmışın dışında bir şekilde ele alınmış tarihi konu edinmeden aşk konusunu çarpıcı bir şekilde ele almıştır.Romanın ana karakteri Selim Pusat askerlik görevinden atılmış bir kişidir.Askerlikten atılmasıyla tüm duygularını yitirmiş adeta yaşamak için bir sebebi kalmayan bir ruh adama bürünmüştür.Vaktinin çoğunu düşünmek için çıktığı Çamlı Koru'da geçirmektedir. Yine böyle günlerden birinde orada yabancı bir kadınla tanışır ve kadını rahatsız eden adamın olduğunu öğrenir ve onu evine kadar bırakır.Yolda giderken kadınla konuşmaya başlar ve adının Leyla olduğunu öğrendiği bu kadından çok etkilenir.Leyla Hanım aynı zamanda hem eşinin eski bir öğrencisi hem de yeni bir meslektaşıdır.Selim Pusat o günden sonra sık sık Çamlı Koru'ya giderek Leyla Hanımla karşılaşmayı temenni eder. Sürekli geç vakitlerde evden çıkan ve eve geç dönen eşini yaşadığı bu bunalımlı halden kurtarmak isteyen Ayşe Öğretmen onu kendi öğretmen arkadaşlarıyla ve öğrencileriyle tanıştırarak kayıtsız kaldığı dünyaya geri dönmesini umut etmektedir.Ayşe Öğretmen'in çabalarıyla onların yanında bulunmaya başlayan Selim Pusat zamanla fikri tartışmalara girer ve tasavvufla ve aşk ile ilgilenir. Aşk konusuna olan ilgisi onu hayatı sorgulaya iter.Zamanla eşinin öğrencilerinden Güntülü adlı öğrenciye hayranlık duymaya başlar ve kabul etmek istemese de ona artık aşık olmuştur. Eşine sadık kalmak ile aşkını
Edebiyat
Ruh AdamHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 201933,9bin okunma
Reklam