İrem Arslan

...Fakat ne olursa olsun bir şeyler yapabilirdi. Her insanın ölünceye kadar yapabileceği bir şeyler vardı. Her insan da, kör topal bunu yapıyordu. Mesele iyiyi kötüden ayırabilmekte idi ve her şeyin ama her şeyin iyisi de, kötüsü de oluyordu.
Sayfa 89 - İletişim·Kitabı okudu
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

İrem Arslan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·143 syf.·
7 günde okudu
·
2020 25. kitabı
Reşat Nuri Güntekin
8.3/10 · 4.184 okunma
Toplumsal vicdanın bireysel vicdanla bir tür denge tutturmak yerine ona tümüyle egemen olduğunu söylemeye çalışıyorum. Biz işbirliği yapmıyoruz- biz emre uyuyoruz. Dışlanmaktan, tembel, işlevsiz, bencil diye adlandırılmaktan korkuyoruz. Komşumuzun düşüncesinden, kendi seçim özgürlüğümüze saygı gösterdiğimizden daha fazla korkuyoruz.
Sayfa 281 - Metis Edebiyat·Kitabı okudu
Edebiyat
Puan vermedi·336 syf.··
Beğendi
·
2020 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Temmuz 2020 22:20
Mülksüzler kitabı temelde iki dünya düzeni üzerine kurulu. Birincisi Urras(bizim yaşadığımız Dünya) , ikincisi Anarres (Odocuların üzerinde yaşadığı Ay). Urras üzerinde kapitalist sistem hakim ve nüfusu oldukça kalabalık. Anarres üzerinde ise zamanında Urras’ın kapital düzeninin içinde barınamayan, düzeni bozmaya meyilli olduklarından Urras hükümetleri tarafından Ay’a gönderilen, anarşist, Odocu bir topluluk yaşıyor. Odocular, Anarres’te mülkiyetin, statülerin olmadığı her şeyin paylaşım üzerine yapıldığı(işleri, yemekleri vb.) bir düzen kurmuşlar ve yıllardır bu düzen içinde yaşıyorlar. Anarres’te devlet yok, yasalar yok, hapishaneler yok. Anarres yazarın kendi ütopyası aslında ama bunu bize süsleyip püsleyip anlatmak yerine ütopyaların bile aslında gerçekte gerekli özen gösterilmezse, nasıl da yoldan sapabileceğini ve eski kaçınılan özelliklerini yeniden kazanabileceğini anlatmayı seçmiş. Tamamen anarşist, mülkiyetsiz bir toplumun içinde bile kendi statülerini korumaya çalışanların nasıl belirebildiğini, yazılı bir yasa olmasa bile insanların çevresindekilerin onayına kendileri üzerinde adeta bir yasaymışçasına farkına bile varmadan nasıl da uyabileceğini gözler önüne sermiş. Ancak ne kadar zor olsa da yine de değişime, yenilenmeye ve farklı düşüncelere yer verilebildiğinde işerin düzelebileceğine dair her daim umudun olduğunu da bizlere göstermekten geri durmamış. Özellikle dikkatimi çeken kitaptaki başka bir yorumsa bu iki dünya uzun zamandır birbiriyle iletişimi oldukça sınırlı tutmuş ve iki halk da sadece eskiden beri onlara anlatılagelen kin dolu öyküler dışında birbirleri hakkında bir şey bilmiyorlar. Buna rağmen birbirlerine karşı nefretle dolular ve birbirlerinden korkuyorlar. Kitaptaki arkadaş grubumuzsa aralarında konuşurken diğer dünya halkı hakkında
Edebiyat
MülksüzlerUrsula K. Le Guin · Metis Yayınları · 202215,6bin okunma