İrem Arslan

Ey insan! bu kitabı sana ithaf ediyorum. Başının üstünden büyük bir rüzgar geçiyor. Yalancı bir fecirle başlayan asır kararıyor ve sana tek ümit ışığı olarak en kuvvetli kaynağı uranyumda değil, senin ruhunda sıkışmış maddeden koparak çıkardığın korkunç tahrip aletinin patlayışından yükselecek alevi bekletiyor. Ey bahtsız! Tarihinin hiç bir devrinde kendine bu kadar yabancı, bu kadar hayran ve düşman olmadın. Laboratuarında aradığın, incelediğin, oyduğun, dibine indiğin, sırrını deştiğin her şey arasında yalnız ruhun yok. Onu beyin hücrelerinin bir üfürüğü sanmakla başlayan müthiş gafletin otuz yıl içinde gördüğün iki muazzam dünya harbinin kan ve gözyaşı çağlayanlarında en büyük dersi arayan gözlerine bir körlük perdesi indirdi. Bırak şu maddeyi, boğ şu ölçü dehanı, doy şu fizik ve matematik tecessüsüne, kov şu kemiyet fikrini, dal kendi içine, koş kendi kendinin peşinden, bul onu, bul kendini, bul ruhunu, bul, sev, bil, an, gör, kendi içinde gör Allah'ını. Kendine dön, kendine bak, kendine gel. Aptalca bir konfor aşkından doğduğu halde her biri daha korkunç bir dünya harbi hazırlayan teknik mucizelerinin yanında, senin iç zıtlıklarını elemeye yarayacak ve seni kendi kendinle boğuşmaktan kurtaracak ruh mucizelerini ara. İnan mânevîlere ve mukaddeslere, inan! Onlar hakkında bu kadar küçükçe düşünmekten utan! Her sezilen derinliğin ifşa ettiklerini düşünmekten bile seni alıkoyan tabiatçı metodlarını fırlat ve bitlenmiş elbiseler gibi at. Ortaçağ papazında haklı olarak ayıpladığın dar kafalılığın anlayış sınırlarını daha fazla darlaştıran beş duyu idrakinin kapalı dünyası içinde kalma:  Arşı geç , ferşi atla , sidreyi aş, Gör ne var maverada ibrethiz.
Sayfa 412 - Ötüken
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Zaman, inkâr ile ilgilidir. Varlıkta zaman olmaz ki! An olur. - Peki, an dediğin nedir? - Sırf inkârdır, sırf yokluk. İkrârda zamansızlık demektir. İnkâr ile ikrârı ayırmak da mutlak zaman demektir.
1000Kitap
Yürü, ey sâyih-i âvâre yürü, durma yürü, Koymasın râh-ı visâlden seni ezvâk-ı misâl, Bu bedâyi', bu letâif heme rü'yâ vü hayâl, Yürü, ey zâir-i bî-çâre yürü, durma yürü, Yürü ki nüzhet-i vuslatta teâlî göresin, Yürü, aslında fenâ bul; budur etvâr-ı kemâl, Yürü, âlâyişi terk et; içesin ke's-i visâl, Yürü ki sâha-i hîçî tecellî göresin! Ey âvâre yolcu! Yürü! Durma, Yürü! Geçici zevk ve eğlenceler seni Allah yolundan alıkoymasın. Bu eşsiz manzaraların, bu güzelliklerin tümü yalnızca rüya ve hayal. Ey zavallı ziyaretçi! Yürü! Durma, yürü! Yürü ki, Hakk'a kavuşmanın bahşettiği şevk ile nice yüceliklere nâil olasın. Yürü ki, benliğini yok edip aslına kavuşasın. Kemâlin(olgunluğun) dereceleridir bunlar. Yürü ki, gösterişi, debdebeyi terk edip vuslat şarabıyla dolu kadehten içesin. Yürü! Yürü ki, hiçlik meydanında Allah'ın tecellisine vâkıf olasın.
Sayfa 40 - Şûle Yayınları·Kitabı okudu
Din
“Nedir bu kaybolan nesnelerden alıp veremediğin diyecek olursanız, size varoluşun anlamının kaybolanı aramada saklı olduğunu söyleyebilirim.”
Ama yarından çekinmenin nedeni şimdiki zamanı inşa etmeyi bilmemektir ve şimdiki zamanı inşa etmek bilinmeyince, bunun yarın yapılabileceği söylenir, ama bu da berbat bir şeydir, çünkü yarının daima bugün olduğunu görmüyor musunuz?
Sayfa 114 - Kırmızı Kedi Yayınları
Edebiyat