Kur’an’ın İndirildiği dönemi esas alarak hazırlanan Tevhit Mesajı; muhtasar/özlü bir tefsiri olup 2013 yılından beri muhtelif baskılarla yayınını sürdürmektedir. Söz konusu Tefsir; Mushaf metnini, Arapça açıklamaları ve referansları içeren 4000’e yakın dipnotla birlikte 1500 sayfa civarında oldukça hacimli bir çalışma olup birçok akademisyen ve ilgili okuyucunun istifade ettiğini belirtiği bir eser olarak bu haliyle yayınlanmaya devam edecektir.
Ancak Mushaf’ı ve dipnotlardaki Arapça bazı açıklamaları okuyamayan, ilgili kaynakları orijinalinden etüt etme imkânı olmayan okuyucularımızdan bu Tefsirin; Mushaf metni olmaksızın ve Arapça notların Türkçeleştirilerek hazırlanması yönünde ciddi talepler geldi. Ayrıca bu çalışmanın “iniş sıralı” olarak düzenlenmesiyle ilgili de arzu ve istekler oldu.
Bu vesileyle şunu ifade etmek isteriz ki, iniş sıralı/kronolojik Kur’an çalışması; Bu sûre, Mekke'de inmiştir, şu sûre Medine;de inmiştir” şeklinde Kur’an sûrelerini, sıralamaktan ibaret değildir. “İniş sıralı” bir çalışma; sûrelerin/ayetlerin; nerede, hangi şartlarda, kiminle/kimlerle ilgili, hangi sorulara cevap mahiyetinde indirildiğini, hangi mevzuyu işlediğini, hangi mesajı verdiğini, kısaca “esbab-ı nüzûlü” göz önünde bulundurarak ayetlere buna uygun mana vermeyi gerektirir. Okuyucusunun fark edeceği üzere Tevhit Mesajı’nın özelliği, bu hususları dikkate almasıdır. Bu itibarla da “iniş sıralı” niteliğini hak ettiğini düşünüyoruz.
Daha geniş kitlelerin istifadesine sunulması açısından söz konusu isteklerin yerinde ve haklı talepler olduğuna inanarak Tevhit Mesajı’nı, bu özellikleri taşıyan yeni biçimiyle değerli okuyucularımıza sunmanın mutluluğunu yaşamaktayız.
Şu hususu da belirtmekte fayda görüyoruz: Bu Tefsiri okurken, referans ve dipnotlarla ilgili daha geniş bilgi ve açıklamalara ihtiyaç duyan değerli okuyucularımızın, Mushaf’taki sıraya göre telif edilmiş, Mushaf metnini ve Arapça notları da içeren ana çalışmamıza başvurabileceklerini hatırlatmak isteriz. Sûre başlarında; Mushaf'taki sıralamanın da parantez içinde gösterilmiş olması bunu kolaylaştıracaktır.
İnsanı; özündeki değerlere/fıtrata çağıran Yüce Kur'an'ın sesini duymak ve duyurabilmek duasıyla…
Hasan ElikTevhit Mesajı
Kur'an Yolu Değerlendirmesi / Yeni Kitap / Metin Sevil @metinsevil1571
5 ciltlik tefsiri detaylı biçimde okuyup 133 maddede değerlendirmiş yazar. Alanında yazılmış en geniş kitap olduğunu söyleyebilirim. Bu kitabı okumadan Kur'an Yolu tefsirine başlamayın. Bu kitap sizi tefsire daha çok yaklaştıracak.
Metin Sevil "En büyük hedeflerimden birisi de meal-tefsir yazımı yapan hocalarımıza bu çalışmamı ulaştırıp; “Sıradan bir okuyucu meal-tefsir okurken nerelerde kafa karışıklığı oluşuyor, günümüzün daha çok düşünen ve soran zihinleri için ne tür bir çalışma gerekiyor?” konularında fikir verebilmektir."
⭕ Metin Sevil Video tanıtım linkte: youtu.be/TO4fyBGlTm0
Hakkında açılan davaya göre Sokrates gençlerin kafasını karıştırıyor ve onları dinsizliğe sürüklüyordu. Bunu kimi yerde ‘‘Kendini bil’’ dictumuyla bir başka yerde ‘‘Hayattan ne kadar uzaklaşırsak gerçeğe o kadar yaklaşırız’’ diyerek yapıyordu. Bunlar yetmezmiş gibi bir de ahlakiliğin bir gereklilik olduğunu söylüyordu. Kişinin kendisini bilmesi ve ahlaki bir sorumluluk hissetmesi çok tehlikeli bir unsur olacak ki yargılanmasının önü açılmıştı. Bu doğrultuda mahkeme kuruldu ve yargılama süreci başladı.
Sokrates kendisini yargılayanlara gayet sakin bir şekilde yanıtlar veriyordu. Öyle ki çıktığı mahkeme önünde ‘‘ben Tanrı tarafından bu devlete gönderilmiş bir at sineğiyim’’ diyor ve ekliyordu ‘‘Ve bu devlet, koca cüssesi nedeniyle yavaş hareket edebilen ve canlanması gereken bir attır. Ben de Tanrı’nın bu devlete musallat ettiği bir at sineği gibi bütün gün boyunca her yerde sizi uyandırıyorum, hareketlendiriyorum, azarlıyorum ve ikna ediyorum. Ve eğer Tanrı sizi düşünerek bir at sineği daha göndermezse, hayatınızın geri kalanını uyuyarak geçirirsiniz.”
Bu din halkı şöyle uyutuyordu: “Siz sorumlu değilsiniz. Zira olup biten her şey Allah’ın iradesi dahilinde olmaktadır. Öyleyse yoksulluğunuzdan dolayı üzülmeyin. Zira öte dünyada bunun karşılığı size verilecektir. Bu nedenle ne kadar darda olursanız olun, ses çıkarmayın! …”
Tarih dersi yalnız bilgi olsun diye değil, daha çok irade olsun diye, coğrafya dersi vatan sevgisi, fizik dersi kainat sevgisi olsun diye mektepte okutulmalıdır.