Bu kitapta bakış açınızın ne kadar sığ olduğunu farkedeceksiniz. Çok sıradışı bir durumu ele alan bu kitap birçok duyguyu bana yaşattı… bittiğinde o buruk acıyı yüreğimde hissettirdiği için ona teşekkür ediyorum.
Elmalılı M. Hamdi Yazır (1294/1877) Antalyanın Elmalı kazasında doğmuştur. Babası “Şeriye Mahkemesi” başkatibi, annesi Elmalı alimlerinden Mehmet Efendinin kızı Fatma Hanımdır. Elmalılı Hamdi Yazır devrin ileri gelen alimlerinden ders almış, Kanuni Esasinin değişmesinde rol oynamış, fıkıh hocalığı yapmış, üniversitelerde eğitim vermiş, devlet işlerinde önemli görevler almış, Ayan meclisi üyeliğinde bulunmuş, arapçaya çok hakim, Fransızca, Farsça dillerine de hakim üstün mertebeli bir adamdı. 20 yıldan fazla süren Hak Dini Kuran Dili adındaki tefsiri hazırlaması, kendinden sonra gelen birçok sıradan din adamının tefsirlerine ilham kaynağı oluşu, hurafeden ve batıldan mümkün mertebe uzak kalan mantıklı bir beyne sahip oluşu insanların Kuranı bilip okumak için eline almak ietediği bir tefsirde ilk akla gelmesi gereken kişi olarak Elmalıyı işaret ediyor. Kuranı anlamak bilmek her MÜMİNin yapması gereken bir iştir ve bu hususun önem derecesinden dolayı titizlikle araştırma yapmak bizim vazifemizdir. Uzun zamandır çabalarım tefsirler arasında gezinmelerim sonucu zaten önce de bildiğim Elmalıyı benim ilk ve en önemli durağım yapmıştır. Eski birçok alimde şüphe uyandıracak açıklamaların yanı sıra Elmalıda böyle bir durumla ben dahil birçok aklına güvendiğim insan karşılaşmadığı için gönül rahatlığıyla okuyup inceliyorum. Bu yolda araştırma yapıp kafasında soru işaretleri olanlar için de şunu söyleyebilirim ki “hırsızlıkla yolsuzluk aynı şey değildir” diyen ve yolsuzluğa kılıf uyduran Hayrettin Karaman gibi karaktersiz kişilikleri bünyesinde barındıran Diyanet İşlerinin tefsir ciltlerinden bile şüphe ile yaklaşıyorum! Bu yüzden bu konuyu düşünenler için rahatlıkla bu Hak Dini Kuran Dili setini tavsiye edebilirim
Bazı kitaplar vardır, elinize aldığınızda çok vaad vermeyeceği mesajı açıktır. Lakin okuduğunuzda beş yüz sayfalık bir kitaptan alacağınız doygunluğu o incecik, o vaadsiz kitaptan alırsınız. İşte o zaman bir kez daha şu gerçek, düşünceleriniz arasından sıyrılıp en öne yerleşir; bir kitapta kalite, kelime ve sayfa sayısından değil içindeki doluluktan ve yazarın gücünden belli olur. Herkesin okumasını isteyebileceğim bir kitap... basit, hafif, günlük hayattaki tezatları içeren, aslında hayatın tam içinde hep şahit olduğumuz fakat önemsemediğimiz küçük şeylerin bizde büyük duygular uyandırmasını sağlayan bir kitaptır. Samipaşazade Sezai, o dönemin klasik sanatçılarında olduğu gibi uzun ve süslü cümlelerle küçük dediğimiz bazı olayları en güzel sunumuyla karşımıza çıkarmış. Okurken bazen tebessüm edeceğiniz bazen de ufak sızıntılar yaşayacağın kısa süreli hikayelerden oluşan bir kitaptır.
Abartılan hiçbir kitap beklentiyi karşılamaz!!! BE ĞEN ME DİM ! Tamam küçük cocugun zeka fışkıran cümleleri ve yeşilçamı aratmayan hayat hikayesi yürekleri burktu da kim bu kitabı bu kadar popüler yaptı..?
Okurken nabzınızı yoklayan ara ara sinirlerinizi bozan bazen hoş bazen nahoş karşılayabileceğiniz lakin sonunda ehh be Ahmet sen ne büyük yazarmışsın dedirten şahsına münhasır bir kitap...