Bir halk hikâyesinden, ilk Türk distopik romanına!
Peki, "distopya" deyince aklınıza Yaşar Kemal gelir miydi? Orwell, Huxley, Burgess... Belki çoğumuz Yaşar Kemal'in distopik bir eser meydana getirdiğini dahi bilmiyorduk. Oysa eseri okuyunca anlayacaksınız ki "Fazlası var, eksiği yok!" Peki neden? Belki bu sorunun cevabı da eserde saklı!
Hayvanlardan yola çıkarak insanları anlatmak, hangi eseri getiriyor aklınıza? Filler gücün simgesi, karıncalar çalışkanlığın, azmin... Filler Sultanı karıncalardan etkilenir ve onlara hükmetmek ister. Filler Sultanı otorite, Kırmızı Sakallı Topal Karınca otoriteye karşı başkaldırının simgesi. "Ama bilmeliydiniz ki haklı azınlık, haksız çoğunluktan daha güçlüdür." (s. 17) Öyle midir sahiden? Yoksa sadece edebiyatta mı öyle biter mücadeleler? Dönüp bakalım mı dünyaya!
Bir milleti yok etmek isterseniz önce nereden başlarsınız buna? Kim olduklarını unutturmaktan değil mi? Ama önce bir başlangıç gerek, mağduru oynamak! İkiz Kuleler saldırısını düşünün, Fil Amerika'ydı, göstermelik bir saldırıyla mağduru oynadı, ilk saldırı onlardan geldi dedi ve devamında girdiği yerlere "özgürlüğü" götürdü. Sömürge yasaklı kelimeydi neticede! Durun, o kadar uzağa gitmeyelim, ne diyor İsrail, ilk kurşunu Filistin sıktı! Savaşı kazanmak yalnızca bir başlangıçtır, bir son değil... Tamamen yok etmek için dilini ve kültürünü unutturmaya yönelik çalışmalar gelir, eserdeki Filce okulu gibi... Tarihini, dilini, kim olduğunu unutturmak... Cengiz Aytmatov'un Gün Olur Asra Bedel'ini bilirsiniz, mankurtlaştırma çalışmaları vardır Sosyetlerin Türkler üzerinde. Kim olduğunu unutursun, kimden geldiğini... "Nayman Ana harap olmuş belleğin kapısını kaçıncı kez zorlamayı denedi: Kim olduğunu anımsa! Adını öğren! Babanın adı Dönenbay! "youtu.be/Pj--AfIcW7o?si=... Yalnızca zorla
Ey çaresiz
Neyin çaresini arıyorsun
Neyin çaresi var, neyin yok
Yaz bunları bir kenara
Bir gün belki bulursun çareyi
İnsanlar ölmesin demiyorum
İstediğim ölümsüzlük değil
Ne kendim, ne başkaları icin
İstediğim, cocuklar ölmesin
Ben ülkemi çok seviyorum. Üstelik de bu ülke beni hiç sevmemişken seviyorum. Ölene kadar da sevmeye devam edeceğim ama sizin gibi değil, sizin gibi değil işte…
#Poyrazkarayel
Kahvaltını hazırlarken düşün başkalarını. Güvercinlere yem vermeyi unutma. Başkalarını düşün savaşırken, barış isteyen ötekileri. Su faturanı öderken, düşün sadece bulutlardan su içenleri.
Eve giderken, kendi evine, çadırda yaşayanları düşün. Uyurken ve gezegenleri sayarken baş koyacak bir yastığı olmayanları. İmgelerle özgürleşirken sen, konuşma hakkı gasp edilenleri düşün. Ve uzaktaki ötekini düşünürken kendini düşün ve de ki: keşke bir mum olabilsem şu karanlıkta..
Sürgünden Mektuplar
Mahmud Derviş