hub di qelban kîmîya ye
“
kalblerin kimyasıdır aşk”
Kimya; eski edebiyatta maddeleri altına gümüşe dönüştüren sıvıdan bahsedilir...Aşkında tıpkı kimya gibi kalpleri dönüştürdüğünden söz eder...
Melayê Cizîrî
HAKİKAT
Artık yalancı şafakları tanıyor gibiyim
Yolcusuyum gerçek sabahın
Ruhum ölümsüz manaların peşinde
aldatıcı duygulardan bitap düşüyor gönlüm varlığı sorgulamış bir mühtedi hissiyatında
derin yaralara sahibim batıl davaların savaşında
Fikrim kendine tapan bir kral uğruna yağmalanmış bir şehri andırıyor
Unutulmuş harabeler içerisinde ruhum
Yolcusu değildim ben yokluğun
Var edene minettardım
Belki aldandım,
fakat aldatmak olmazdı gayem
Sahi neydi mana neydi
hakikat neydi bu dünyadaki payem
Hakikat miydi ruhumun gayesi
Sorularım vardı varlığımın nişanesi
Varlığım kocaman bir kainat
Haydi söyleyin neydi hakikat
aşk diyordu mela
gerçek olan her ışıkta
her güzellikte kavuşabilmek
yüce nura
güneş batıyordu oysa
vakti geldiğinde
ki ay sadece karanlık gecelerde
ulaşabilir miydi süslü yıldızlar sabaha
İşte burada yolum
Yeni yılda ilk yazım
HAKİKAT
Artık yalancı şafakları tanıyor gibiyim
Yolcusuyum gerçek sabahın
Ruhum ölümsüz manaların peşinde
aldatıcı duygulardan bitap düşüyor gönlüm varlığı sorgulamış bir mühtedi hissiyatında
derin yaralara sahibim batıl davaların savaşında
Fikrim kendine tapan bir kral uğruna yağmalanmış bir şehri andırıyor
Unutulmuş harabeler içerisinde ruhum
Yolcusu değildim ben yokluğun
Var edene minettardım
Belki aldandım,
fakat aldatmak olmazdı gayem
Sahi neydi mana neydi
hakikat neydi bu dünyadaki payem
Hakikat miydi ruhumun gayesi
Sorularım vardı varlığımın nişanesi
Varlığım kocaman bir kainat
Haydi söyleyin neydi hakikat
aşk diyordu mela
gerçek olan her ışıkta
her güzellikte kavuşabilmek
yüce nura
güneş batıyordu oysa
vakti geldiğinde
ki ay sadece karanlık gecelerde
Yolunu şaşırmış,yaşadığı hayata kutlu bir mana yükleyemeyen toplumlarda insanlar ne der endişesini taşımak beyhudedir.
Ancak yaratıcının çizdiği dosdoğru yolda yolcu olan hak ile olan irtibatını halk ile olan ilişkisinde rehber edinen bir toplumda insanların ne dediğine bakılabilir.
Başkalarının bize baktığı kriterlere göre kendimizi değerlendirmeye kalkıştığımızda sürekli olarak onlara uyma gereği duyarız ki yaşadığımız çağın toplumlarında örnek alınacak ölçüde bir hayat nizamı bulunmamakta...
Bunun için yapılması gereken vücut hücrelerimize yön veren mutlak yaratıcının yönlendirmesi niteliği taşıyan “İslam ne der” endişesini her an taşımak olacaktır.