Edremitte insanın ruhuna inşirah bir bahar günü...Merkez camisinin hemen kıblesine düşen yerde güzel bir mekan bulunuyor.Değerli bir hocamla orada bahar güneşinin yumuşaklığında hasbıhal ediyoruz...Kendileri dini ilimlerde ve arapça dilinde gayet donanımlı yaşça altmış küsür yaşlarında toplumda yer bulmuş bir değerli bir şahsiyet.
Dahili olduğumuz mekan ve ortam gibi dünyadan eşyadan maddeden konuşuyoruz .İkindi vakti ve yanıbaşımızda olan camii minarelerinden bir ses yükseliyor semaya ve işeten ruhlara doğru;
كُلُّ نَفْسٍ ذَائِقَةُ الْمَوْتِ ۗ وَإِنَّمَا تُوَفَّوْنَ أُجُورَكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ۖ فَمَنْ زُحْزِحَ عَنِ النَّارِ وَأُدْخِلَ الْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَ ۗ وَمَا الْحَيَاةُ الدُّنْيَا إِلَّا مَتَاعُ الْغُرُورِ
Bu gün içerisinde vefat edenler adına onunan sela idi ve mealen şöyle diyordu
“Her nefis ölümü tadıcıdır. Kıyamet günü elbette ecirleriniz eksiksizce ödenecektir. Kim ateşten uzaklaştırılır ve cennete sokulursa, artık o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.”
Son cümle aslında yaşadığımız dünya hayatını bizlere harika bir şekilde özetler durumda...
Çayı getiren arkadaşla muhabbet kuran seyda(hoca) Hz Ömer’den bir menkıbe anlatıyordu idrak sahibi zihinlere hikmet adına ;
Hz Ömer (r.a)Halifelik görevini aldıktan sonra parasıyla bir adam tutmuştu. Bu adamın görevi her gün, günün belirli saatlerinde Hz. Ömer yanına gelerek ona;
“Ya Ömer Allah’tan Kork, Ölüm Var!” Demekti.
Bu Duruma Günlerce, aylarca, hatta yıllarca devam etti. Bir gün Hz. Ömer R.A aynaya bakarken saç ve sakalını ağardığını gördü. Günün muayyen zamanlarında karşısına geçerek kendisine ölümü hatırlatan ve bu görev karşılığında Hz. Ömer R.A.’dan para alan görevliyi yanına çağırdı. Hz.Ömer artık bundan böyle adamın görevine son vereceğini