Efsa Atak

Efsa Atak
@Efsatak
Özel Eğitim Öğretmenliği
Onsekiz Mart Üniversitesi
9 Aralık
25 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi·256 syf.··
2025 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2025 14:13
Yavuz.. Gerçek manada hayran olduğum bir padişah. Tıpkı ismi gibi tahtta kaldığı her gün güç kelimesi onun için bir sembol olmuş. Kitabın içindekiler kurgu olsa da tarihin gerçekliğini yansıtmasından asla kaçamıyorsunuz. Yavuzun bazen liderliğinden bazen de devletin idamesini sağlamak adına karar aldığı acımasızca davranışları… Bir taraf böyleyken bazen şaşırıyorsunuz. Sanata bu kadar düşkün olan her bir dizesini yaşanmışlık ve hislerle ilmek ilmek kaleme döken bu padişah nasıl olur da bu kadar acımasız olur?Tarihin kazanç dolu her anı yansıtılmış aynı zamanda çok sürükleyici bir eser olmuş bunun dışında kitaptan öğrendiğim en iyi şey insanın içinde gerçekten ulaşmak istediği bir hedef arzusu varsa onun için gözden çıkaramayacağı hiçbir şeyin olmadığıdır. keyifli okumalar. :)
YavuzOkay Tiryakioğlu · Timaş Yayınları · 20122,546 okunma
Reklam
Puan vermedi·72 syf.··
2024 29. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2024 19:07
Kızıl Veba – Jack London Jack London’ın kalemiyle ilk kez tanışıyorum ve büyülendiğimi söyleyebilirim. Kızıl Veba, kısa ama derin etkiler bırakan bir yapıt. Akıcı diliyle sizi sıkmadan içine çeken, bir oturuşta okunabilecek bu eser, okuru hem düşündüren hem de çarpıcı gerçeklerle yüzleştiren bir başyapıt. 1912 yılında kaleme alınan bu eser, yazarın öngörüsüyle 2010’lu yılları ve sonrası için ürpertici bir felaketi betimliyor. Ana karakterimiz Grenser, 2070’li yıllarda torunlarına geçmişin dehşetini, Kızıl Veba adlı salgını anlatıyor. Bir zamanlar üniversitede dil profesörü olan Grenser, bu küresel felaketin insanların hayatlarını nasıl altüst ettiğini ve bilim insanlarının bile bu hastalığın karşısında çaresiz kaldığını açıklıyor. Düşünün, dünyada sekiz milyar insan var, ancak salgının yıkıcı etkisiyle geriye yalnızca yüz kişi kalıyor. İnsanlar hayatta kalma uğruna birbirini öldürüyor, her yer yağmalanıyor, güven ve ahlak yok oluyor. Modern uygarlığın çöküşüyle birlikte insanlık, ilkel çağlarına geri dönüyor. Geriye kalanlar kabileler halinde yaşamaya başlıyor ve nesillerini devam ettirmek için yeni bir düzen kurmaya çabalıyorlar. Grenser, bu yıkımı birebir yaşamış bir bilge olarak, torunlarının geçmişe dair hiçbir şey bilmeyişini, medeniyetin tamamen unutulmuş olmasını kabullenmekte zorlanıyor. Modern dünyanın imkanlarını bilen birinin ilkel düzende hayatta kalma çabasını okurken, bu keskin dönüşüm karşısında hayranlıkla dehşet arasında gidip geliyorsunuz. İnsanlığın başladığı yere dönmesi, bilginin yok olması ve bu yeni düzende sahtekarların ortaya çıkması, hikayeyi daha da sürükleyici hale getiriyor. Kızıl Veba, yalnızca bir salgını değil, aynı zamanda insanlığın zaaflarını, hayatta kalma içgüdüsünü ve medeniyetin ne kadar kırılgan olduğunu anlatan bir alegori.
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2024 30. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2024 17:56
Bu kitabın çocuk edebiyatı kategorisinde değerlendirilmemesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü “Küçük Prens” aslında küçük bir çocuğun gözünden biz yetişkinlere ayna tutan, hatalarımızı sorgulatan ve anlamlı dersler veren bir eser. Çoğu yetişkin, zamanla kendi çocukluğunu unutuyor ve çocukların dünyasını anlamakta zorlanıyor. Bir çocuğun dünyasına adım atmak ve onu anlamak, ancak onunla kaliteli zaman geçirmekle mümkün. Ne yazık ki, yoğun yaşam temposu içerisinde birçok ebeveyn bu sorumluluğu yerine getiremiyor. İhmal edilen ve anlaşılmayan çocuklar, zamanla içine kapanıyor, dış dünyayla bağlarını koparıyor ve kendilerini yalnızlıkla çevreleyen bir döngüye hapsediyorlar. Kitabın yazarı, Fransız bir savaş pilotu olan Antoine de Saint-Exupéry. Yazar, İkinci Dünya Savaşı sırasında, bir görev uçuşu sırasında hayatını kaybetmiş. Bu eser, onun New York’ta bir otel odasında yazdığı ve belki de kendi iç dünyasını yansıttığı bir hikaye. Kitap, Sahra Çölü’ne düşen bir pilotun, orada karşılaştığı küçük prensle dostluğunu anlatıyor. Küçük prens, kendi gezegeninde bir gül yetiştiriyor ve ona derin bir sevgi besliyor. Ancak, gülün ona söylediği bir yalan yüzünden hayal kırıklığına uğrayarak gezegenini terk ediyor ve yeni dünyalar keşfetmeye karar veriyor. Yolculuğu sırasında altı farklı gezegeni ziyaret eden küçük prens, bu gezegenlerde farklı insan karakterleriyle tanışıyor. İlk gezegen, otorite tutkunu bir kralın hüküm sürdüğü yer. İkinci gezegen, yalnızca kendini beğenmiş bir sanatçının yaşadığı, toplumdan kopmuş bir dünyayı temsil ediyor. Üçüncü gezegen, umutsuzluklarını unutmaya çalışan bir sarhoşun evi. Dördüncüsü, yalnızca sahip olma arzusuyla yaşayan bir işadamının gezegeni. Beşinci gezegen, sorgulamadan görevini yerine getiren bir fenercinin dünyası. Altıncı gezegen ise
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015279,7bin okunma
Puan vermedi·524 syf.··
2024 26. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2024 13:15
Masumiyet Müzesi belki de ismini sayısız kere duyduğum, aşk romanı olarak nitelendirilen, herkesin eşsiz biçimde övdüğü, gerçeğe dökülmüş, müzeye dönüştürülmüş bir eser. Belki bu cümleler size yanlış gelecek ya da fikir ayrılığı oluşturacak ama hiçbir zaman aşk demeyeceğim bu esere. Üzgünüm biraz realist bakmak gerekiyor. Neye aşk deniliyor tam olarak. Kemal’in Füsun’u sevdiği halde korkak kalbi yüzünden Sibel ile nişanlanmasına mı? Ya da Füsun’un evli olduğu halde Kemal ile göz ilişkisi kurmasına mı? Kemal karakteri asla sevmeceğim bir karakter oldu. Tamamen kendi çıkarlarını düşünen, cinsel arzularını yüksek ve sapkınlık derecesinde yaşayan ve bu yaşadıklarını aşk adı altında nitelendiren basit bir karakter benim için. Sizce Kemal de olan gerçek aşk mı yoksa elde edemeyip hayatından kaçan Füsun’a duyduğu bir takıntı mı? Sizce gerçekten bu denli aşık bir adam birini severken başka biriyle nişanlanabilir mi? Üstelik sözü geçen biri. Sessiz bir karakter olmadı son ana kadar. Yine aynı şekilde Füsun.. Hangi kadın bir adamın hayatında biri olduğunu bildiği halde apartman içinde onunla beraber olmayı kabul eder? Sizce Füsun’un duyduğu bu şeyin aşk olma ihtimali nedir? Tek tek analiz yapacağım çok karakter var ama son olarak Sibel. Neden bu kadın daha detaylı işlenmedi bu eserde yaşadığı derin acılar ele alınmadı. Sibelin duyduğu şey de romanda aşk olarak işlendi. Aşk nişanlının başka bir kadınla birlikte olduğunu öğrendikten sonra onu iyileştirmeye çalışmak mıdır? Çok üzgünüm bu güzel duygununun bu şekilde yazılmasına. Bu başlık altında ele alınmasına. Değinmeden geçmek istemediğim bir yer var ki: Füsun’un daha önce kimseyle birlikte olmaması ve Kemal‘in onu ikna etmeye çalışırken bunu modernleşme ile ifade etmesi. Gerçekten bu kısmı okurken ruhum daraldı. Kemal’in içinde
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,3bin okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2024 27. kitabı
Alaturka kültürü ile yetişmiş bir insan sonradan alafranga bir hayatın içine dahil olduğunda yaşamı nasıl şekillenir? Bu hayat içinde kendinden mi geçer, yoksa benliğini koruyarak kültürüne bu hayatı entegre mi eder? İki farklı hayat tarzını anlatan bir kitap; iki insan, iki düşünce yapısı, iki gelenek kültürü… Çoğu sayfada geçen yazıları çok şaşkınlıkla karşılasam da dönemin özellikleri olduğu için yadsımadım. Ayrıca yazarın kullandığı mizahi dil inanılmaz derecede etkili. Konu olarak doğu-batı kültürü işlenmiş. Aslında doğu batı kültüründen ziyade yanlış batılılaşma ve doğru batılılaşma anlatılmaya çalışılmış. Kitabı bitirdiğinizde doğru batılılaşma nasıl olmalıdır? Şeklinde bir soru yönelteceksiniz kendinize ve bunun üzerine düşüneceksiniz. Yazarın sürekli araya girip kitabı bir sohbet havasına çevirme kısmında alafranga yaşam tarzından pek hoşlanmadığını da anlayacaksınız. İyi okumalar..
Felatun Bey ile Rakım EfendiAhmet Mithat Efendi · Dergah Yayınları · 201428,2bin okunma
Reklam