Bazı insanların yoksulluk, kafasızlık ve aşağılanma gibi talihsizlikler yüzünden bütün hayatlarını acılar çekerek yaşadıkları düşüncesi, tıpkı cenaze arabası gibi aklımın içinden ağır ağır geçerek kaybolup gitti.
Güzellik, tarihsel olarak uzun bir süre sadece ahlakı ve karakteri ifade edebilmekle ilgiliydi. Günümüzde ise güzellik karakteri tamamıyla seksiliğe boyun eğmiştir. 19.yüzyılda orta sınıf kadınları, seksapelliklerinden dolayı değil güzelliklerinden dolayı çekici bulunurdu. Güzellik fiziksel ve ruhsal bir vasıf olarak olarak anlaşılırdı.. Bizzat cinsel çekicilik yeni bir değerlendirme kıstasını tesis etmiştir be bu da hem güzelliğin hem de ahlaki karakterin yerine geçmiştir. Ya da daha ziyade bununla karakter ve psikolojik mizaç eninde sonunda seksiliğe tâbi olmuştur.
Like, algıya hükmeder. Fakat empatik anlamda görme her zaman başkayı görmektir, buna tecrübe denir. Kişi kendisini yaralanmaya maruz bırakmadan başkasını göremez. Görmek incinilebilir olmayı gerektirir. Diğer türlü, hep aynı şeyler tekrar eder. Duygululuk incinebilirliktir. Yaralanmaya, görmenin hakikat ânı denilebilir. Yaralanma olmadan hakikât yoktur; doğruyu almak, yani algılama da yoktur. Aynının cehenneminde hakikat yoktur.
Sanat eseri şok edicidir. İzleyiciyi toslatır. Pürüzsüz bambaşka bir yönelimselliğe sahiptir. İzleyiciye tutunur, ona bir Like yaptırır. Sadece beğendirir, altüst etmez.