Ne istediğini bilmeyen her şeyi ister.Her şeyi isteyen hiçbir şey alamaz. Hiçbir şeyi olmayan sadece bir şeye sahip olmak ister . İstediği bir şeye sahip olan her şeye sahip olur .Her şeye sahip olana ise her şey sahip olur.
Kronik vicdan azabı,tüm ahlakçıların hemfikir olduğu gibi,hiç istenmeyen bir duygudur. Eğer kötü bir davranışta bulunduysanız, pişmanlık duyun, elinizden geldiği kadar durumu düzeltin ve bir daha ki sefere daha iyi davranmaya bakın. Ne sebeple olursa olsun hatanızın üstünde kara kara düşünmeyin . Temizlenmenin yolu çamurda yuvarlanmak değildir.
Ve ben,kafamın içine ve yalnız kendi ruhuma kapanmakla onların üstünde değil altında bulunduğumu anlıyordum . Şimdiye kadar zannettiğim gibi , kitleden ayrışmanın bir hususiyet,bir fazlalık değil,bir sakatlık olduğunu hissediyorum. Bu insanlar dünyada nasıl yaşamak gerekiyorsa öyle yaşıyorlar , vazifelerini yapıyorlar, hayata bir şey ilave ediyorlardı.Ben neydim ? Ruhum, bir ağaç kurdu gibi beni kemirmekten başka ne yapıyordu ? Şu ağaçlar , onların dallarını ve eteklerini örten karlar,şu ahşap blna ,şu gramafon ,şu göl ve üzerindeki buz tabakası ve nihayet bu çeşit çeşit insanlar hayatın kendilerine verdiği işi yapmakla meşguldüler. Her hareketlerinin bir manası vardı, ilk bakışta göze görünmeyen manası. Ben ise ,dingilden fırlayarak , boşta yuvarlanan bir araba tekerleği gibi sallanıyor ve bu halimden kendime imtiyazlar çıkarmaya çalışıyordum. Muhakkak ki dünyanın en lüzumsuz adamıydım. Hayat beni kaybederek hiç bir şey ziyan etmeyecekti. Hiç kimsenin benden bir beklediği ve benim hiç kimseden bir beklediğim yoktu.
İşte o andan itibaren bende ,hayatımın istikametine olan değişim başladı.Lüzumsuzluğuma ,faydasızlığıma bu andan itibaren inandım.