Ahmet İlhan

Ahmet İlhan
@Ehmat
Birikim, Doğubatı, Ekeleştiri, Cumhuriyet kitap, gazeteduvar, artıgerçek gibi gazete ve dergilerde makaleler yazar. Yayımlanmış dört kitabı var.
30 okur puanı
Şubat 2020 tarihinde katıldı
Deliler, korkaklar ve savaş
DELİLER, KORKAKLAR ve SAVAŞ -Aa! Siz demek gerçekten korkağın tekisiniz, Ferdinand! (...) - Öyle, büsbütün korkağım, Lola, savaşı ve içinde ne varsa büsbütün reddediyorum...Ben savaş var diye üzülmüyorum...Ben kaderime razı olmuyorum..Ben bu konuda sızlanıp durmuyorum...Onu olduğu gibi reddediyorum, içindeki insanlarla birlikte, onlarla, onunla hiçbir alış verişim olsun istemiyorum. isterlerse dokuz yüz doksan beş milyon kişi olsunlar ve ben tek başıma kalayım, yine de haksız olan onlar, Lola, haklı olan da benim, çünkü ne istediğini bilen bir tek ben varım: ben artık ölmek istemiyorum. -Ama savaşı reddetmek olanaksız, Ferdinand! Vatan tehlikedeyken savaşı reddetmek için ya deli ya da korkak olmak gerek... -O zaman da yaşasın deliler ve korkaklar! Ya da daha doğrusu bir tek deliler ve korkaklar yaşayabilecek! Örneğin Yüzyıl Savaşları sırasında ölen askerlerden bir tanesinin bile adını hatırlıyor musunuz Lola?.. Bu isimlerden bir tanesini bile öğrenmeyi denediniz mi hiç?..Hayır, değil mi?.. Asla denemediniz!.. (...) Gördüğünüz gibi, Lola, boşuna ölmüşler! Bir hiç uğruna ölmüşler. (...) Bahse girerim ki on yıl sonra, bize ne kadar mükemmel görünürse görünsün, bu savaş tamamen unutulmuş olacak... olsa olsa bir avuç malumatfuruş, bu savaş ve onu süsleyen belli başlı katliamların kesin tarihi konusunda sağda solda kapışırlar, o kadar... insanların birkaç yüzyıl, birkaç yıl, hatta birkaç saat mesafeden birbirleri hakkında anımsanmaya değer buldukları biricik şey budur...ben geleceğe inanmıyorum Lola!..(sy 84,85) Louis- Ferdinand Celine ( GECENİN SONUNA YOLCULUK)
Sayfa 84·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Ahmet İlhan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·452 syf.··
2020 21. kitabı
Marquis de Sade
6.7/10 · 771 okunma
Puan vermedi·452 syf.··
2020 21. kitabı
MARQUIS DE SADE - SODOM(sodom'un 120 günü)roman-374 sayfa, çeviri: birsel uzma insanın kendisinin karanlık yanlarıyla sansürsüz,en çıplak haliyle karşı karşıya kalması... tek başınasınız ve sizi asla kimsenin göremeyeceğini biliyorsunuz ne yaparsınız, nasıl davranırsınız,?.. en yalın,denetimsiz,sınırsız halinizin nasıl olabileceğini biliyor musunuz?.. bütün denetim ve baskı mekanizmalarından kurtulsanız, ruhunuzun içinden geçen her şeyi gerçekleştirir misiniz ve bunlar en karanlık, iğrenç, aşağılık taraflarınızı açığa çıkaran eylemlerinizden oluşur mu?.. ''sineklerin tanrısında'' bir adaya bırakılan çocukların nasıl vahşi birer katile dönüştüğünü okumuştuk. yani hiçbir sınırlayıcı değer yargısı, ahlaki bağlılıklar, dini zorunluluklar, toplumsal ikazlar ve mecburiyetler, yükümlülükler olmaksızın bir araya gelseniz nasıl davranırsınız. ''sineklerin tanrısı' ında buna cevap aranmış gibiydi. marguıs de sade'in romanında ise türlü dalaverelerle zengin olmuş dört orta yaşlının, para ve konum gücünü kullanarak topluma, dine, ahlaka, insani değerlere rağmen insanın en karanlık, iğrenç, aşağılık yönlerini göstererek daha çok sodomist cinsel arzularını karşılayabilecekleri bir ortam yaratmalarını ve orada geçen 120 günü anlatır yazar. romanı ilginç kılan diğer bir özellik ise, marquis françois de sade “sodom’un 120 günü”nü 1785 yılında bastille cezaevinde hapsedildiği 35 gün süresince, yazacak materyal kıtlığı ve yakalanma korkusundan dolayı 12 metre uzunluğunda ve 11 santimetre eninde bir ruloya küçücük harflerle yazıyor. bastille cezaevinin 14 Temmuz 1789 yılında, fransız devriminin hararetli dönemlerinde yağmalanmasıyla, sade romanı kaybediyor ve sonsuza kadar kaybolduğu üzüntüsüyle kahroluyor. ancak, sade’nin ölümünden sonra roman hücresinde bulunup 1904 yılında
SodomMarquis de Sade · Chiviyazıları Yayınevi · 2018771 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2020 20. kitabı
JACQUES LACAN—PSİKANALİZİN DÖRT TEMEL KAVRAMI—Metis—Çev: Nilüfer Erdem—300 sayfa Öncelikle psikolojiyle son derece mütevazı bir okur olarak ilgilendiğimi, kitabı tanıtırken de haddimi bilerek cümle kurmaya çalışacağımı belirtmek isterim. Bu kitap, Metis’in Ötekini Dinlemek dizisinden çıkmış bir kitap ve bu dizi çalışmasının son derece yararlı bir çalışma olduğu aşikar. Zira bizi kuşatan sorunların temelde ‘’Öteki’’ ile bir türlü doğru zeminde kurulamayan ilişkilerden kaynaklandığını fark etmişizdir. Ötekini doğru tanımlamanın önce kendimizi doğru tanımak ve tanımlamaktan geçtiğini de fark etmişizdir. Sınırlarımızı, imkânlarımızı, haklarımızı, eğilimlerimizi, davranışlarımızın kökenini, kaynağını bilmenin elbette öteki ile kuracağımız ilişkide olumlu etkileri olduğunu yadsıyacak durumda değiliz. Psikoloji, felsefe gibi sınırları oldukça geniş, derin ve engebeli bir alan. Bu nedenle bu her iki alanla ilgili okumak, anlamak bir de yorumlamak epey meşakkatli bir çaba gerektiriyor. Fakat ben sadece kitabın kısa bir tanıtımını yapmak istiyorum. Uluslararası Psikanaliz Birliği’nden ‘’aforoz’’ edildikten sonra verdiği bu ilk seminerlerde (1964) Jacques Lacan, birkaç yönlü bir işe girişiyor: Bir yandan, dinleyicilerine psikanalizin dört temel kavramını ( bilinçdışı, tekrarlama, aktarım, dürtü) kendine özgü bir tarzda tanıtırken, bir yandan da dönemin epistemolojisinden yararlanarak psikanalizin bilim olup olmadığını, psikanalizi var eden özneyle modern bilimi kuran öznenin, cogito’nun öznesinin aynı olup olmadığını sorguluyor; bu arada Freud’un düşüncesini açımladığı kadar onunla hesaplaşmaktan da geri durmuyor. Lacan, kitabın da kaynağı olan seminerlerinin ilkine, Aforoz başlığını yerleştirerek Uluslararası Psikanaliz Birliği’nden neden aforoz edildiğini anlatıyor. Bu
Psikanalizin Dört Temel KavramıJacques Lacan · Metis Yayıncılık · 2013179 okunma