Olgunlaşmamış insanın özelliği, bir dava uğruna soylu bir biçimde ölmek istemesidir,
Olgun insanın özelliği ise bir dava uğruna gösterişsiz bir biçimde yaşamak istemesidir.
Kitabın başlığı ve kapak tasarımı dikkatimi çekti çok okunanlar arasında olan bir kitaptı . Başlığın geçtiği tek paragraf buydu. Şaşırttı gerçekten, başlıktan güzel bir macera gençlik hikayeleri okuyacağım sandım ama hiçte öyle olmadı . İşte o paragraf;
“Hep, büyük bir çavdar tarlasında oyun oynayan çocuklar getiriyorum gözümün önüne. Binlerce çocuk, başka kimse yok ortalıkta -yetişkin hiç kimse, yani- benden başka.
Ve çılgın bir uçurumun kenarında durmuşum. Ne yapıyorum, uçuruma yaklaşan herkesi yakalıyorum; nereye gittiklerine hiç bakmadan koşarlarken, ben bir yerlerden çıkıyor, onları yakalıyorum.
Bütün gün yalnızca bu işi yapıyorum
Ben, çavdar tarlasında çocukları yakalayan biri olmak isterdim. Çılgın bir şey bu, biliyorum, ama ben yalnızca böyle biri olmak isterdim.”
Son 20 sayfayı okudukça ürperdim son 5 sayfa da hadi ya gerçekten mi dedim. Türk polisiyelerinde sevdiğim 2. Yazar oldu. Sayfaları okudukça şimdi anladım diyorum diğer sayfaya geçiyorum yine yanılmışım. iç içe geçmiş bir olay örgüsü var. Beğendim. Akıcıydı ve sıkılmadan okunuyor . Farklı bir geçmişe dönüş olmuş . Tebrikler
Kan ve GülAlper Canıgüz · April Yayıncılık · 20178,9bin okunma