Cansu Ay

Cansu Ay
Sirius'tan gelenler
Mahir nihayet sessizliği bozarak: "Özür dilerim ama… Bu delilik," dedi Mahir. "Bunların hiç-birinin bilimsel bir dayanağı yok. Gizli soylar, Sirius’tan gelenler, mühürlü geçitler, binlerce yıllık sırlar… Bunların tamamı uydurma hikâyeler, tarihsel gerçekler değil."
Sayfa 126 - mythos yayınevi·Kitabı okudu
Reklam
Eğer heşey kaderse...
Mahir, Ruşen Efendi’nin “kader” vurgusu üzerine yüzünü buruşturarak: “Eğer her şey kaderse,” dedi sıkıntıyla, “biz ne yaparsak yapalım sonuç değişmeyecek demektir. Öyleyse bizim çabamızın anlamı ne? İrade dediğimiz şey sadece bir yanılsama değil mi?”
Sayfa 126 - mythos yayınevi·Kitabı okudu
Din
Prometheus
Bu yasaklı bilgilerin yayılmasını önlemek amacıyla gökten gelenlerin kralları, bazı asileri sürgüne göndermiş ve bir kıs-mını cezalandırmıştı. Esma, açtığı sayfanın altındaki notu okuduğunda içi ürperdi: “Ve onlar, yasaklanan bilgileri insan soyuna verdiğinde, dünyanın düzeni bozuldu. Onlar lanetlendi ve nesilleri azaldı.” Esma’nın aklına Prometheus’un ateşi çalarak insanlara ve-rişi ve cezalandırışı gelmişti.
Sayfa 111 - mythos yayınevi·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Kader
“Bazı yollar vardır ki, daha ilk adım atılmadan çok önce ya-zılmıştır. İnsan bazen kendi seçimleriyle ilerlediğini sanır, oysa kader çoktan yola işaretlerini bırakmıştır. Siz de… bu-rada olmanız gerektiği için buradasınız. Attığınız her adım, ya-şadığınız her tesadüf, karşılaştığınız her kişi bu anı hazırladı. Kimi yollar insanı çağırır, kimi sırlar insanı seçer. Sizin yolunuz da çoktan sizi seçmiş durumda.”
Sayfa 96 - mythos yayınevi·Kitabı okudu
Felsefe
Zülkarneyn
Metin şöyleydi: Kepak-Tapa’nın gölgeli taşlarından Kara-Peta’nın kara ovasına uzanan geçit açıldığında, rüzgârlar uğuldar oldu. Yo-lun sonunda büyük sed yükseldi; ışığı yutan, sesi boğan ulu duvar. Geçitten geçenler, ateşin izini sürerek kapıya vardılar. Kapı açıldığında dünya titredi; kadim mühür çözüldü, sesler sustu. Sed, Zakar-Nayn’ın kudretiyle yeniden mühürlendi; mühür taşı derin karanlığa gömüldü. Her kim o sedde el sürerse, yaklaşan gölgeye hazır ola.” Benim yaptığım çeviri ise şöyle: “Harput’tan Göbeklitepe’ye, oradan Mısır’a açılan kapı-dan geçerek geldiler. Dünyayı yerle bir ettiler. Sonunda Zülkarneyn seddi mühürledi ve mühür taşını bu-lunmamak üzere gizledi. Her kim seddi aşarsa, yaklaşan tehlikeye hazır olsun.”
Sayfa 86 - mythos yayınevi·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Reklam