Ali ihsan

Ali ihsan
@ElendilTolkien
Türk olmayı her omuz, her baş ve her yürek kaldıramaz Zaman ve mekandan münezzeh kimdir ki hakiki duygunun sahibi o olsun... Herkesin Polisi kendi vicdanıdır.
Öğretim Görevlisi
Arkeoloji ve Türk Dili Edebiyatı
İstanbul
25 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
"Yaşamaya Dair"
Puan vermedi·61 syf.··
2025 20. kitabı
Bu dünya soğuyacak, yıldızların arasında bir yıldız, hem de en ufacıklarından, mavi kadifede bir yaldız zerresi yani, yani bu koskocaman dünyamız. Bu dünya soğuyacak günün birinde, hatta bir buz yığını yahut ölü bir bulut yığını gibi değil , boş bir ceviz gibi yuvarlanacak zifiri karanlıkta uçsuz bucaksız. Şimdiden çekilecek acısı bunun, duyulacak mahzumluğu şimdiden. Böylesine sevilecek bu dünya "Yaşadım" diyebilmem için...
Yaşamaya DairNazım Hikmet Ran · Gözlem Çocuk Yayınları · 197938 okunma
Reklam
Puan vermedi·772 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2025 17:58
En güzel deniz: henüz gidilmemiş olanıdır. En güzel çocuk: henüz büyümedi. En güzel günlerimiz: henüz yaşayamadıklarımız. Ve sana söylemek istediğim en güzel söz : henüz söylememiş olduğum sözdür.
Piraye'ye MektuplarNazım Hikmet Ran · Yapı Kredi Yayınları · 20176,1bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2019 9. kitabı
Frankenstein ya da Modern Prometheus Frankenstein, Tanrı’nın yerine geçmek ve bir varlık doğurmak istemesinin bedelini ödeyecektir… Frankenstein, öğrenmeyi seven, boş vakitlerinde araştırma içerisinde bulunan ve ayrıca ölümsüzlüğü arayan Tıp öğrencisidir. Vaktinin yarısından fazlasını ölümsüzlük üzerinde araştırma yaparak geçiren Frankenstein, araştırmalar sonucunda mahzenlerden ve mezarlardan topladıkları ceset parçalarını bir araya getirir. Getirdiği parçaları birleştirdiğinde oldukça yüksek boylu, çirkin ve bir o kadar da korkutucu bir varlık yaratır. Bu yaratık o kadar çirkindir ki yüzüne bile baktığında tiksinti uyandırmaktadır. Frankenstein yalnızlıktan sıkıldığı için bir gün yatmadan önce yaratığın canlanması için dua eder ve yatar. Sabah olduğunda yaratığın akşam koyduğu yerde olmadığı fark eder. Aşağıya indiğinde bir de ne görsün birleştirdiği yaratığın canlandığını ve ona baktığını görmektedir. Frankenstein bu durumu gördüğünde şaşırmıştır ve hayal gördüğünü sanmıştır. Fakat yukarı çıkıp tekrar aşağıya indiğinde ne görsün yaratığı çirkin varlığın hala orda olduğunu görmekteydi. Yaratık bu çirkin görüntüsüne rağmen iyi kalpli, yumuşak mizaçlı, şiddetten kaçınan biridir. İnsanlar bu yaratığın görüntüsünden dolayı korkup kaçarlardı. Yaratık kendisine yapılan bu davranıştan dolayı insanlar arasına girmemektedir. Bir müddet sonra yaratık yan komşusu olan bir aileyi izlemeye başlar. Bu aileden konuşmayı, yazmayı ve okumayı öğrenmiştir. Hatta okuduğu kitaplardan kendi hayatını bile sorgulamaya başlamıştır. Bu kitaplar ona insanlık tarihinde yaşanmış olan savaşları, ümitsizliği, hüznü, sevgiyi ve tanrıyı sorgulamayı öğretmiştir. Bir süre sonra yaratık bu kitaplardan esinlenerek belki de kendine bir eş bulup onunla birlikte yaşayıp ve yalnızlık çekmeyeceğini
Edebiyat
Frankenstein ya da Modern PrometheusMary Shelley · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202021,7bin okunma
Koleksiyoncu
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2019 1. kitabı
Kitaba başlarken onların dışında kimsenin haberi olmayacak demişti John Fowles doğru da söylemişti… Ana karakterimiz Clegg ,trajik bir geçmişi ve çocukluğunda yaşadığı bazı sorunlardan dolayı takıntılı bir kelebek koleksiyoncudur.Haybeden gelen parası ile zengin fakat dışarı çıkmayan, asosyal biridir. Bu yaşayış biçimi onu tam bir psikopat durumuna sokmuştur. Psikopat mı desem sosyopat mı desem ( nasıl nefret ettiysem artık adamdan ) ne diyeceğimi bilemedim. Diğer ana karakter Miranda ;Clegg’in aksine mutlu, zeki, güzel ve ne olursa olsun umudunu kaybetmeyen sanat okuyan güçlü bir kadındır. Bir insan aşık olur ve ne yapacağını bilmez ya işte Clegg o durumda. Aşk kavramını içine katarak sahip olma arzusu ile Miranda’yı kaçırıp haybeden gelen parası ile aldığı eve götürüp( tabi Miranda için zindan olan evde) evin kilerinde tutmaya başlar. Clegg sahip olduğu bütün varlığı ile Miranda’yı etkilemeye çalışır( fakat her şeyin parayla sahip olamıyacağını bizlere okuyucuya sunmuştur). Bize Miranda’yı sevdiğini hatta öyle ki sevgisi için her şey yapmaya hazır olduğunu söylemişti. Fakat sevdiğimiz şeyin büyümesi ve yaşaması için gösterdiğimiz en büyük etken ilgidir ve Clegg bu ilgiden yoksundu. Miranda artık o kadar yorulmuştu ki ne yapacağını bilmeden Clegg’e yakınlaşmıştı ve o gün şöminenin başında elleri bağlı bir şekilde son kez ısınmıştı. Kız kaçmaya çalışır fakat çabası nafile tekrar hapsolur ve umudunu yitirir ve burada öleceğini anlamıştı.bu karanlık odadatüm direnci kırılır ve hastalanır. Clegg o kadar çabalamasına rağmen iyileşemiyordu ve ertesi gün Clegg aşağıya indiğinde ne görsün canından daha çok sevdiği, onun için her şeyi yapamaya hazır Miranda’nın cansız bedenini buldu. ilk başta inanamadı hayal mi görüyorum diye lakin cansız bedeni kucaklaması( işte
Edebiyat
KoleksiyoncuJohn Fowles · Ayrıntı Yayınları · 202410,9bin okunma
Açlık
Puan vermedi·158 syf.··
2019 33. kitabı
·
AÇLIK- KNUT HAMSUN Açlık romanı Knut Hamsun 1890 yılında yayımladığı ilk romanıdır. Eserde, yazarın gençlik yıllarda yazar olmak için verdiği mücadeleyi etkileyici bir biçimde bizlere anlatmaktadır. Romanın başkahramanı Andreas Tangen, romanda ismi hiç geçmemektedir. Tek ideali yazar olmaktır ve bunu başarmak için parklarda, mezarlarda sabahlar. Çoğu zaman hep aç olan Andreas geniş bir hayal gücüne sahiptir. Cebinizde beş kuruş paranızın olmadığını ve günlerce aç ve sefil sokaklarda gezdiğinizi, sırf midenize bir şey giriyormuş hissi versin diye tahta talaş çiğnediğinizi, açlıktan parmağınızı kesip emdiğinizi düşünün. İşte anlatacağım bu roman yazarın hayatından da izler taşıdığı için otobiyografik bir roman olarak nitelendirilmektedir. Kiralık bir odada yarı aç ve sefil bir hayat sürmekte olan Andreas gazetelerde yayımlanan yazısından aldığı paralarla karnını doyurmaktadır. Çoğu zaman kalacak yeri olmadığından gecelerini parklarda geçirirdi. Çok aç kaldığında üstündeki eski püskü kıyafetlerini satarak karnını doyurmaktadır. Bu yaşadığı hayata rağmen yazmaktan asla vazgeçmedi. Hiç tanımadığı insanlarla dost oldu. Tanıştığı insanlara dair kafasında hikayeler kurgulayıp beraberinde yazıya döker. İş bulmak için pek çok yere başvuru yapar fakat hepsinden ret cevabı alır. Artık açlıktan halüsünasyon görmeye başlar. Yemediği hiçbir şey kalmamıştı yaprak, ağaç kabukları hatta açlığını daha iyi bastırması için dilinin altına taş bile koymuştur. En son çare olarak gururunu bir kenara bırakıp dilenmeye kalkışır; fakat bir şey elde edemez. Bir gün düşünceli ve aç bir şekilde parkta gezerken arkadaşı ile karşılaşır onun haline acıyan arkadaşı ona bir miktar para verir ve bir süreliğine de olsa karnını arkadaşının verdiği parayla doyurur. Parası tükendiğinde tekrardan normal aç
AçlıkKnut Hamsun · Varlık Yayınları · 201735,7bin okunma