Herkese mutlu hafta sonları dinliyorum
Stefan Zweıg klasiklerinden yine bir kitabı daha bitirmiş bulundum. Her bir kitabı nasıl bu kadar etkiliyor diye düşünmüyor değilim. Heyecanla bir solukta okuduğum bir kitap oldu. İçeriğinde derin anlamlar barındıran aslında biraz düşünürsek günümüzde hala bu insanlara rast geldiğimizi görebiliyoruz. Belki o kişi bir yabancı, belki yakın bir dostumuz, belki de taa kendisiyiz..
Kitabın konusuna gelecek olursak,
18yaşında ki tıp öğrencisi olan Berger’in Viyana’da ki yeni yaşamınıza uyum sağlama ve yetişkinliğe adım atma sürecini anlatır. Yaşadığı ve yaşayamadığı olaylar yüzünden bir an vazgeçip eve dönmek istese de, ev sahibesinin kızıl hastalığına yakalanmış kızı sayesinde durumlar değişmeye başlar. Acaba Berger’i neler bekliyor dersiniz?
Keyifli okumalar diliyorum
Bazı kitaplar vardır gerçekten hakkında konuşmaya gerek yoktur. “Al, oku” deyip geçeceksin.
~~~
Her okuduğumuz kitabı hatırlamıyoruz belki ama bu kitabı okuyan birinin unutabileceğini sanmıyorum.
Babam derdi ki bu kadar iyi olma. Sen bu kadar iyisin diye evrenin bir yerlerinde birileri o kadar kötü olmak zorunda kalıyor. Evren’in tek sorunu denge..
Bir kitabı okurken fırçalandığınız hissine kapıldınız mı? cevabınız hayırsa, bu kitabı okumalısınız. şaka bir yana okunması gereken wilhelm reich eseri.
“Gerçekten büyük olan bir adamdan seni ayıran tek bir nokta var: büyük adam da bir zamanlar çok küçük bir adamdı; ama bir tek önemli yetenek geliştirdi: düşünce ve davranışlarında küçük olduğu noktaları görmeyi öğrendi. “
•İki Satranç dehasını düşünün...
Birinin satranç dışında hiçbir kabiliyeti yok. Hatta bir tümceyi bile, imla hatası olmadan söyleyemiyor. Buna rağmen Satranç oyununda kazandığı başarılarla, kendini beğenmişlik hastalığına yakalanmaktan geri kalmıyor... Diğeri ise başarılı bir avukat iken, Nazi Almanya'sında tutuklu olarak kaldığı yerde, bir sorgu öncesinde yalnızlık ve hiçlik duygusundan kurtulmak için çaldığı bir kitabın (tesadüf eseri ki bu kitap "Satranç Oynama Teknikleri" üzerine yazılmış) tutsağı oluyor ve Satrancı onun için bir hayata tutunma aracı yapıyor...
(Stefan ZWEİG’in intihar etmeden önceki son kitabıdır.)