Melisa Kesmez’in Nohut Oda ve Bazen Bahar kitaplarını okumuştum önceden. İkisini de içerik olarak pek hatırlamıyorum ama bende ne gibi duygular oluşturduğunu anımsıyorum. Hem coşkulu hem durgun hem sade hem süslü hem dokunaklı hem de umut verici bir şeyler… Küçük Yuvarlak Taşlar da öyle oldu. Belki anlatılanlar zihnimde büyük bir yer kaplamayacak ama hissettirdiklerini unutamayacağım. Son zamanlarda aslı Türkçe olan okuduğum en iyi iç içe geçmiş hikayeler bütünü olabilir. Özellikle erkek karakterler umut verici göz parlatıcı cinsten. Buruk hikayelerinin yanı sıra güzel dostlukları, güzel evlatları, güzel sevilmişlikleri olan insanlar var hikayelerde. Bir yanı burukken bir yanı hep güneşe dönen hikayeler. En süslü cümleler bile metinlerle kaynaşıp gitmiş. Çok sevdim, derinlere daldım, üzerinde düşündüm. Yeni kitabı Çiçeklenmeler’i de en kısa zamanda okumayı planlıyorum.