Kafe-bakkal da annem babam da gerçek olamazdı, emindim, bir gece uykuya dalacak ve bir sabah yol kenarında uyanacaktım, bir şatoya girecekti, içeride bir gong çalacaktı, şık giyimli bir uşağın hizmet ettiği zarif bir beyefendiye, ‘Günaydın babacığım’ diyecektim.